Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Binali Yıldırım - Ekrem İmamoğlu canlı yayın tartışmasının önemli satır başları

Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu canlı yayında kozları paylaşıyor
Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu canlı yayında kozları paylaşıyor -
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 23 Haziran'da yenilenmesine karar verdiği İstanbul seçimleri için kozlarını canlı yayında paylaştı.

Moderatörlüğünü gazeteci İsmail Küçükkaya'nın üstlendiği yayında adaylar 17 ortak ve 3 özel soruyu cevapladı. Her iki aday da sorulara cevap vermek için 3 dakika süre kullandı.

Ulaştırma konusu

İmamoğlu: Beylikdüzü metrosu 2004'ten beri duruyor. Deniz ulaşımı düştü.

Yıldırım: Ulaşım benim işim, tevazuya gerek yok. 16 yılda Türkiye bölünmüş yolları yaptık, havayolları yaptık, tren yolları yaptık, internetle akıl yolları yaptık.

İstanbul’un birinci derdi ulaşım. Osmangazi Köprüsü'nü, Havalimanını, Marmaray’ı, 3. Köprü’yü, Kuzey Marmara otoyolunu yaptık ama bunlar geçmişte kaldı.

2024’e kadar insanların günde trafikte yarın saat kazanmalarını sağlayacağız.

Ray uzunluğunu 518 km’ye çıkaracağız. Her yıl minumum 50 km raylı sistem yaparak metroların payını yüzde 48’e çıkaracağız. Bugün yüzde 18 seviyesinde.

Gençler ve engelliler konusu

Yıldırım: Gençler benim kankam. Öğrencilere 10 GB internet bedava olacak. Bu internet ile 1500 email. 150 saat müzik,150 saat internet, 1500 paylaşım, 10 saat Netflix izleyebilirler. Belediyelerin müzeleri ve tiyatroları bütün öğrencilere bedava olacak. Öğrencilere kırtasiye desteği olacak. Motosikletliler her iki köprüden ücretsiz geçecek. İşsizlik maaşı alana toplu ulaşım desteği sağlayacağız.

İmamoğlu: Bu şehir çocuk ve genç kenti. Avrupa'nın en genç şehirlerinden biri. 0-4 yaş arası çocukların sayısı 1 milyonun üzerinde, bu nedenle inanılmaz öncelik olmalı. Eğitim seferberliği başlamalı.

Ulaşım, kültür-sanat ve sporda yüzde 40 indirim olacak, öğrenci olmayan gençlere de. Öğrencilere taahütlerimizi yerine getirdik. Ailesi başka kentte olan öğrencilere 400 TL burs sağlanacak.

E-spor arenaları açılacak.

Ben engelllerin 'Ekrem abisi' olmaya geliyorum, biz bu kenti vicdanlı bir kent yapmaya geliyoruz.

Yaşlı ve engellilere acil durum bilekliği sağlayacağız.

Yeşil alan konusu

İmamoğlu: İstanbul’a bir planlama getireceğiz. Yeşil alan konusunda İstanbul dünyanın en sıkıntılı metropollerinden birisidir. Biz 15 vadide yaşam vadisi açıkladık. Kentsel dönüşüm çok önemli. 25 yıldır bu kenti yönetenler, ‘bu kente ihanet ettik’ diyenlerdir. Bu şehir yeşil alan fakiri haline getirildi. Bu şehre 30 milyon metre kare yeşil alan yapacağız.

Yıldırım: Bizim 20 tane yeşil koridor projemiz var. Bu Silivri’den başlıyor, Pendik’e kadar devam ediyor. Biz bütün bu dereleri ihya edeceğiz. Bunları ihya ettiğimiz zaman 37 milyon metre karelik yeşil alan kazanmış olacağız. Bunlar hem derelerin etrafında yürüyüş ve bisiklet alanları olacak. Aynı zamanda millet bahçelerine geçiş alanları olacak. 200 metre mesafede bir çocuk parkı olacak. Kuzey ormanlarına erişimi de bu koridorlarla sağlayayacağız.

Kadının toplumsal hayattaki yerinin güçlendirilmesi, kreş konusu

İmamoğlu: Siyasi kalitemiz konusunda yapılan yorum tabi bu hoş değil. Zira Beylikdüzü halkı yaptığı seçimlerle beğenisini ortaya koymuştur. Sayın Yıldırım’a şunu söylemeye çalıştım. Siz 25 yıla yakın süredir yönetimde bulundunuz, vaad vermek bize yakışır. Siz bir şey yapmadıysanız şu anda kadar.

