Son Dakika

Ticaret savaşlarında Trump Çin'den ne istiyor?

Ticaret savaşlarında Trump Çin'den ne istiyor?
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

2018'de aluminyum ve çelik başta olmak üzere pek çok kalemde karşılıklı ek vergiler getirilmesi ile başlayan Amerika Birleşik Devletleri-Çin ticaret savaşında son perdeye mi giriliyor?

Hafta sonu gerçekleşen G7 Zirvesi sonrası pazartesi sabahı yaptığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump, "Dün gece Çin bizim ticaretle ilgili üst düzey yetkililerimizi arayıp yeniden masaya oturma önerisi getirdi" diyerek Pekin'in bir uzlaşıya varmak istediğini ileri sürdü.

Kendisinin doğrudan Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile görüşüp görüşmediğine dair açıklama yapmayan Trump, "Bir anlaşmaya varmak istiyorlar. Kısa zaman içinde müzakerelere başlayıp buradan ne çıkacağını göreceğiz, ama uzlaşacağımızı düşünüyorum" dedi.

Pekin'den Cuma günü gelen 'ABD ürünlerine ek gümrük vergisinin arttırılacağı' duyurusu sonrasında Trump geri durmamış ve tüm Çin mallarına ek gümrük vergisi getireceğini söylemişti. Trump ayrıca Çin'de faaliyet gösteren ABD'li şirketlere de "Eve dönün" çağrısı yapmıştı.

Tüm bu gerilim neticesinde Çin para birimi Yuan, Dolar karşısında 2008'den bu yana gördüğü en düşük seviyede bulunuyor. Çinli yetkililer misillemelerden kaynaklı piyasa dalgalanmalarını önlemek için itidal çağrısı yaparken baskılar Pekin'i Trump yönetimi ile uzlaşmaya zorluyor.

Çin Trump'ın isteklerini yerine getirirse ne olur?

Eğer Çin Trump yönetiminin istediği tarzda bir anlaşmaya 'tamam' derse bu çok önemli birkaç unsurun hayata geçmesi anlamına gelecek. İlk olarak Çin daha açık bir pazar haline gelecek ve başta Amerikan şirketleri olmak üzere farklı ülkelerden girişimciler Çin pazarına daha kolay erişim sağlayacak.

Çin'de daha güçlü varlık ve mülkiyet hakları oluşması söz konusu olacak ki bu durumda gelişmiş teknolojilere sahip firmalar Çin pazarına girdiklerinde sahte ve kopya üretim yapmaya kalkacak Çinli firmalar karşısında rekabet güçlerini koruyabilsinler. Bunun yanı sıra benzeri alanlarda iş yapan Çinli firmalara devlet sübvansüyanları verilmesi konusunda da Pekin önemli kısıtlamalara tabi olacak.

Bir başka önemli müzakere konusu da Çin'de iş yapmak isteyen şirketlerin ülke pazarına girdiğinde sadece iş planında gerekli görülürse Çinli bir ortak ile hareket etmeleri. Var olan durumda yabancı firmaların yanlarına Çinli bir ortak alarak çalışması zorunlu.

"Biz zaten bu reformları yapacaktık"

Reformların gerçekleşmesi halinde Çin Komünist Partisi'nin 'ABD'nin baskısı' nedeniyle değil 'Çin'in kendi çıkarları' doğrultusunda reform yaptığı ve zaten bu yönde adımlar için hazırlıkların uzun süredir devam ettiği şeklinde topluma aksettirmesi bekleniyor.

Parti yetkilileri ve danışmanları içerisinde bu tür reformları savunan kişiler olduğu biliniyor. Fikri ve mülki haklar alanında yaşanacak iyileşmelerin bir ülkeye daha az değil tersine orta ve uzun vadede daha fazla 'know-how' (yapabilme bilgisi) ve teknoloji getirdiğini savunanlar Vietnam örneğini veriyor. Ancak Trump'ın başlattığı ticaret savaşına kadar rejimde bu sesler pek duyulmuyordu.

Tüm bunlarla birlikte Hong Kong meselesi de Çin ile yapılacak ticaret müzakerelerinde gündeme gelebilir ve Pekin'den Hong Kong'un özerklik alanını daha fazla kısıtlamaması talep edilebilir ancak bunun ticaret görüşmelerinin maddelerinden biri değil sadece siyasi yan gündemi olarak ele alınması öngörülüyor.

Çin bu konuda orduyu devreye sokmadığı ve kan akıtmadığı sürece Başkan Trump'ın meseleyi Çin'in kendi meselesi olarak değerlendirdiği biliniyor. Ancak Trump geçtiğimiz günlerde Çin'in ordu birliklerini Hong Kong sınırına göndermesi üzerine bir açıklama yapmış ve "İkinci bir Tiananmen Meydanı vakası yaşanırsa ticaret anlaşması mümkün olmaz" demişti.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.