Son Dakika

Son Dakika

Almanya'da aşırı sağın yükselişi faşizm geri mi geliyor sorusunu doğuruyor

Okunan haber:

Almanya'da aşırı sağın yükselişi faşizm geri mi geliyor sorusunu doğuruyor

Almanya'da aşırı sağın yükselişi faşizm geri mi geliyor sorusunu doğuruyor
Metin boyutu Aa Aa

9 Kasım 2018, Almanya tarihinin en kara sayfalarından Kristal Gece'nin 80. yıl dönümü.

80 yıl önce yaşanan bu utanç gecesinde Nazi grupları Yahudilere ait evlere, dükkanlara ve sinagoglara saldırdı. 91 Yahudi'nin hayatını kaybettiği olaylarda yüzlerce kişi ağır yaralandı. 7500 işyeri yağmalandı, 180 sinagog yakıldı.

Kristal Gece'yi unutmamak, tarihin tekerrür etmesine engel olmak açısından önemli. Ancak bu yıldönümü aynı zamanda günümüzün antisemitizm, ırkçılık ve aşırı sağın yükselişi gibi sorunlarını incelemek için de bir fırsat niteliğinde.

Euronews Kristal Gece'ye özel hazırladığı haber dizisinde, Almanya'da aşırı sağın yükselişini, Fransa'da antisemitizmin tehdit ettiği Yahudileri ve İtalya'nın başkenti Roma'daki Yahudi toplumunu mercek altına alıyor.

'Aşırı sağ partiler ifade özgürlüğünü ırkçı söylemleri yaymak için kullanıyor'

Aşırı sağ partiler Avrupa'nın her yerinde oylarını arttırıyor. Örneğin Almanya İçin Alternatif Partisi AFD artık Almanya'nın 3. büyük siyasi partisi. AFD son seçimlerde Almanya'nın 16 eyalet parlamentosuna girmeyi başardı.

"Irkçılık ve Aşırı Sağın Yükselişi" kitabının yazarı Alman bilim kadını Liz Fekete Avrupa toplumunda gözlemlenen değişimi ve aşırı sağ partilerin oy kazanmada, siyasi söylemi değiştirmede kullandığı metotları şu ifadelerle açıklıyor:

"İfade özgürlüğü meselesini kullanmada oldukça ustalar. Yabancı düşmanı ve ırkçı ajandaları için ifade özgürlüğünün sınırlarını zorluyorlar. Özellikle aşırı sağcı partiler bu konuda oldukça iyi. Almanya İçin Alternatif Partisi'ni ele alalım. Almanya'da tabu haline gelen bazı konular var: açık bir şekilde ırkçı olmak, soykırımı reddetmek gibi. Almanya İçin Alternatif Partisi milliyetçilik duygularını, milli aidiyet hissini kullanarak bu tabuları yıkmaya çalışıyor."

Fekete'ye göre AFD "Almanların siyasal doğruculuğun kurbanı olduğunu öne sürüyor" ve bunu son derece bilinçli bir şekilde yapıyor: "Böylece ırkçılığı tahrik eden söylemlerin yasak olduğu bir durumdan bu söylemlerin standartlaştığı bir duruma geçmiş oluyoruz."

'Aşırı sağın yükselişinde medyanın da payı var'

"İşte hepimizin, medyanın uyanıp farkına varması gereken durum bu" diye uyarıyor Fekete.

Alman araştırmacıya göre aşırı sağın yükselişinde medyanın payı var. "Medyanın ayrıca kendini de sorgulaması gerek" diyor, "haberlerinde belirli taslakları kullanıyorlarsa, aşırı sağın tanıtımını eleştirel düşünmeden, saf bir şekilde yapıyorlarsa yükselişine katkı sağladıklarını bilmeliler."

Nazi Almanyası Alman tarihinin en kara sayfası. Führer devlet sistemi yıkıldıktan sonra Alman halkı 'bir daha asla' dedi. Ancak Aşırı sağın yükselişi bu sözün unutulmuş olabileceği endişesi uyandırıyor. Fekete slogan unutulmasa bile içinin boşalmasından korkuyor:

"Angela Merkel kısa süre önce bir açıklama yaptı ve bana kalırsa çok güçlü bir mesaj verdi. 'Soykırıma tanıklık eden nesiller aramızdan ayrıldıkça siyasetçilerin faşizme ve otoriter rejimlere karşı durma hususunda ne derece güçlü olduklarını göreceğiz' dedi. Eğer politikacılar faşizmin nasıl yükseldiğini anlamazsa, tarihin derslerini tekrar etmeyi unuturlarsa, yeni nesillere faşizm ve otoriter rejimleri yaratan koşullar hakkında gerekli eğitimi vermezlerse, faşist ve otoriter bir rejime engel olmak için gerekli altyapıyı korumazlarsa, o zaman elbette 'bir daha asla' sloganı tüm anlamını yitirir."

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Okulları dijital çağa taşıyan yazılım: SELFIE

Japonların 'boş elle' dövüş sanatı: Karate

Japon mutfağının sırları: soya kreması, vasabi ve deniz tarağı