Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Euronews Özel: Libya'daki mülteci krizi ve Birleşmiş Milletler'in ülkedeki rolü

Euronews Özel: Libya'daki mülteci krizi ve Birleşmiş Milletler'in ülkedeki rolü
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Muammer Kaddafi'nin 2011'de devrilmesinden bu yana iç savaşa sahne olan Libya'da en büyük sorunların başında mülteci konusu geliyor.

Evlerini terk edip Avrupa'ya ulaşmak isteyen on binlerce kişi gözaltı merkezlerinde 'insanlık dışı' şartlar altında yaşıyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yürüttüğü operasyonlarla onlara yardımcı olmaya çalışan kurumların başında geliyor. Ancak gelinen noktada ihmallerin yaşandığı ve mülteci krizinin giderek derinleştiği ifade ediliyor.

Euronews, farklı gruplar arasında çatışmaların devam ettiği Libya'ya giderek kamplardaki dramı ve mültecilerin yaşadığı şartları araştırdı.

Oturum alamayanlar intihar ediyor

Libya'daki gözaltı merkezlerinin çoğu milisler ve insan kaçakçıları tarafından kontrol ediliyor. 2018'in Eylül ayından bu yana en az 6 gözaltı merkezinde şiddet olayları yaşandı. Burada kalanlar da kaçmak zorunda kaldı.

Güvenli bölgelere tahliye edilmeyen sığınmacıların tek seçeneği denizi aşarak Avrupa'ya ulaşmak. Ancak bu yolculukların da ölümle sonuçlanma riski çok büyük.

Başkomiser Abdelnaser Ezam, yanlış politikaların mültecileri intihara sürüklediğini söylüyor:

"Yakın dönemde Somali'den bir mülteci burada kalıyordu. 2 yıl boyunca buradaydı. UNHCR ekibi gelerek ona burada yerleşme hakkının bulunmadığını bildirdi. Bunun üzerine o kişi kendini yakarak intihar etti. 2 gün ağır yaralı olarak yaşadı sadece. Mülteciler bunun gibi bunalımlar yaşıyor. Çünkü onlar UNHCR tarafından kayıtları yapıldığında otomatik olarak kabul edileceklerini düşünüyor. Bir kişinin 2.5 yıl burada kaldıktan sonra kabul edilmemesi bir sürpriz. Aslında bu bir sorun."

Savaştan kaçan ve güvenli bölgelere tahliye edilmek için işlemleri devam eden mültecilerle ilgili ihmallerin olduğuna şahit oluyoruz. Trablus merkezli hükümetle çalışan UNHCR'ye bu süreçte neden şeffaf bir politika izlenemediğini soruyoruz. Ayrıca kamplarda yaşayanların hikayelerini dinliyoruz.

Avrupa Birliği, Afrika için Acil AB Güven Fonu kapsamında Libya'daki mültecilere yardım ediyor. Birlik, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve UNHCR ile birlikte bölgede koordineli çalışıyor.

Ülkedeki iki başlı yönetimden biri UNHCR'yi ve Libya'daki faaliyetlerini tanımıyor.

Yaklaşık 5 bin kişi tahliye edilmeyi bekliyor

Libya'da 50 binden fazla kayıtlı mülteci ve sığınmacı var, yüzde 91'i şehirlerde yaşıyor. Onlardan 4 bin 673'ü sayıları 26-30 arasındaki gözaltı merkezlerinde adeta 'hapis hayatı' yaşıyor. Bu kamplardaki insan hakları ihlalleri ciddi boyutlara ulaştı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği de güvenlik garantisinin olmadığı bu topraklarda çalışmalarını sürdürüyor. Trablus yakınlarında bu yılın Nisan ayında Kasr bin Gaşir'de patlak veren olaylarda mültecilerin isyancılar tarafından ayrım gözetmeksizin öldürüldüğü rapor edildi.

UNHCR bölgeden 325 kişiyi tahliye etmeyi başardı. Ancak onların gönderildiği Ez-Zaviye kampında işkence iddiaları gündeme geldi. Göçmenler bu yılın Haziran ayında kamptaki şartları protesto ettikleri sırada milisler tarafından öldürüldü. UNHCR'ye göre, Libya’daki mülteci sayısı 268 binin üzerinde.

Diğer yandan yerlerinden edilen mültecilerin yeniden yerleşimlerinin sağlanmasının 30 yılı bulacağı tahmin ediliyor.

Mülteci programlarıyla ilgili yolsuzluk iddiaları

Mültecilerle ilgili yürütülen çalışmalarda hem Libya'daki kaynaklardan hem de uluslararası yardım uzmanlarından yapılan suçlamalar şu şekilde:

-Kentsel bağlamda yaşayan göçmenlere karşı ayrımcılık

-Tahliye tesislerinde yolsuzluk

-Milliyetlere dayalı koruma sistemi

-Yüzlerce göçmenin mesajı cevapsız bırakıldı

-Şişirilmiş fiyatlara satın alınan dizüstü bilgisayarlar (bazılarının değeri 5 bin 800 dolardan fazla)