Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: S-400'leri alarak savaşa hazırlanmıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazete ve televizyon kanallarının genel yayın yönetmenleri ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazete ve televizyon kanallarının genel yayın yönetmenleri ile görüştü -
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz, S-400'leri alarak savaşa hazırlanmıyoruz. Barışı ve kendi milli güvenliğimizi garanti altına almaya çalışıyoruz. Savunma sanayimizi geliştirmeye yönelik diğer tüm atılımlarımızın da amacı budur." dedi.

Gazete ve televizyon kanallarının genel yayın yönetmenleri ile Vahdettin Köşkü'nde bir araya gelen Erdoğan, "Ortaya çıkan tablo, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi tedarikinin tamamen kendi toprakları içinde ve bölgesinde barışı koruma amaçlı olduğunu göstermektedir. Bu keyfi değildir, bir zorunluluktur. İnşallah yıl sonuna kadar belli bir bölümü ve 2020'nin nisan ayına kadar tamamıyla bu işi bitirmiş olacağız." ifadelerini kullandı.

"ABD'den Patriot istedik satmadılar"

Türkiye'nin, savunma sistemlerini satın almak için daha önce ABD'ye başvurduğunu belirten Erdoğan, "Dönemin başkanı Sayın Obama başta olmak üzere Amerikalı yetkililerle bu meseleyi defalarca konuştuk. Talebimizi ifade ettik. Hatta epeyce de ısrarcı olduk. Maalesef, kongrenin izin vermediği gerekçesiyle bize o zaman Patriotlar satılmadı. O günden bu güne zaman zaman bu ısrarlarımız devam etti ama yine satılmadı." diye konuştu.

"F-35 konusunda yapılan dostluğa ve ortaklığa yakışmıyor "

Bir gazetecinin 'S-400 ve F-35'in bir ülkede aynı anda savunmaya katılması' sorusuna karşılık Erdoğan, şunları kaydetti:

"S-400 bir hava savunma sistemidir. O ayrı bir konu. Ama F-35'e geldiğimiz zaman o bir taarruz silahıdır. Fakat biz tabii buradaki 9 ortak ülkeden bir tanesiyiz. Hatta hatta biz burada, ortak olmanın ötesinde üretimine katılan ülkeyiz. Fakat bütün bunlara rağmen, bu yapılan hem dostluğa, hem böyle ortaklığa da yakışmıyor. S-400 farklı bir şey F-35 farklı bir şey. Ve biz burada ödeme planında da, ödemelerini en sağlıklı şekilde yapan bir ülkeyiz. 1 milyar 400 milyon dolar şu ana kadar biz F-35 ile ilgili ödeme yaptık. Bir diğer taraftan da parçaların üretimine yönelik, bunları da yapıyoruz. Şu anda ben tabii Başkan Sayın Trump'ın altındakilerle aynı düşüncede olduğuna inanmıyorum. Temenni ederim ki F-35 konusunda farklı bir istikamette gelişme olmaz."

"Terörle mücadele en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek"

Kandil'de devam eden operasyonların boyutuna ilişkin bir soruya, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadele konusundaki faaliyetlerimiz, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek. Asil milletimizi bu terör belasından kurtaracağız. Türk Silahlı Kuvvetleri, bütün gücüyle bu hedefini gerçekleştirmek için çalışmalarını yürütüyor. Bu bir taraftan sözde lider kadrosuna karşı istihbarat destekli harekata paralel Kuzey Irak'taki bütün inlere girerek o hedefleri temizleyeceğiz. Bunların tamamen temizlenmesi, bir plan dahilinde yürütülmektedir. Burayı aşama aşama temizleyeceğiz. Bir sistematik içerisinde götürüyoruz. Sincar dahil Mahmur Kampı'nın hemen yakınındaki yuvalanmış teröristler dahil bunların hepsi hedeftir. Kandil dahil hedeftir. Bunlar bir şekilde temizlenecektir." yanıtını verdi.

