Son Dakika

Son Dakika

Belçika: Sömürgecilik döneminde ailelerinden koparılan çocuklardan özür diliyoruz

Belçika: Sömürgecilik döneminde ailelerinden koparılan çocuklardan özür diliyoruz
Copyright
Reuters
Metin boyutu Aa Aa

Belçika sömürgecilik döneminde uyguladığı ırkçı yasalardan dolayı ailelerinden koparılan melez çocuklardan resmi olarak özür diledi.

Belçika Başbakanı Charles Michel parlamentoda yaptığı konuşmada, "Federal hükümet adına kolonileştirme döneminde doğan melezlere ve ailelerine yaşadıkları acılar ve adaletsizlik nedeniyle özürlerimi sunuyorum. Umarım bu adım, milli tarihimizin bu kısmı hakkındaki farkındalığı artırır ve bilgi noksanlığını giderir." dedi.

Belçika sömürgelerinde uygulanan ırk ayrımcılığı politikasını ilk defa resmi olarak tanıyor ve özür diliyor. Sömürgecilik döneminde Belçika ırklar arası evlilikleri yasaklıyordu. Sömürge ülkelerinden bir anne ve Belçikalı bir babadan doğma çocuklar ise bu yasanın ihlali anlamına geliyor ve ülkeden gönderiliyordu. Ailelerinden koparılan çocuklar Belçika'daki Katolik Kilisesi'nin yönetimi altındaki okul ya da yetimhanelere yerleştiriliyordu.

Resmi özür için ilk adım 2018'de atıldı

Geçtiğimiz sene Belçika parlamentosu Ruanda, Kongo ve Burundi'nin Belçika kolonisi olduğu dönemde ülkenin ve Katolik kilisesinin oynadığı rolün kabulü ve bu konuda özür dilenmesi konusunda bir öneriyi oylamıştı. Belçika yasaları özellikle 1885 ile 1908 arasında Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde çok katı olarak biliniyor. Ülkedeki zengin kauçuk rezervlerinin çıkarılması için ülke halkının köle olarak kullanıldığı Kongo'da 10 ila 15 milyon kişinin işkence gördüğü ya da sakat bırakıldığı sanılıyor.

Birçok Belçikalı ülke tarihinin bu yönünden haberdar değil. Geçtiğimiz Şubat'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde hazırlanan bir rapor sömürgecilik döneminde ırkçılığın Belçika kurumlarında çok 'yaygın' olduğuna işaret etmişti.

Geçen yıl aralıkta Belçika beş yıllık restorasyon çalışmalarının ardından Afrika Müzesi'nin kapılarını yeniden açmış, sömürgecilik döneminde yaşananları sergileyen bir kurum haline getirmişti.