Son Dakika

Son Dakika

Erdoğan: Mesele Tayyip Erdoğan değil Türkiye ve İslam meselesidir

Okunan haber:

Erdoğan: Mesele Tayyip Erdoğan değil Türkiye ve İslam meselesidir

Erdoğan: Mesele Tayyip Erdoğan değil Türkiye ve İslam meselesidir
Metin boyutu Aa Aa

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 947'inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen programda halka hitap etti.

Malazgirt Ovası'nda toplanan kalabalığa konuşan Erdoğan, "Anadolu bir benttir. Bu bent yıkılırsa ne Ortadoğu kalır ne Afrika ne Orta Asya kalır ne Balkanlar ne Kafkasya kalır" dedi.

Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan krize isim vermeden değinen Erdoğan konuşmasında, "İçimizdeki bazı gafiller sanıyorlar ki mesele Tayyip Erdoğan meselesidir. Hayır mesele Türkiye meselesidir. Mesele İslam meselesidir" ifadelerini kullandı.

Resmi rakamlara göre 75 bin kişinin Malazgirt Ovası'nda olduğunu belirten Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tüm kurumlarımızla güçlü olmak durumundayız. Aksi takdirde bize bırakın bu vatanı, coğrafyayı bu dünyada bir tek gün yaşama hakkı tanımazlar. Biz, Malazgirt'te nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik. Mekke'nin fethiyle başladığımız bu zaferler silsilesini Kudüs'te ve daha nice beldeyle ve nihayet Malazgirt'in giriş kapısı olduğu Anadolu ile sürdürdük. Malazgirt'te kazandığımız zafer, bizi Avrupa'nın ortalarına kadar giden yolu açmıştır. Bunun için Malazgirt demek, öncesine baktığımızda Mekke demektir, Kudüs demektir; sonrasına baktığımızda Bursa demektir, Edirne demektir, İstanbul, Rumeli, tüm Balkanlar demektir. Şayet, Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır ne sonramız. Biz, Malazgirt'te sadece bir zafer kazanmakla kalmadık. Biz Malazgirt'te aynı zamanda millet olduğumuzu hem de nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik. Malazgirt'i nasıl bir millet haline gelerek zafere dönüştürdüysek Haçlı Seferleri'nin de Moğol istilasının da dört bir yandan uğradığımız tüm saldırıların da üstesinden aynı hissiyatla geldik"

"Irak ve Suriye'de huzur ortamı inşa edeceğiz"

Suriye'de huzurun ve güvenin gerçek anlamda tesis edildiği yegane yerlerin Türkiye'nin kontrolündeki bölgeler olduğunu belirten Erdoğan, "İnşallah aynı huzur ortamını Suriye'nin diğer bölgelerinde de tesis edeceğiz. İnşallah aynı güven ortamını Irak'ta terör örgütünün faaliyet gösterdiği yerlerde de inşa edeceğiz. İnşallah aynı istikrarı Doğu'da ve Batı'da, Kuzey'de ve Güney'de nerede mağdur ve mazlum kardeşlerimiz varsa hepsinin yaşadıkları yerlerde de sağlayacağız." diye konuştu.

"Bazı gafiller sanıyorlar ki mesele Erdoğan meselesi, hayır mesele Türkiye ve İslam"

"Bizim güvenliğimiz kendi sınırlarımızda değil, nerede tehdit altında bir kardeşimiz varsa, onun bulunduğu yerde başlar" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunun için siyasette, diplomaside güçlü olmak zorundayız. Bunun için ekonomide, ticarette, teknolojide güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için ordumuz da üniversitelerimiz de sanayi kuruluşlarımız da tüm kurumlarımızla güçlü olmak durumundayız. Aksi takdirde bize bırakınız bu vatanı, bırakınız bu coğrafyayı, bu dünyada bir tek gün yaşama hakkı tanımazlar. Güçlü olmazsak bize, şu cihanda bir tek nefes alma imkanı, bir yudum su içme, bir lokma yemek yeme fırsatı vermezler. En küçük bir zafiyet gösterdiğimizde veya böyle algılanan bir durum ortaya koyduğumuzda üzerimize nasıl böyle hani kargalar var ya leş kargaları, akbabalar gibi çullandıklarını sizler de görürsünüz. İçimizdeki bazı gafiller sanıyorlar ki mesele Tayyip Erdoğan meselesidir. Sanıyorlar ki mesele, AK Parti meselesi. Hayır, mesele, Türkiye meselesidir. Mesele, milletimizin şahsında sembolleştirdikleri İslam meselesidir"

Batı için "Türk" demenin, "Müslüman" demek olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye demek, tüm Müslümanların hamisi, umudu demektir. Dünyada Batı ile doğrudan teması olup da her alanda bu kadar iç içe geçip hala kimliğini, kişiliğini, özgürlüğünü koruyabilen tek ülke ve millet biziz. Mazlum toplumlar, bunun için Türkiye'ye bu kadar değer veriyor, bizi kalplerinden ve dualarından eksik etmiyorlar." dedi.

"Hem milletin hem ümmetin hem insanlığın umudusunuz"

Gençlerden maziden atiye uzanan bu büyük mirasa çok iyi sahip çıkmalarını isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mekke'ye, Medine'ye sahip çıkın. Bu mübarek topraklara namusunuz gözüyle bakın. Kudüs'e sahip çıkın, Hazreti İbrahim'in, Hazreti Muhammed'in, Hazreti Ömer'in, Selahaddin Eyyubi'nin, Yavuz Sultan Selim Han'ın emaneti bu şehri gözünüz gibi koruyun. Malazgirt'e, Ahlat'a Anadolu'ya giriş kapımızın giriş sembolleri olan her yere sahip çıkın. Selçuklu'ya sahip çıkın, Osmanlı'ya sahip çıkın, Söğüt'ten başlayıp Bursa'ya, Edirne'ye, İstanbul'a uzanan Osmanlı başkentlerine sahip çıkın. Evlad-ı Fatihan olan Balkanlar'a sahip çıkın. Ecdadın gerek ayak bastığı, gerek gönül kazandığı her yerde emanetini yere düşürmeyin. Çanakkale'nin, Kut'ül Amare'nin, Medine Müdafaası'nın gerisindeki manayı çok iyi kavrayın. Kurtuluş Savaşı'mıza ve Cumhuriyet'imize çok iyi sahip çıkın. Bu vatanı hangi şartlarda, ne büyük fedakarlıklarla kurtarabildiğimizi unutmadan, ülkemizi her alanda hep daha ileriye götürmenin mücadelesini verin. 15 Temmuz kıyamına sahip çıkın. Türk milletinin inancı, ezanı, bayrağı, özgürlüğü, geleceği için topyekun ayağa kalkabileceğinin son örneği olan bu tarihi hadiseyi asla unutmayın, unutturmayın. Sizler hem bu milletin hem bu ümmetin hem de tüm insanlığın umudusunuz."

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Uzayda AB ile yolları ayrılan İngiltere kendi uydu sistemini kuruyor

John McCain: Vietnam'da esir alındı; ABD başkanlığı için yarıştı