"Faiz oranlarında yıl sonuna kadar hedefimiz var"

AB üyesi ülkelerin ellerindeki en büyük silahlarının ekonomik yaptırımlar olduğunu ifade eden Erdoğan, "Yeter ki benim milletim notumuzu düşürmesin. Onların not düşürmesi bizi o kadar ilgilendirmiyor. Şu anda bizim enflasyonumuz 15,7'ye düşmüş vaziyette. Bu yıl sonuna kadar hedefimiz tek haneli rakama enflasyonumuzu düşürmek. Tek haneli rakama enflasyonumuzu yıl sonuna kadar düşürdüğümüz anda, faiz oranlarında yıl sonuna kadar belli bir hedefimiz var. Bunu da başaracağız. Ciddi manada bunu düşüreceğiz. Bu düştüğü anda enflasyonun ciddi manada düştüğünü göreceksiniz. Şu andaki hedeflerimizi belirledik. Adımlarımızı buna göre atacağız." diye konuştu.

Doğu Akdeniz'deki gelişmeler

Son dönemde, Türkiye'nin güvenlik hassasiyetini tetikleyen bir diğer gelişmenin de Doğu Akdeniz'de yaşandığını belirten Erdoğan, "Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin, Doğu Akdeniz'deki haklarını, hukuklarını, çıkarlarını yok sayan anlayışın bölgeye çöreklenme çabalarına karşın somut adımlar atıyoruz. Halen Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimiz, bunun yanında da Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Araştırma Gemimiz, bölgede faaliyetlerini tüm tehditlere aldırmadan sürdürüyor. Bu gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla yanlarında Deniz ve Hava Kuvvetlerimizin unsurları da bulunuyor. İsrail, Mısır, Libya, Cezayir ve Tunus başta olmak üzere, bölge ülkelerindeki tüm gelişmeleri dikkatle takip etmek mecburiyetindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kıbrıs'a uygulanan silah ambargosunun kaldırılması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin S-400 almasına yönelik ABD'nin tepkilerinden biri olarak da okunabilecek bir adım Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne uygulanan silah ambargosunu kaldırmayı öngören yasanın, temsilciler meclisinde onaylanması oldu. Senatoda da onaylandı. Bu öneriyi getiren de Türkiye'ye yönelik F-35'lerle ilgili kısıtlama getirilmesi gerektiğini söyleyen senatördü. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Erdoğan, ABD'li Cumhuriyetçi Kuzey Carolina Senatörü Lindsey Graham'ın Türkiye düşmanı biri olduğunu belirterek, "Böyle bir zatın, senatoya getirmiş olduğu bu tehdit, Türkiye ile ABD ilişkilerini adeta bozmaya yönelik hesapsız bir tehdittir. Ben inanıyorum ki Sayın Trump bu oyuna gelmeyecektir." cevabını verdi.

"Batı ile kurduğumuz paktlara rağmen en büyük tehdidi yine onlardan gördük"

Türkiye'nin milli güvenlik hassasiyetlerinin, herhangi bir vehme veya örtülü başka bir amaca değil, tamamen olgulara dayalı olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti, Yunanistan gibi küçük bir devlete değil, onu üzerimize gönderen geri plandaki dönemin devasa güçlerine karşı kazandığımız zaferle kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde de sınamalarımız hiç bitmemiştir. Batı ittifakı ile kurduğumuz siyasi ve askeri paktlara rağmen, en büyük tehditleri yine onlardan gördüğümüz bir gerçektir. Bu siyasidir, bu ekonomiktir, bu kültüreldir, her anlamda... Soğuk Savaş döneminde uzunca bir süre Sovyetler Birliği'ne karşı ileri garnizonluk yapmış olmamız dahi, bizi bu tehditlerden korumaya yetmemiştir. Yunanistan ve daha sonra Güney Kıbrıs Rum Kesimi, başımızda Demokles'in Kılıcı gibi hep sallandırılmıştır."