Biz 150 kreş açacağız. Sadece kreş değil kadın ofisi açaçağız. Kadınların hayat içerisinde söz almasını sağlayacağız. 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere ücretsiz ulaşım sağlayacağız. Kadın sığınma evleri açacağız. Tüm bu söylediklerim özellikle bugün ev kadınlarını çok ilgilendiriyor.

Yıldırım: Tabii kadının iş hayatına katılması, toplumda yer almasında çok önemli. Son 16 yılda iş hayatında kadınların katkısı yüzde 21’den yüzde 34’e çıktı.

Üniversite öğrencilerinde, öğretmenlerde kadınlarımızın sayısı daha fazla, hakimlerde sayı neredeyse aynı.

Asıl yoğunlaşılması gereken konu ev kadınlarıdır. Onların el emeği göz nuru üretimlerini alıp değerlendireceğiz, 1000 TL’lik katkı yaratacağız.

300 mahallede kreş yok. Buralarda 155 tane kreş yapacağız ve ev kadınlarını sosyal hayata katılımını sağlayacağız.

Sayın İmamoğlu kreş vaatlerini yerine getirememiştir. Siyasetçinin kalitesi buradan belli olur.

Suriyeli sığınmacılar

İmamoğlu: Mülteci konusunu biz iyi yönetemedik, bu konu sadece vicdanla ve toplumsal tavırla açıklanamaz, bu konu bir takım evrensel hükümler taşır. Türkiye yalnız bırakılmıştır. Bugün İstanbul’da 547 bin mülteci var, bu da nüfusun yüzde 4’üne tekabül ediyor. Plajların mültecilere yasaklanması, kendi partimden de olsa yanlış. Bu insanlığa sığmaz. Kayıt dışı da 1 milyon mülteci olduğuna dair kuvvetli gözlemler var. Bir masa kuracağız ve aktif çalışacak, özellikle de kadın ve çocuklar konusunda. Şu an belediye bu konuda sessiz. Bir envanter çıkarmak gerekiyor. Ben sokak sokak gezerken çocuk evlilikleri görüyorum. Bu konuda ülkesel çapta çözüme katkıda bulunmak gerekiyor. İstanbul sokakları tehdit altında. Doğu ve güneydoğudan gelen vatandaşlarımız ekmeğimiz elden gidiyor kaygısında.

Yıldırım: Göçmen konusu özellikle Suriyeliler biliyorsunuz iç savaş başlayınca bize sığındılar. Biz de inancımız gereği ev sahipliği yaptık. Bunlar geçici koruma statüsündeler. Bunların hepsinin kaydı var. Uluslararası camia bunlara gerekli desteği vermedi. Bunlar geçici, nitekim gidecekler. Fırat’ın doğusunu da temizleyip, diğerlerini de oraya göndereceğiz. Bazı bölgelerde Suriyelilerin sayısı fazla. Buralarda asayis sorunu olursa, suça karışma olursa gitmelerini beklemeden alıp göndereceğiz. Belediyenin bunu tek başına yapması mümkün değil. Bu iş merkezi hükümetle yapılacak. Göç idaresiyle yapılacak. Bir koordinasyonla yapılacak.

Mal varlığı beyanı

Binali Yıldırım: Mal varlığı beyanında bulunmak bizim keyfi ihtiyarımızda değil Mecbursunuz buna. Kamu adına görev yapıyorsanız mal varlığı beyanınız olacak. Ben 16 yıldır mal varlığı beyanı veriyorum. Kamuoyuna açıklama diye bir adet yok. Benim açımdan sorun yok. Çocuklarımın da bir mal varlığı koruması yok.

Ekrem İmamoğlu: Yeni bir siyasi ahlak, yeni bir şeffaflık, katılımcılık olmalı. Bu bir meslek değil. Erdemli ahlaklı, süreci iyi yönetebilmek adına biz şahsım adına bu önerinizi zevkle kabul ediyorum. Tabi ki ailece olmalı. Toplumun önünde bunun beyanında bulunmak yarınki sorunları da çözer.

Kürt seçmenler

Ekrem İmamoğlu: Ben sadece CHP’lilerin belediye başkanı olmayacağım. Partizanlık çok büyük bir kötülüktür. İnsanlar birbirlerine neredeyse selam vermeyecek durumdalar. Biz insanları barıştırmaya geliyoruz. Barış özgürlük eşitlik mahalleden başlar. Mahallede demokrasi sonrasında o semtte sonrasında o şehirde sağladığımız halde sorun kalmaz. Partizanlığın yok edilmesine sadece ben değil sayın Yıldırım da destek vermeli.

Binali Yıldırım: Biz hizmet yaparken insanların etnik kökenlerine bakmayız. İnançlarına bakmayız. İnsanlarımızın hizmet götürürken herkese aynı hizmeti götürürüz. Particilik seçimlerde kampanyada particilik vardır. Seçim biterse rozetinizi çıkarsınız hizmete başlarsınız. İzmir’e gitsin sayın Ekrem bey, orada benim neler yaptığımı görsün. İzban’ı biz CHP belediyesiyle beraber yaptık,İzmir- İstanbul otoyolunu yapıyoruz, Adnan Menderes Havaalanını yaptık.

"FETÖ ile mücadeleyi nasıl yapmayı düşünüyorsunuz? Okullarına gittiniz mi?"

İmamoğlu: Benim uzaktan yakından temasım, ilgim olmamıştır.Ben devlete inanırım. Siyasete girmeden önce de alakam olmadı. Sayın Yıldırım talihsiz birşey dedi, belediye varken neden Türgev diye bir vakfa, Ensar vakfına gidiyoruz? Ben yurt yapamıyor muyum? Esas olan devlettir. Tabii ki temiz derneklerle işbirliği yaparım. 5 yıl belediye başkanlığımda tabi ki derneklerle işbirliği yaptım ama yurdu belediye yapacak kardeşim. Eğitim seferberliğini belediye yapacak. Zaten başımıza FETÖ gibi bir bela bulaştı, bu nedir? Bugüne kadar açılmamış kreşi açacağız. Ben hiç anlamam. Bizim işimiz olmaz öyle işlerle. Devletin güçlenmesine inanan bir inançtan geliyorum.

Binali Yıldırım: Benim 'Fetö' yurtlarında kalmışlığım yoktur. 'Fetö' elebaşını da görmüşlüğüm yoktur. İstanbul’da 23 bin vakıf var. Bu vakıfların temiz olup olmadığına nasıl karar vereceksiniz., deterjanla mı yıkayacaksınız? Vakıflara destek olmak yanlış bir şey değil. Sizin yapamadığınız işleri onlar yapıyorlar. İnsanları bir araya getiriyorlar. İhtiyaçlarını yerine getiriyorlar. FETÖ örgütüyle mücadele elbetteki devam edecek. Ama hukukun içerisinde kalarak deam edilecek. Bunların içinde ibadet kısmı var, ticaret kısmı var bir de ihanet kısmı var. Bizi ilgilendiren ihanet kısmıdır.

Belediyede israf konusu

Binali Yıldırım: Bu kadar harcama yapıldığı doğru değil. 108 bin lira gibi bir rakam var. Bu yalan. Vakıflarla ilgili de açıklamalar yapıldı. Belediyeler vakıflara nakdi yardım yapamaz. Bu vakıflar öğrenci yurtları yapıyor, sosyal faaliyetler yapıyor. Sosyal sorumluluk projeleri yapıyor. Yaptıkları iş tamamen kamu yararı.

Ekrem İmamoğlu: İstanbul’un en büyük sorunu yoksulluk ve israf. Kul hakkı meselesini de çok önemsiyoruz. Sayıştay denetiminden çıkan raporu ben getirdim. Bu raporda İETT ve İSKİ’de toplam yapılan usulsüzlükler 753 milyon liraya ulaştı diyor. Örnek belediye taşınmazları işgal olarak kullanılıyor. Sadece İBB’ye ait iştirakler hariç 1810 araç var. 7 personele bir binek araç düşüyor. Bu israfları engelleyeceğiz.

Yıldırım: Kul hakkı yemek lafları kime geliyor?

Bir hukuk mücadelesi vererek hakkımız aradık ve bu seçim tekrarlanıyor, biz çok istemememize rağmen. CHP istemeseydi bu seçim tekrarlanmayacaktı. Ben Ekrem beye soruyorum: Biz yakın bir oy aldık. Rakamları birbirine karşıktırmaya gerek yok, arada 13 bin oy var. Neden benim lehime oylar kazanılıyor da Ekrem bey lehine kazanılmıyor?

Ekrem bey yalan konuşuyor. Herşeyi tolere edebilirim ama yalanı edemem.

Biz her zaman yaptığımız gibi elimizdeki verileri işleyerek yaptık.

İçişleri Bakanı bizim bakanımız, onunla görüşmemizle neyi ima etmeye çalışıyorlar?

