Son Dakika

Son Dakika

Türkiye'den 3 yıl aradan sonra 'AB açılımı'

Okunan haber:

Türkiye'den 3 yıl aradan sonra 'AB açılımı'

Türkiye'den 3 yıl aradan sonra 'AB açılımı'
@ Copyright :
AA
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile rahip Andrew Brunson üzerinden başlayan ve yaptırım krizine dönüşen süreç sonrası rotasını yeniden Avrupa Birliği'ne (AB) çevirdi.

15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi sonrası hükümetin Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında aldığı tedbirler halihazırda bozulmaya başlayan ilişkileri neredeyse kopma noktasına getirdi.

24 Haziran 2018'de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası ise yeni hükümet sisteminde kendisine yer bulamayan AB Bakanlığı kapatılarak Dışişleri Bakanlığına bağlandı.

ABD yaptırımları sonrası Almanya ve Fransa desteği Brüksel'i yeniden hatırlattı

AB'de büyük söz sahibi Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD'nin Türkiye'ye yönelik açıkladığı yaptırımlar sonrası yabancı para birimleri karşısında aşırı değer kaybı yaşayan Türk Lirası (TL) krizinin kendilerini de endişelendirdiğini açıkladı. Türkiye'nin ekonomik istikrarsızlığa düşmesinden memnuniyet duymayacaklarını belirten her iki lider de ekonomik olarak gelişen bir Türkiye istediklerine dikkat çekti. Almanya ve Fransa'dan beklediği desteği gören Ankara ise son bir hafta içerisinde Brüksel ile yeniden çalışmaya hazır olduğu mesajını verdi.

AB reformları üç yıl sonra yeniden Türkiye gündemine girdi

AB üyeliği konusunda yeniden adım atmaya hazır olduğunu belirten Türkiye üç yıl aradan sonra yeniden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da katılımıyla 4. Reform Eylem Grubu (REG) Toplantısı'nı gerçekleştirdi. Bir önceki REG toplantısı en son 11 Aralık 2015'te düzenlenmişti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: AB reformları önceliğimiz

Toplantı sonrası yayınlanan ortak bildiri de ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu süreçte destekleyici rol oynayacağına dikkat çekildi. Söz konusu bildiride, "Türkiye, AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda önümüzdeki süreçte çalışmalarına kararlılıkla devam edecektir. Ülkemiz, siyasi reformlar alanında her geçen gün çıtayı daha yukarıya çeken ve geleceğin inşasında demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunmasını esas alan bir duruş sergileme kararlılığını sürdürmektedir. Reformlarımız gerçekleştirilirken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile AB’nin norm ve müktesebatının da dikkate alınmasına devam edilecektir." ifadelerine yer verildi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da toplantı sonrası düzenlenen basın toplantısında, Türkiye'nin yargı, özgürlük ve temel haklara odaklanan siyasi reformları hızlandırmak için çalışacağını ve bu alanda gerçekleştirilecek tüm reformlara öncelik vereceklerini söyledi.

Aksoy: Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle AB’ye tam üyelik yolunda ilerlemeye kararlıyız

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy da Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un 27 Ağustos'ta Fransız büyükelçilerle Elysee Sarayı'nda yaptığı yıllık toplantıda söylediği Türkiye'nin AB üyelik sürecinin sonlandırılarak stratejik bir ortak olarak görülmesi gerektiği yönündeki sözlerine "Türkiye’nin gerçeklerini anlamaktan uzak" bir yaklaşım diyerek tepki göstermişti.

Aksoy konuyla ilgili yayınladığı açıklamada Cumhurbaşkanı Macron'a "Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle daha güçlü, demokratik ve laik Türkiye, AB’ye tam üyelik yolunda ilerlemeye kararlıdır. Dünyamızın hastalığı haline gelmiş popülizm ve ayrılıkçılığa inat hedefimiz; daha güçlü ve paylaştığımız ortak değerlere dayalı ve Türkiye'li bir AB’dir. Türkiye'nin “Avrupa karşıtı” olduğunu söylemek gerçeklerle örtüşmemektedir." şeklinde cevap vermişti.

Raporlarda temel hak ve özgürlükler vurgusu

Türkiye AB ile 3 Ekim 2005'te başlayan müzakereler kapsamında yerine getirmesi gereken yükümlülüklerle ilgili belirlenen 35 başlıktan yalnızca 16 tanesini açabildi. 15 Temmuz sonrası başta Brüksel ve diğer ülkelerle yaşanan sürtüşmeler müzakere sürecinin tıkanmasıyla sonuçlandı. AB Konseyi, Haziran 2018'de gerçekleştirdiği toplantıda mevcut şartlarda yeni bir başlık açılmasının mümkün olmayacağını açıkladı.

Konsey, 17 Nisan 2018'de yayımlanan ve "en sert rapor" olarak nitelendirilen ilerleme raporunda olağanüstü hal döneminde insan hakları ve temel özgürlükler açısından yaşanan gerilemeye dikkat çekmişti.

Raporda bağımsız, hesap verebilen bir yargı sisteminin oluşturulması, temel hak ve özgürlüklere saygı duyulması ve kötü muamele ve işkence iddialarıyla ilgili yaşanan ciddi insan hakları ihlallerinin özenle soruşturulması, yolsuzlukla mücadelede BM ve Avrupa Konseyi sözleşmelerinin esas alınması ve kuvvetler ayrılığı ilkesine saygı gösterilmesi talep edilmişti.

Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu da 24 Haziran sonrası geçilen yeni hükümet sisteminin "Türkiye'nin demokratik anayasal geleneğinden geriye doğru atılmış tehlikeli bir adım" olduğunu belirtmiş ve Türkiye'nin "otoriter ve kişisel bir rejime dönüşme tehlikesi" taşıdığına dikkat çekmişti.

Bu haberlerimiz de ilginizi çekebilir:

Eşcinselliğine gelen tepkiler sonrası intihar eden çocuğun annesi konuştu

Dünyayı bekleyen yeni tehdit: Drone terörü

Türkiye'yi ilk 7 ayda 21,6 milyon turist ziyaret etti