Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Analiz: Hong Kong'daki protestoların ardındaki gerçek nedir?

Analiz: Hong Kong'daki protestoların ardındaki gerçek nedir?
Telif hakkı
Reuters/euronews
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Uzak Doğu'nun en önemli finans noktalarından Hong Kong'da 'suçluların Çin’e iade edilmesi ile ilgili yasa tasarısı' son birkaç haftadır milyonların katılımıyla protesto ediliyor.

Pekin'in hukuk sistemine güvenmeyen göstericiler, söz konusu tasarının yasalaşması halinde muhaliflerin hedef alınacağını öne sürüyor. Kentte 2014 Eylül'ünde haftalar süren 'şemsiye hareketi' ve 2017'de de Hong Kong liderlik seçimlerindeki adayların Çin hükümeti tarafından belirlenecek olması geniş katılımlı protestolara neden olmuştu.

Son yıllarda modern tarihinin en büyük gösterileriyle karşılaşan, ekonomisi, altyapısı, eğitim ve sağlık hizmetleriyle dünyaya örnek teşkil eden 7 milyonu aşkın nüfuslu Hong Kong'da meselenin asıl yüzü nedir?

Hong Kong Çin Üniversitesi Şehir Çalışmaları Programı öğretim üyelerinden Doktor Murat Es, yaklaşık 8 yıldır yaşadığı Hong Kong'da yaşanan süreci euronews'e değerlendirdi.

Dr. Murat Es Hong Kong'da yaşanan şiddet olaylarının köklerinin 2000'li yılların başına dayandığına dikkati çekiyor:

"Protesto hareketleri hakkında konuyu ele alırsak öncelikle 1 Temmuz 2003'te yaşanan olayları irdelememiz gerekir. Şu anda yaşanan protestolar Hong Kong'un mini anayasasının 23'üncü maddesine 2003 yılında eklenmek istenen milli güvenlik maddesine karşı yapılan ve o dönemde yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı protestolarla kıyaslanıyor. Çünkü bu girişim, Hong Kong'u Çin'in yasal yapısına uydurmaya yönelik bir hareketti."

İngiltere Hong Kong'da 'demokrasiyi 2047'ye kadar güvence altına alarak' Çin'e devretti

"Tarihsel sürece baktığımızda 1840'lı yıllardan itibaren İngiliz kolonisi olması sebebiyle Hong Kong hem Çin dışında hem de Çin içerisinde kabul edilen bir gelişim süreci yaşadı. Hong Kong'da Kanton Çincesi konuşuluyor ve burada, Çin ile ticaret yapan çok büyük bir sınıf var. Hong Kong Çin'in dünyaya açılan kapısı. Müphem bir ilişki var iki ülke arasında. Kökleri modern Çin Cumhuriyeti'nin kurucusu Sun Yat Sen'e kadar gidiyor. O dönemde Çin'de sorun yaşayan muhalif kişilerin sığındığı bir liman olmuş Hong Kong."

"Kıta Çin'indeki reform hareketinin, muhalif figürün güvenli bir şekilde hareket edebildiği ilginç bir yer. 1980'lerdeki ortak deklarasyondan sonra İngiltere'nin atadığı Hong Kong'un son İngiliz Valisi Christopher Francis Patten (1992-1997 yılları arası) döneminde burada ciddi reform hareketleri var. İngiltere buradan ayrılırken ciddi demokratikleşme çabalarına giriyor. İronik bir şekilde bunu uzun yıllar yapmıyor ancak giderayak yapmaya çalışıyor. Ancak İngilizlerin bıraktığı bir sistem var burada ve bu sistem mevcut kanunlarla Hong Kong'un Çin'e devrinden sonra 2047'ye kadar korunma sözü verilmiş."

"Hong Kong'da Çin'den farklı olarak basın ve ifade özgürlüğü var"

"Hong Kong'u Çin'den ayıran en büyük üç özellik basın ve ifade özgürlüğü, kanunların üstünlüğü ilkesi ve kıta Çin'inde görülmeyecek düzeyde örgütlenebilme ihtimalinin bulunmasıdır. Çin için Hong Kong'un önemli olmasının sebepleri farklı bir mülkiyet sistemine sahip olması, dünyaya entegre olan finansal yapı, uluslararası hukuk ve finans kurallarının geçerli olduğu bir merkez olması olarak sıralanabilir."

İlk protestolar 2003'te yaşandı

"İlk büyük tepki 2003'te milli güvenlik yasasıyla ilgili oluyor ve tepkiler sonrası geri çekiliyor. Hong Kong'da önemli başka bir kırılma noktası 2007'de yaşandı. Çin, popülist bir yaklaşımla ve biraz muğlak olmakla birlikte vatandaşlara oy kullanma sözü verdi. 2014'teki protestoların asıl sebebi buradaki beklentilerin karşılanmamasıydı zaten. 1997'ye geri dönersek, herkes Çin'in dünyaya açıldığı zaman daha demokratik ve liberal bir yapıya bürüneceğini bekliyordu. Bu beklenti Hong Kong'da da vardı. Hong Kong'daki demokrasi mücadelesini anlamak için aslında son 20 yıl içerisinde Çin'in yönetim açısından nereden nereye geldiğine bakmak lazım."