Ordu’daki VIP olayı

Ekrem İmamoğlu: Bu süreç bence bir tuzakla sona erdirilmek istenmiştir. Benim tavırlarım belli. Benim VIP diye bir derdim de yok. VIP süreçlerinin çok daha netleşmesi gerekiyor bu ülkede. Geçenlerin haddi hesabı yok. Ben Trabzon’da şurdan geçirin diye bir kavramım yok. Trabzon VIP’den geçtik, Ordu’da VIP’den neden geçemedik bilmiyorum. Ben neler söylediğimi biliyorum. Vali’ye hakaret etmedim. ‘Basitlemiştir’ demem hakaretse, hakarettir.

Binali Yıldırım: İmamoğlu'nun Ordu valisinden ve milletten özür dilemesi gerekiyor. Çünkü yalan söyledi.

Seçim sonuçlarının kabul edilip edilmeyeceği

İmamoğlu: Elbette ki seçimlere itiraz haktır. Bunu yok saymak kimsenin haddi değil. Gerçekten gerekçe varsa elbetteki itiraz hakkımızı kullanıırız.

Algı diye tabir edilen şey karşı tarafın yaptığı bir uygulama. Bakın 'Kim çaldı?' sorusu hala cevaplanmadı.

FETÖ uygulamalarını ben anlamam ama şunu net söyleyeyim veri kopyalama çok masum bir iştir.

Veri kopyalaması asıl; engelli, kısıtlı listelerinin AK Parti'ye verilmesidir.

İBB seçimi 23 Haziran’da 100 binlerce insanın katkısıyla geçerli olacaktır

Binali Yıldırım: Ne demek? Her seçimin sonucu kabul edilir. Seçim nasıl demokratik bir işlem ise itiraz da icap ederse olur. Ama belki bu sefer sayın Ekrem bey itiraz edecek. Bu iki taraf için de normal bir şeydir.

Veri kopyalama

Binali Yıldırım: İstanbullu vatandaşlarımız bilsin, biraz teknolojiyle aram iyidir. Veri yedekleme ayrı iştir, kopyalama ayrı iştir. İstanbulun verileri yedekleniyor. Her an bir şey olur veriler kaybolabilir. Bilgisayarda bile yedekleme sistemi vardır. Belediye başkanı her şeyi inceleme yetkisi vardır ancak devamı var, niye kopyalama ihtiyacı hissidiyor? İstediği zaman istediği bilgiyi isteyebilir ve getirirler. Bunu ifade etmek istiyorum. Mahkeme kararını da tanımıyor. Veri kopyalama işi bir fetö taktiğidir.

İmamoğlu: Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü işlemi yapabilir. Bu bir veri yedekleme işlemidir. Verdiğmiiz talimatla veri tabanının yedeklenmesi ve yine belediyede korunması. Bunun hiç bir güvenlik sakıncası yok. Çünkü yine belediyede kalacaktı. Ama yetişemedi.

Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu'na sordu: Göreve gelir gelmez neden verileri kopyalama kararı aldınız?

İmamoğlu: Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü işlemi yapabilir. Bu bir veri yedekleme işlemidir. Verdiğimiz talimat veri tabanının yedeklenmesi ve yine belediyede korunmasıydı. Bunun hiç bir güvenlik sakıncası yok. Çünkü yine belediyede kalacaktı. Ama yetişemedi. Verilen iptal kararı da hukuksuz bir karardır.

Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’a sordu:

AA’nın o akşam yaptıkları sizin için ne ifade ediyor? 12 saat veri kesintisi ne anlama geliyor?Sabaha karşı, gece 2’den sonra gönül belediyeciliği kazandı afişlerinin asılması talimatını kim verdi? Çaldılar söyleminizin muhatabı kim?

Binali Yıldırım : AA yayın kesmesinin cevabını yetkileri açıklamalı. Normal bir şey değil ama muhatabı ben değilim.

Afiş konusunda ise 39 belediyenin 25’ini Cumhur İttifakı kazandı, mecliste 50 üye fazla kazanmışız, seçimi kaybettik mi diyecektik? Tabii ki kazandık ve o afişler partimiz tarafından asıldı.

Ekrem İmamoğlu: “Kim çaldı’nın muhatabı kim soruma yanıt alamadım”

Su indirimi

Binali Yıldırım: Su indirimi bizim vaatlerimiz arasında da vardı. Ama bizim önerimiz Ekrem beyin önerdiği tarzda değildi. Yani nüfusu fazla olanlar daha az ödeyecek.

Ekrem İmamoğlu: Başkaları kimin parasını kime veriyorsun dediler. Su inidirimini ilk biz gündeme getirdik. Tatil önerisi, su indirimi bizim önerimiz. Ulaşım indirimi bizim indirimimiz. Dolayısıyla biz taahhüt ettik ve yerine getirdik.

