Son Dakika

Son Dakika

Pompeo ve Prens Salman: Kaşıkçı olayıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılacak

Okunan haber:

Pompeo ve Prens Salman: Kaşıkçı olayıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılacak

Pompeo ve Prens Salman: Kaşıkçı olayıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılacak
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Salman, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın akıbeti konusunda sorulara yanıt vermek amacıyla şeffaf, kapsamlı ve vaktinde bir soruşturmanın yapılması konusunda el sıkıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Pompeo'un Prens Salman'a 'Başkan Trump'ın Cemal Kaşıkçı'nın ortadan kaybolmasıyla ilgili çekincelerini yinelediğini ve ABD Başkanı'nın ne olduğuna dair kesin bir sonucun belirlenmesi' mesajını ilettiğini açıkladı.

Pompeo, Prens Salman'dan önce Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr ile de bir araya geldi. Pompeo'nun Suudi Arabistan temaslarında Kaçıkçı olayı harici bölgesel ve ikili ilişkileri de ele aldığı kaydedildi.

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA ise, Salman ile Pompeo'nun ikili ilişkiler ve bölgedeki gelişmeleri görüştüğü, Kaşıkçı olayına değinilmediğini yazdı.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Suudi Prensi ile akşam yemeği yedikten sonra Türkiye'ye giderek konuyu Türk yetkililerle görüşeceği tahmin ediliyor.

Erdoğan'dan açıklama: Konsolosluğun bazı kısımları boyanmış olabilir

Pompeo'nun Suudi Arabistan'daki temaslarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Kaçıkçı'nın 2 Ekim'de kaybolmasının ardından Suudi Başkonsolosluğu'nun belli kısımlarının boyanmış olabileceğini söyledi. Erdoğan "Yapılan incelemede zehirli maddeler gibi birçok farklı unsur araştırılıyor. Eğer (konsolosluk binasında) boyama yapılmışsa bu maddeler kaybolmuş olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise polisin incelemesinin devam ettiğini ve Suudi Başkonsolosluğu'nda çalışan kişilere ait araçların da arandığını söyledi.

Türk polisi: Çalışmalar devam ediyor, kanıtların hepsi yok edilemez

Konuyla ilgili incelemede bulunan bir Türk polis yetkiliyse boyama yapmanın kanıtlara zarar vermiş olabileceğini belirterek "Bazı bulgulara ulaştık ve üzerinde çalışıyoruz" açıklamasında bulundu. Yetkili "Boyama yapmak tüm kanıtları yok edemez, bu sebeple ekipler çalışmalarına devam ediyor." diye konuştu.

Riyad'daki yatırım konferansından çekilenlerin sayısı artıyor

Suudi borsasının yüzde 7,2 küçülme yaşayarak şimdiden son iki yılın en düşük noktasına gerilemesi sonrası, dünya ülkelerinden ticari ve ekonomik anlamda Suudi Arabistan'a tepkiler artmaya devam ediyor.

Bu bağlamda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın himayesinde Riyad’ta düzenlenmesi planlanan "Geleceğe Yatırım Girişimi" (FII) konferansından çekilenlere yeni isimler eklendi.

Amerikan teknoloji devi Google’ın Üst Yöneticisi (CEO) Diane Greene, "Çöldeki Davos" olarak nitelendirilen konferanstan çekildiğini açıkladı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde ise Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne dair şüphelerin güçlenmesinin ardından, Riyad'da yapılacak "Geleceğe Yatırım Girişimi" (FII) konferansından çekilen son isim oldu

Organizasyondan bu hafta çekilen diğer isimler arasında ABD'nin en büyük finansal kuruluşlarından Chase'in CEO’su Jamie Dimon, Blackrock'un CEO'su Larry Fink ve Blackstone'un CEO'su Stephen Schwarzman da yer aldı.

Dünya Bankası Grubu Başkanı Jim Yong Kim, Uber'in CEO’su Dara Khosrowshahi, Ford'un Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, AOL’in kurucusu Steve Case, Viacom’un CEO’su Bob Bakish ve Google'ın eski yöneticilerinden Kai-Fu Lee konferansa katılmayacağını açıklayan diğer isimler oldu.

