Son Dakika

Son Dakika

AB, İngiltere’ye Brexit konusunda nasıl güvence verebilir?

AB, İngiltere’ye Brexit konusunda nasıl güvence verebilir?
Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Birliği’nin (AB), İngiltere’nin üyelikten çıkma kararıyla (Brexit) ilgili olarak Londra’ya daha fazla nasıl güvence verebileceği konusunu araştırdığı ortaya çıktı.

Basına sızan ve henüz tamamlanma aşamasında olan altı maddelik belgeyle AB, İngiltere Başbakanı Theresa May’in, son varılan üyelikten çıkış anlaşmasının İngiliz halkının aleyhine olmadığını parlamentoya gösterecek gerekçelerini desteklemeyi amaçlıyor.

Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, AB ülkelerinin tamamı, Brexit anlaşması konusunda İngiliz parlamentosuna sunulacak bu taslak belge konusunda hemfikir değil ve bu belgede değişikliklere gidilmesi de büyük bir olasılık olarak görülüyor.

İrlanda sorunu nasıl aşılacak ?

Özellikle İrlanda, bu taslak belgedeki en önemli tartışma konusu. Müzakerelerin en fazla tıkandığı nokta, AB'nin Brexit sonrasında kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması imzalanana kadar 'backstop' denen ve İrlanda adasında mevcut durumu koruyan bir önlem istemesiydi.

Taslak belgede, bu konuya da atıfta bulunuluyor ve 'backstop'’un AB için çok arzu edilir bir durum olmadığı, sadece sigorta işlevi görmesi gerektiği, daha sonra kapsamlı bir anlaşma hazırlanması ve sadece geçici olarak kullanılmasını temenni eden ifadeler kullanılıyor. Bu konunun, AB liderlerinin bugün ve yarın Brüksel’de yapacakları zirvede de ayrıntılı bir şekilde masaya yatırılması bekleniyor.

İngiltere Başbakanı May parti içerisinde yapılan güven oylamasını kazandı

Brexit: İngiltere Başbakanı Theresa May'in 4 soruda güvenoyu sınavı

Dört başlıkta AB ile Birleşik Krallık arasında ayrılık için gelinen son nokta

Brexit parlamentoda oylanacak

Theresa May, partisinin güvenoyunu almasının ardından, Brexit anlaşmasını parlamentoya sunacak.

May’in bu anlaşmayı parlamentodan geçirmesi ihtimali halen zor görülüyor. Güven oylamasında May’e karşı oy veren 117 milletvekilinin yanı sıra May’in azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Kuzey İrlanda’nın sert Brexit yanlısı Demokratik Birlik Partisi'nin de (DUP) anlaşmaya ret oyu vermesi bekleniyor.

Brexit anlaşması krizinin sürmesi halinde ülkenin AB’den ayrılmasının gecikmesi veya sürecin iptali de gündeme gelebilir. Bir diğer seçenek de May’in AB’den anlaşmasız ayrılık kararı alması olabilir.


İngiltere 23 Haziran 2016'da yapılan referandumla Brexit kararı almıştı. Seçmenlerin yüzde 52'sinin Brexit yönünde oy kullandığı ülkede, kamuoyundaki bölünmüşlük derinleşerek devam etti. Ülkede AB üyeliği konusunda yeni bir referanduma gidilmesi için kampanya yürüten gruplar bulunuyor.

Kriz getiren anlaşma

May'in Brexit anlaşması, içerdiği "tedbir maddesi" nedeniyle İngiltere'de hiçbir kesimi memnun etmemişti.

Madde, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere'nin parçası olan Kuzey İrlanda arasında Brexit sonrasında fiziki sınır oluşmasını engellemeyi amaçlıyor. 


"Tedbir maddesi"yle İngiltere'nin bütünü, belirsiz bir süre için AB ile Gümrük Birliği içinde kalacak. İngiltere'nin tek yanlı olarak çekilemeyeceği bu düzenleme içinde ülkenin bazı AB kurallarına da tabi olmayı sürdürmesi gerekiyor. "Tedbir maddesinin" AB ile daha yakın bir ilişki içinde kalmasını öngördüğü Kuzey İrlanda ile İngiltere arasında mal dolaşımında ise "düzenleyici kontroller" yapılması yer alıyor.


Anlaşmayla İngiltere'nin AB'nin uydu devletine dönüşeceğini ve Kuzey İrlanda'nın da ülkeden kademeli kopacağını savunan sert Brexit yanlıları, AB'nin tedbir maddesinin kaldırılmasını engelleyerek İngiltere'yi Gümrük Birliği ve sonu belirsiz müzakerelere maruz bırakacağını iddia ediyor. Bu kesimlere göre AB üyesi ülkeler de tedbir maddesini İngiltere ile ikili sorunlarının müzakerelerinde koz olarak kullanmaya yönelebilecek.


Ilımlı Brexit yanlılarıyla AB'de kalma taraftarları ise anlaşmanın İngiltere'yi üye sıfatıyla yönetiminde söz sahibi olduğu AB'nin pasif parçası haline getireceği eleştirisini yöneltiyor.

May'in anlaşması parlamentodan onay alırsa, İngiltere ile AB arasında ülkenin fiili üye olarak kalacağı 4 yıla kadar uzatılabilecek bir geçiş süreci öngörülüyor. Bu süre içinde tarafların İrlanda sorununa da çözüm getirecek kapsamlı bir ticaret anlaşmasına varamaması halinde tedbir maddesinin devreye girmesi gerekiyor.