Son Dakika

Son Dakika

Kiliseden opera sahnelerine uzanan hikaye: Puccini'nin ilk bestesi 'Messa di Gloria'

Kiliseden opera sahnelerine uzanan hikaye: Puccini'nin ilk bestesi 'Messa di Gloria'
Metin boyutu Aa Aa

Giacomo Puccini dendiğinde akla ilk opera geliyor, ancak efsanevi İtalyan besteci ilk önemli eserini bir kilise ayini için yaptı. Puccini büyük bir opera bestecisi olmadan önce kilisede org çalıyordu. Bir gün Verdi'nin Aida operası için Pisa'ya giden Puccini'nin hayatı değişti. Verdi'nin bestelerini ve operayı keşfeden sanatçı bir daha kilise müziği yapmadı. İşte bu nedenle cesur ve renkli 'Messa di Gloria', Puccini'nin tek kilise bestesi olma özelliği taşıyor.

Geçtiğimiz günlerde Londra'nın Barbican Sanat Merkezi'nde ünlü orkestra şefi Sir Antonio Pappano önderliğindeki Londra Senfoni Orkestrası ve Korosu, Messa di Gloria'yı sanatseverlerin beğenisine sundu.

"Bestenin özelliği amatörce yazılmış olması"

Orkestra şefi Pappano, bu eserin çekici özelliğinin amatör bir beste olmasından kaynaklandığını, Puccini için erken bir deneme olmasına rağmen yine de bestecinin tarzını taşıdığını açıklıyor.

Maestro, Puccini'nin kardeşlerinden biriyle yürüyerek Pisa'ya gelmesini ve opera sanatını keşfetmesini şöyle anlatıyor: "Puccini önceleri kilisede org çalıyordu. Pisa şehrine Verdi'nin Aida'sını dinlemeye gitmesi hayatını değiştiren bir yolculuk oldu. Aida, Puccini için oldukça çekiciydi, onun için daha egzotik bir müzik dili olan, çok yeni bir şeydi."

Bu deneyimin ardından Puccini, kahramanı Verdi'nin yolundan gitmeye ve sadece opera bestelemeye karar veriyor.

Puccini'nin ilk bestesi, tenor Bernheim'ın ilk sahne deneyimi

Puccini'nin bu gençlik çalışmasıyla ünlü tenor Benjamin Bernheim arasında ise özel bir bağ var. Ses sanatçısı, Messa di Gloria'nın seslendirdiği ilk eserlerden biri olduğunu söylüyor: "Bu benim solist olarak bir orkestra eşliğinde dinleyicinin karşısına ilk çıkışımdı. Bugün yeniden bu eseri seslendirmek köklerime geri dönmem gibi bir şey, ancak 15 yıl önceki ile bugünkü sesim arasında dünya kadar fark var."

Ünlü tenor aynı zamanda eserin oldukça neşeli ve keyifli olduğunu ifade ediyor: "Ölüm ya da ağıt yok, bu cennetle alakalı bir ayin. Bu nedenle karanlık ya da kasvetli değil. Bu parçayı söylerken biz de olabildiğince zevk almaya çalışıyoruz."

Pappano bu eserin opera ve kilise müziği arasında olduğunu, Puccini'nin ruhunda aslında hep tiyatro yattığını belirtiyor.

WhatsApp'ta ücretsiz bültenimize abone olun, Türkiye ve dünya gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın