Son Dakika

Son Dakika

Eski ile yeninin bir arada yaşadığı şehir: Maputo - İzlenim

Eski ile yeninin bir arada yaşadığı şehir: Maputo - İzlenim
@ Copyright :
Gülsüm Alan
Metin boyutu Aa Aa

Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından Afrika’nın yükselen ekonomisi Mozambik’in başkenti Maputo’ya ulaşıyorum. Bu kez Brüksel’den beklentisiz ve Afrika ile endişelerimi bir kenara bırakarak yola çıktım zira Afrika kıtasına ikinci gelişim. Yolculuk 15 saat sürdü.

Yeni yapılan Maputo Havalimanı’nda pasaport kontrolünden geçtikten sonra valizlerimin tamamı açıldı ve kontrol edildi.

Havalimanında Türkçe konuşan insanlara rastlamak mümkündü.

Otelime doğru yola çıktım. Dev 4x4’ler, asfaltlı yollar, dev kavşaklar, büyük oteller, AVM’ler, spor salonları beni oldukça şaşırttı çünkü bundan 5 yıl önce Afrika kıtasını Tanzanya ile tanımıştım. Tanzanya büyüleyici plajlarına rağmen bende çok fakir ve yoksul bir ülke izlenimi bırakmıştı zira Zanzibar adasında bazı insanlar tuttukları balık karşılığında biraz pirinç elde etmek için çok çalışıyorlardı. Birçok Tanzanyalının ayağında ayakkabı yoktu ve bir gün sonra hayatta olup olmayacaklarını bilmiyorlardı.

2 milyon nüfuslu Mozambik’in başkenti Maputo’da ise durum tam tersi. İnsanlar mutsuz görünmüyor ve beyaz insana alışık bir tavırları var. 1975 yılında bağımsızlığına kavuşan Mozambik Portekiz’in eski bir sömürgesi konumunda. Maputo’da neredeyse herkes size merhaba demek için el sallıyor ve gülümsüyor. Resmi dil Portekizce olsa da birçok kişi İngilizce konuşuyor. Maputo’nun etrafında bulunan köylerde ise halk daha çok yerel dilleri kullanıyor. Yüzölçümü Türkiye ile hemen hemen aynı olan 26 milyon nüfuslu Mozambik’te yaklaşık 30 farklı dil ve lehçe konuşulduğu için bazı insanlarla iletişime geçmek oldukça zor olabiliyor.

Birçok kişinin evinde elektrik ve su dağıtımı hala yapılamıyor. Zenginlerin sitelerine ve musluklarına ulaşan su ise küf kokuyor ve içilemiyor.

İnce kumu ile bilinen büyüleyici Hint Okyanusu plajları halkın ve turistlerin buluştuğu ve eğlendiği yerler olarak ön plana çıkıyor.

Seyyar satıcılar taze Hindistan cevizi suyu satıyor. Yollarda ikinci el kıyafet satan Mozambikliler de var. Öte yandan dev lüks araçlar yeni yapılmış asfalt yollarda yarışıyor.

Gülsüm Alan

Polisin sürücülerden rüşvet aldığı söyleniyor ancak Maputo’da bulunduğum süre zarfında böyle bir şeye rastlamadım.

Hayatımda ilk defa mango ağaçları, muz bahçeleri gördüm ve kırmızı muz, jackfruit, papaya ve daha birçok yeni meyve ile tanıştım.

Tanzanya’daki Ngorongoro ve Serengeti parklarının yanında Maputo ve Mozambik bence safari için uygun bir ülke değil.

Birçok iş insanının Maputo’ya yatırım yaptığı görülüyor. Yüksek binalar dikiliyor, inşaatlar devam ediyor.

Portekizlilerden ve Ruslardan kalan binalar ve kiliseler görülmeye değer.

Çinliler tarafından yapılan büyük bir otelin kumarhanesinde çoğunlukla Hintliler ve Çinliler var, kimileri poker oynuyor kimileri ise makinelerde zaman geçiriyor.