Dev basın kuruluşları sponsorluklarını çekti

İş dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra uluslararası basın kuruluşları da konferanstan desteğini çekmeye devam ediyor. New York Times, CNN, CNBC, Financial Times, Huffington Post ve Bloomberg konferanstan sponsorluğunu çeken ya da katılmayacağını açıklayan kurumlar arasında yer alıyor.

Ayrıca, The Economist dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Zanny Minton Beddoes ve Los Angeles Times gazetesinin sahibi Patrick Soon-Shiong da konferansa katılmaktan vazgeçen basın temsilcileri olarak öne çıkıyor.

Hala sponsorlar arasında kalmaya devam eden Amerikalı basın kuruluşu Fox ise Kaşıkçı'nın durumunu yakından takip ettiklerini açıkladı.

Dünya ülkeleri olaya tepkili

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasının ardından başta Türkiye, ABD ve İngiltere olmak üzere birçok dünya ülkesi Suudi Arabistanlı yetkililere olayın hala açıklığa kavuşturulmamasıyla ilgili tepki göstermişti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 13 Ekim'de konuya ilişkin, ''Gerçeğin ortaya çıkması, tam olarak ne olduğunun ve kimin sorumlu bulunduğunun netleştirilmesi gerek'' açıklamasında bulunmuştu. Guterres, ''Bu tür olayların sayısı artıyor ve uluslararası toplum buna izin vermemedir." diye konuştu.

BM, olayın aydınlatılması için Suudi Arabistan Başkonsolosu ve konsolosluk çalışanlarının dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.

AB Komisyonu Sözcüsü Carlos Martin Ruiz De Gordejuela da 8 Ekim'de yaptığı açıklamada, olayı yakından takip ettiklerini belirterek "Suudi

Arabistan'dan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın durumunu netleştirecek bir açıklama bekliyoruz." dedi.

AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic de 11 Ekim'de yaptığı açıklamada, Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin şeffaf ve kapsamlı soruşturma yapılması beklentisinin Suudi yetkililere doğrudan iletildiğini açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Heba Morayef, olaydan Suudi Arabistan'ı sorumlu tuttu. Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Morayef, Suudi Arabistan'ın, Kaşıkçı'nın akıbetini açıklaması gerektiğini ifade etti. Morayef, örgütün Kaşıkçı olayına ilişkin tutumuna dair ise "Zorla kaybettirme ve öldürme suçları kabul edilemez." dedi.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da 12 Ekim’de, "Suudi Arabistan ile ilgili insan hakları konusunda net ve kararlı olduk ve olmaya da devam edeceğiz."

Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, 12 Ekim'de, şüphelerin dehşet verici olduğunu vurgulayarak, "Bu olayın mümkün olduğunca hızlı ve ayrıntılı bir şekilde aydınlatılması lazım. Suudi Arabistan'ın da bu aydınlatmaya kapsamlı bir şekilde katılması lazım." diye konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, aynı gün iddiaların çok ağır olduğunu, olayla ilgili tüm ayrıntıların gün yüzüne çıkarılması gerektiğini söyledi. Gazetecinin kaybolmasını "aşırı kaygı verici" olarak tanımlayan Macron, "Olayla ilgili soru işaretleri ortadan kaldırıldıktan sonra bir pozisyon belirleyeceğim." dedi.

İngiltere, Fransa ve Almanya dışişleri bakanları, ortak açıklama yayımlayarak, Suudi Arabistan hükümetini olayla ilgili "tam ve ayrıntılı bir cevap" vermeye çağırdı.

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, yatırım konferansına katılmayacağını açıklayan devlet adamları listesinde İngiltere Uluslararası Ticaret Bakanı Liam Fox ile birlikte yer aldı.

İspanya Hükümet Sözcüsü Isabel Celaa, ifade ve basın özgürlüğünün demokratik bir devlet açısından önemine dikkati çekerek, "İspanya, başta AB üyeleri olmak üzere diğer ülkelerin dile getirdiği endişeleri paylaşıyor ve şeffaf ve acil bir soruşturma istiyor." dedi.

Konuyla ilgili Avustralya ve Pakistan hükümetleri de çekincelerini dile getirmiş , olayın aydınlatılmasını istemişti.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Rahip Brunson: Hapishane'de kendimi camide gibi hissettim

Suudi savaş uçağı düştü: Tüm mürettebat öldü

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı hakkında merak edilenler: Neden hedef oldu?