Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Irak'ta hükümet karşıtı protestolarda bilanço ağırlaşıyor: En az 42 ölü, 2 bin 500 yaralı

Irak'ın başkenti Bağdat'ta sokağa çıkma yasağına rağmen gösteriye devam eden bir eylemci zafer işareti yaptı
Irak'ın başkenti Bağdat'ta sokağa çıkma yasağına rağmen gösteriye devam eden bir eylemci zafer işareti yaptı -
Telif hakkı
AFP
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Irak'ta salı gününden bu yana devam eden hükümet karşıtı gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 40'ı aştı.

Eylemciler ile güvenlik güçleri arasında en şiddetli çatışmaların yaşandığı ülkenin güney doğusundaki Nasiriye kentinde, biri polis en az 25 kişi hayatını kaybetti. Böylece son 3 günde ölenlerin sayısı 42'ye yükseldi.

Olaylarda, yaklaşık 2 bin 500 kişi de yaralandı.

Başkent Bağdat ile ülkenin güneyindeki bazı kentler 1 Ekim'den bu yana işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle hükümet karşıtı protestolara sahne oluyor.

Olaylar nedeniyle başkentin yanı sıra Nasiriyye, Meysan (Amara) ve Babil (Hile) kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürüyor.

Başkentte güvenlik güçleri, protestocuların Tahrir Meydanı'na erişimini engellemek için üst düzey tedbirler alıyor.

Güvenlik güçleri, sabah saatlerinden itibaren Tahrir Meydanı'na çıkan yolları beton bariyerlerle kapattı.

Irak devlet televizyonu da Tahrir Meydanı'ndaki güvenlik güçleri ile askeri araçların görüntülerini yayınlandı.

Gösterilerin yaşandığı Hallahi Meydanı'nda da güvenlik güçlerinin nöbeti devam ediyor.

Irak makamları, gösterileri kontrol etmek için perşembe günü internet ve özellikle de sosyal medya platformlarına erişimi engelledi.

Yerel telefon şebekeleriyle iletişimde zaman zaman sorunlar yaşanıyor.

Protestolar özellikle Şii nüfusun yoğun olarak yaşadığı güney kentlerine hızla yayıldı.

Irak'ta Şii paramiliter güç olarak kurulan ve daha sonra Savunma Bakanlığı çatısı altına alınarak resmi güvenlik birimi haline getirilen Haşdi Şabi örgütü de göstericilerin hedefinde.

Haşdi Şabi'nin Necef ve Amara kentlerindeki ofisleri göstericiler tarafından ateşe verildi.

Irak güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanması olasılığı nedeniyle ülkenin batısında ve kuzeybatısındaki Sünni kentlerde gösterilere katılım olmadı.

"Halkın üzerine ateş açanlar İranlılar"

Bazı protestocular ise göstericilere ateş açan kişilerin Farsça konuşan İranlılar olduğunu belirtiyor.

Bağdat'ta bir protestocu, "İnsanlar soyguna uğruyor, şimdi insanlar dilenmeye başladı. İş yok, protesto etmek istiyorsun üzerine ateş açıyorlar. Hepsi de Farsça konuşan İranlılar. Onlarla konuşmak istiyorsun ama Farsça cevap veriyorlar. Iraklılar üzerine ateş açmaz." diye konuştu.

Bir başka gösterici de, "Sokağa çıkma yasağına rağmen haklarımızı talep etmek için protestolara devam edeceğiz. Rejimi değiştirmek istiyoruz. Halkımızı tutukladılar. İnsanımıza IŞİD'in bile yapmadığı şeyleri yaptılar. Dövdüler, aşağıladılar, gerçek mermilerle ateş açtılar. Biz ne yaptık? İntihar bombacısı mıyız? Tüm bu insanlar haklarını aramak için burada." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Başbakan Adil Abdulmehdi: Protestocuların tepkisini anlıyoruz

Başbakan Adil Abdulmehdi, göstericilerin taleplerinin kendileri tarafından anlaşıldığını, ancak hükümetin elinde sihirli bir değneğin bulunmadığını ve bir yıl içinde hayallerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Yoğun protestoların devam ettiği sırada Irak devlet televizyonunda konuşma yapan Abdulmehdi, "Bizler bugün devletle devletsizlik tercihi arasındayız. Demokrasi sürecine ulaşana dek büyük deneyimler elde ettik, şimdi ciddiyetle hizmet etmek ve çalışmak istiyoruz." dedi.

Abdulmehdi, göstericilere ümitsizlik söylemlerinde bulunanlara, geriye dönüş ve toplumun militarize olması çağrısı yapanlara kulak asmamaları çağrısında bulundu.

Gösteriler sırasında kurumlardaki yangınların birçok soru işareti taşıdığına dikkati çeken Abdulmehdi, şunları söyledi:

"Bazıları gösterilerin barışçıl olmaktan çıkartılmasında başarılı oldu. Taşınan bazı pankartlar ve sloganlar bazılarının gösterileri kullanma ve yok etme gayretlerini ortaya çıkardı. Gösterilerin tırmandırılması artık zarara ve kayıplara yol açmaya başladı"

Hükümetin elinde sihirli çözümler yok

Hükümetin boş vaatlerde bulunmadığını ve geçici çözümler sunmadığını belirten Başbakan Abdulmehdi, "Sorunların giderilmesi için hükümetin elinde sihirli çözümler yok, hayallerin bir yıl içinde gerçekleşmesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Bu aşamada şahsen ben işin sorumluluğunu yükleniyorum" diyen Abdulmehdi, Parlamento'dan müdahalelerden ve siyasi kotalardan uzak olarak bakanlıklarda revizyon yapma yetkisi istedi.

Başbakan cinai bir suç işlememiş olan gözaltındaki göstericilerin serbest bırakılacağını, güvenlik güçlerinin şiddet kullanımına ilişkin komisyonlar kurularak inceleme başlatılacağını kaydetti.

Yıkılmış altyapı miras geldi

"İşsizliği biz üretmedik, yıkılmış altyapı bize miras geldi" şeklinde konuşan Abdulmehdi, geçen günlerde yolsuzlukla suçlanan bin memuru yargıya sevk ettiklerini hatırlattı.

Abdulmehdi, dar gelirli ailelere maaş bağlanması için bakanlar kuruluna proje sunacaklarını sözlerine ekledi.

Göstericilere hitaben Adil Abdulmehdi, "Siyasi realiteden hoşnutsuzluğunuz anlayışla karşılanıyor ve gerekçeleri var. İyileştirme ve yolsuzlukla mücadele talepleriniz bize ulaştı. Bundan sonra gücümüzün yettiği her şey için bizi hesaba çekin, ancak sihirli çözümlere sahip değiliz." diye konuştu.