Yeni gelişen gece kulüplerine de ilgi giderek büyüyor.

Maputo ile ilgili izlenimlerim oldukça olumlu çünkü yalnız seyahat eden bir kadın için oldukça güvenli.

Maputo’da insanların yaşantısına baktığımda Türkiye’deki köyleri ve şehirleri hatırlıyorum. Birçok benzerlikler görüyorum: Sokaklarda mendil satan çocuklar, size turistik eşya satmaya çalışan insanlar, seyyar satıcılar vs.

Fakir ve yoksul Afrika’ya yönelik önyargıları altüst eden Maputo’da demokratik değerlere önem verildiği ve şehirde birçok kurala uyulduğu görülüyor.

Mozambik’e nasıl gidilir?

Her geçen gün gelişen Maputo’ya ulaşmak için dünyanın dört bir tarafından ayrıca İstanbul-Jonannesburg üzerinden birçok sefer var. Ben Brüksel’den geldim Etiyopya Addis Ababa üzerinden Maputo’ya ulaştım. Güvenli ve konforlu olan bu yolculuk 15 saat sürdü.

Mozambik’e dünyanın herhangi büyük bir şehrinden uçakla ulaşabilirsiniz. Oldukça gelişmiş bir havalimanı var. Birçok uçak firması yüksek standartlarda güvenli bir şekilde ülkeye ulaşmanızı sağlıyor.

Gezilecek yerler neler?

1975 yılında bağımsızlığına kavuşan ve hızla gelişen Maputo’da acı hatıralar barındıran Portekizlilerden ve Ruslardan kalan eski binalar ön plana çıkıyor. Gelişmekte olan ve el değmemiş doğa ile iç içe olan bir ülkede yaşananlara tanıklık yapmak büyük önem taşıyor.

Çinlilerin Maputo’ya inşa ettiği dev oteller ile birlikte ülkede yaptıkları çalışmaları da görmek mümkün. Çin’in Mozambik ile özel anlaşmalar kapsamında mahkumları Maputo’ya çalıştırmak için gönderdiği söyleniyor. Maputo’da kumarhaneler başta olmak üzere birçok Çinliye rastlamak mümkün.

Büyüleyici plajları ile Hint Okyanusu, Maldivleri aratmayacak masmavi denizi ile adaları, muz bahçeleri, mango ağaçlarını görmek mümkün. Doğa harikası Maputo’da hava sıcaklıkları 20 derecenin altına düşmüyor.

Her tür maske ve sanat değeri taşıyan ahşap eşyanın bulunabileceği Tahta Pazarı turistlerin vazgeçilmezi.

Gezilecek müzeler arasında Balıkçılık Müzesi, Devrim Müzesi, Jeoloji müzesi, Ulusal Sanat Müzesi var. Tiyatro ve operaya da gitmek mümkün.

Şehrin merkezinde bulunan yarasaların yer aldığı parkta Maputoluların geleneksel düğünlerini görmek ise bir ayrıcalık.

Gülsüm Alan

Maputo’da ne yenir ne içilir?

Portekiz kültürüne büyük önem verilen Mozambik’te yemek sorunu yaşanmıyor çünkü her tür meyve ve sebzeyi bulmak mümkün. Restoranlar birbirinden lezzetli balık, tavuk ve et menüleri sunuyor. Çikolatalı tatlılar da harika. Maputo’daki restoran sahipleri hijyen ve temizlik konusuna çok dikkat ediyor zira sıkı denetimler yapılıyor. Şapka ve eldivensiz müşterilere hizmet edilmiyor.

AVM ve marketlerde büyük markaların neredeyse tüm ürünlerini bulmak mümkün. Avrupa’dan ithal edilen ürünlerin fiyatları yüksek. Maputo kurutulmuş meyve çeşitleri ve kaju ile meşhur. Komşu ülke Güney Afrika’dan da birçok ürün ithal ediliyor. AVM’lerde satılan büyük markaların kıyafetleri ise genelde eski koleksiyonlardan oluşuyor.

Gülsüm Alan