Yıldırım: Biz bu seçimin tekrarlanmasını istemezdik

"İthamlar var. Kul hakkı yemek, kibirli olmak gibi...Bunlar kime? Bu seçime beraber girdik. Bu seçim sonrası yaşanan olayları bir hukuk mücadelesi verererek sürdürdük. Biz tekrarlanmasını istemedik. Bu CHP’nin sayılmasına direnmeseydi bu seçimler bugün tekrarlanmayacaktı. Biz birbirine yakın oy aldık. En son sayım işi bittikten sonra aradaki fark 13 bin 729 idi. Hepsi sayıldı ve böyle bir fark ortaya çıkmış. Peki bu kadar yakın oy almışız, peki neden benim lehime oylar kazanılıyor da Ekrem beyin kazanılmıyor? Bu dürüst bir seçim mi? Ben AA ile görüşmedim. Görüşseydim görüşürdüm. AA’nın neden veri akışını kestiğinin sebebi araştırılır bulunur."

İmamoğlu: Bu bir demokrasi mücadelesidir

"Saat 9 gibi açıklama yaptığım doğrudur, çünkü mecbur hissettik. AA, rakibimizi yüzde 60 gösterdi. Televizyon kanalları AA verileriyle saatlerce hukuksuz yayın yaptı. YSK’nın kararında çaldılar diye bir ifade yok. Ama her gün televizyonlarda, cami önlerinde çaldılar diyorlar. 2019 yılında yapılan seçim demokrasi mücadelesi seçimidir. Ben seçilmiş belediye başkanıyım. Yenilenen seçim bir demokrasi mücadelesi seçimidir. Beka sorunu var diyenler, bu süreçte hiç beka sorunu yok. Konu İstanbul’a döndü."

Binali Yıldırım: AA'nın yayını kesip kesmediği benim işim değil

"Ekrem bey ilk açıklamasını akşam 9’da yaptı. Biz o an 9 puan öndeyiz. Benim ilk açıklamam 11.25’tir. Eldeki bilgilere göre biz seçimi kazandık dedik. Bu bir hata değildi. O gün eldeki bilgilere göre kazandığımız ortaya çıktı. Orada bir hata yok. İki, AA neden yayını kesti, kesmedi o benim işim değil. Biz elimizdeki verilere göre konuşuyoruz. Şu 4 pusula meselesi tamamen aldatmacadır. 4 pusula var ama itiraz edilen İBB oyu. İlçeler için itiraz var mı, var. Maltepe için MHP, Sancaktepe için de CHP için itiraz var. Yani CHP neden itiraz etti, demek ki bazı şeyler var."

İmamoğlu: AA yetkileri neden 12 saat veri veremedi?

Şaibe 4 zarftan sadece İBB için olanına dokunuyor.

Seçim sonucu anamızın ak sütü gibi helal.

Çaldılar kime, büyük itham, iftira var. Bu laf olmaz. Kime söylüyorsunuz? Sandık kurulu başkanlarına mı söylüyorsunuz, AK Partili sandık görevlisine mi, İYİ Partili gözlemciye mi ? Kim çaldı?

İmamoğlu: CHP istemedi yorumu tamamiyle yanlış

31 Mart gecesinde seçim kapandıktan bir saat sonra yasaklar çiğnenerek bir süreç başladı.

23:30'da ne olduysa sayın Yıldırım ben seçimi kazandım diye açıklama yaptı.

AK Parti İl Başkanı sayı verdi, bunun üzerinde biz açıklama yapmak zorunda kaldık. YSK Başkanı Sadi Güven de bizi daha sonra doğruladı.

İlk soru Binali Yıldırım'a: Biz bu seçime niye gidiyoruz?

İstanbullular olarka sizin bir kabahatiniz yok, olaya şaibe karıştı. Bizim tercihimiz bu seçimin yenilenmemesiydi, ama CHP bu konuda bize yardımcı olmadı ve yeniden seçime gitmek zorunda kaldık.

Keşke oyların tamamı sayılsaydı da bir daha seçime gitmek zorunda kalmasaydık.

Bu seçimde oylar çalındı. Yüzde 10 sayıldı ve 29 binden 13 binlere düşüldü. Bu da gösteriyor ki oyların tamamı sayılsaydı farklı olacaktı.

Oyları kimin çaldığını YSK bulmalı. Oyların yer değiştirmesi çalınma anlamına gelir.

İmamoğlu: Dilerdim ki bu buluşma 31 Mart öncesi olsun. Burası Kırkpınar meydanı değil.