Reuters

"Hong Kong'daki okullara ahlak ve vatanseverlik dersleri konulması fitili ateşledi"

"2007'ye dönersek orada bir söz veriliyor. 2014'teki 'Şemsiye Hareketi'ni çok hızlandıran ve tutulmayan bir söz daha var. Bu kırılma noktası 2012'de yaşandı. Hong Kong'daki okullarda ahlak ve vatanseverlik ders konularını işlemeye çalışması. Buna, Çin'in Hong Kong'u meşru olarak ana kıtaya entegre etme çabaları ve yaşadığı çatışma diyebiliriz. Bir ileri ve bir geri bir dinamik var. 2012'de lise öğrencilerinin eylemleriyle bu geri çekildi ve 2014'te Şemsiye Hareketi'ni görüyoruz. Çin, Hong Kong'un yöneticisinin Pekin'den icazet alarak seçilmesini istedi ve bununla ilgili sıkıntılar baş gösterdi."

"Halkın oy kullanarak liderini seçmesi vaadi yerine getirilmedi"

"Hong Kong'un liderlik seçimi demokratik açıdan çok önemliydi. Çünkü kolonyal valinin yürütme gücü çok etkiliydi ve bunun devamı isteniyordu. Ancak Pekin yönetimi bu kişinin halk tarafından değil, bin 200 kişilik konsey tarafından seçilmesini istedi. Bunun yanında parlamentonun yarısının 'fonksiyonel seçim bölgesi sistemiyle' yeri geldiğinde 200 kişiye varan kurullar tarafından seçilmesini istedi. Bu sebeple 1997'den bu yana Hong Kong'un liderlerinin sürekli meşruiyet eksikliği yaşadı ve reform hareketleri halk tarafından karşılık bulamadı."

"Liderlerin seçim yoluyla başa gelmemesi, yönetimin şeffaflık içermeyen pratikler içerisinde olması halk içerisinde bir bıkkınlık yarattı."

Reuters

Zengin Hong Kong'da halkın yarısı sosyal konutlarda yaşıyor

"2014 ile bugünlerdeki protesto hareketlerine bakacak olursak, Hong Kong çok ilginç bir yer. Bir yandan belki de dünyadaki en iyi toplu taşıma sistemine sahip, eğitim, altyapı ve sağlık hizmetleri çok iyi. Ancak milli gelire oranla dünyadaki en pahalı emlak piyasası Hong Kong'da. Eşitsizlik var. Halkın yarısı sosyal konutlarda yaşamak zorunda. Protesto hareketlerine katılanların çoğu benim öğrencim. Bu gençler uzun seneler, nesiller sonra ilk defa ailelerinde sosyal hareketlilik yaşayamayacak duruma düştüler. Anne ve babalarından daha iyi bir hayatları olmayacak. 30 yaşına kadar ailelerinden ayrılamayacaklar. Belki evlenecekler ama ailelerinden ayrı eve çıkamayacaklar."

Devletin parası köprü ve hızlı tren projelerine aktarılıyor

"Hong Kong'da bir emeklilik sistemi yok. Bütçesi fazla veren bir ekonomi ancak kaynaklar, örneğin 70 milyar Euro Lan Tau Adası'na yapay bir ada eklenmek için harcandı. Çin-Hong Kong arası hızlı tren projesi, Zhuhai, Macao ve Hong Kong'u birbirine bağlayan köprü projeleri kararları halka danışılmadan alındı. Bu sebeple, gelecekten pek de ümidi olmayan gençlere danışılmadan yapılan bu hareketler, söz konusu protestolara katılımı artırdı."

Hong Kong'daki barışçıl protesto geleneği 2014'te kırıldı

"2014 yılında ilginç bir gelişme oldu. 'Şemsiye Hareketi' "biz isyankar değiliz, biz vandal değiliz" diye bir sloganla gelmişti. Geçtiğimiz haftaki protestolarda da ambulans geçerken binlerce kişi bu araçlara başarılı bir şekilde yol verdi. Hong Kong'da disiplinli ve barışçıl bir protesto geleneği var. 2014'te, göstericiler barışçıl protesto geleneğiyle hiçbir kazanıma yol açmadığı için bir kırılma yaşadı."

"2016'yı 2017'ye bağlayan gece polisle ciddi çatışmalar yaşandı. Yabancı düşmanı, şiddete meyilli yerel hareketlerde artış oldu. Şu anda Hong Kong'da herkes hummalı bir şekilde parlamentonun basılmasını, duvarlara spreyle sloganlar yazılmasını ve bazı siyasetçilerin tablolarının yere indirilmesini konuşuyor. Bu sebeple Hong Kong lideri Kei Lam da iyi protestocu ve kötü protestocu ayrımı yapmıştı. Gençlerle konuşulduğu zaman şöyle bir hissiyat var: "Hiçbir şekilde barışçıl yollarla sesimizi duyuramadığımız için şiddete başvurduk!" Yaşlılar ve iş çevrelerinden gelenler bile "tasvip etmemekle birlikte tamam bu çaresizliği anlıyoruz" diyorlar. Zannımca, bu gerçekler gelecekte yaşanacak protesto hareketlerinin ne yöne evrileceği konusunda etkili olacak."

Doktor Murat Es

Hong Kong Çin Üniversitesi Şehir Çalışmaları Programı/ Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi