Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Kılıçdaroğlu: Suriyelilere kızma hakkımız yok, Suriyelileri buraya getirenlere kızacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu -
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu'da düzenlenen TBMM Grubu, 27. Dönem 2. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında konuşma yaptı.

Türkiye'nin 'iç ve dış politika sorunlarını' görüştüklerini belirterek konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, ülkenin çıkarları neyi gerektiriyorsa, çıkarlar üzerine politika üreten bir parti olduklarını tüm dünyaya gösterdiklerini belirtti.

"Suriye politikasında nasıl bir uluslararası konferans düzenledi isek, ekonomide ve ekonominin diğer alt açılımlarında pek çok düşünceyi tartıştık." diyen Kılıçdaroğlu, "Bizim dışımızdaki dünyadan gelen insanlarla konuştuk. Belki bizim göremediğimizi, düşünemediğimizi akademi dünyasından ya da dış dünyadan gelenler görecektir. Biz hiçbir ayrım yapmadan sorunları çözmek istiyoruz. Sorunların altında ezilen bir kitle var." ifadelerini kullandı.

"Demokrasiyi koruyor muyuz? Hayır tam tersine demokrasinin önüne yeni barajlar geldi. Biz 82 milyon adına bu barajları kaldırma konusunda kararlıyız." diyen Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ülkeyi 17 yıldır tek başına yöneten bir iktidar var. İstediği kararı alıyor. İstediği yasayı, kararnameyi çıkarıyor. İstediği kişiyi kamudaki görevinden alıp istediği kişiyi atıyor. 17 yılda bir refah toplumu haline gelemedik. 17 yılın sonunda neden ekonomik kriz yaşıyoruz. Neden üniversite mezunlarımız işsiz? Neden 17 yılın sonunda 10 binlerce çocuk yatağa aç giriyor? Neden çiftçilerimiz geçinemiyor?"

"Türkiye'de demokratik devlet yok, Türkiye parti devletine dönüştü"

"Eğer siz devleti liyakate göre değil de sadakate göre yönetirseniz o zaman farklı bir devlet yapısı çıkıyor ortaya. Ona bir parti devleti diyoruz." diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bugün Türkiye, içinde bulunduğu konum itibarıyla dünyadaki bütün aydınların, bütün demokratların kabul ettiği bir gerçekle karşı karşıya. Türkiye'de bir demokratik devlet yok bir parti devleti var. Çünkü her şeyi bir kişi belirliyor. Merkez Bankası Başkanı görevden alınacaksa bir kişinin kararı üzerine alınıyor. Bir yasa çıkacaksa bir kişiyi ikna ettiğiniz zaman o yasa çıkıyor. Dış politika bir kişinin arzusu üzerine belirleniyor. Bakanlıklar; bunların hiçbir önemi yok. Bağımsız kurumlar; bunların da hiçbir önemi yok. O kurumların başına istediğiniz adamı getiriyorsunuz ve o bir kişinin memnun olacağı sonuçları ilan etmesini istiyorsunuz. Tıpkı enflasyonun yüzde 9 ilan edilmesi gibi. Bu ancak parti devletinde olur. Devlet, bizim anladığımız anlamda bir devlet olmaktan çıktı bir parti devletine dönüştü. Siyasi iktidarın beklentilerine göre veri üreteceksiniz deniliyor. Halkı kandıracağım diyor böylece. Siz bir şekliyle vatandaşı kandırmaya çalışıyorsunuz. Asgari ücret 2 bin 20 lira ama cumhurbaşkanının danışmanları onların çok fazlasını alıyor. Asgari ücretli vergi verecek ama danışmanlar vermeyecek. Neden? Çünkü onlar sarayda görev yapıyor. Çünkü saray sosyetesinin ayrı bir özelliği var."

"Parti devleti hanedan devletine döndük"

Türkiye'nin parti devletinin ardından hanedan devletine dönüştüğünü söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı sarayında çalışanların kendi arasında rant kavgasına tutuştuklarını ifade etti:

Kılıçdaroğlu, "Bu parti devleti bir hanedan devletine dönüştü. Saraya bakın kayın pederler orada, damatlar orada, gelinler orada, kendi içlerinde her türlü kavgalar var. Pelikan grubu var başka gruplar var. Damat mı etkilidir başka bir grup mu etkilidir? bütün bunları kendi içlerinde yaşıyorlar. Ama bir şeyleri var; hepsinin tuzu kuru. Hepsinin cebi para dolu. Türk Lirası değil ama, Amerikan Doları. Hepsinin keyfi yerinde. Kavga? Kavga rant, ihale üzerinden çıkıyor. Ben mi alacağım öbürü mü alacak? Doymadılar çünkü. Paraya doymuyorlar. Böyle bir olay var. Damada her türlü yetki verildi. Memleket teslim edildi, devletin hazinesi teslim edildi. Söyler misiniz dünyanın hangi demokratik ülkesinde bir devletin hazinesi damada teslim edilir. Hanedan devletinin varlık nedeni de bu zaten. Çok açık ve net bütün dünyaya gösteriyor. Biz hanedan devletiyiz, damadımı bu işin başına getirdim diyor." şeklinde konuştu.

"Damat güven vermiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı ve aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a sert ifadelerle yüklenen Kılıçdaroğlu, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"Damat güven vermiyor. Bugüne kadar neredeyse her hafta bir ekonomik program açıkladı ama söylediği rakamların hiçbirisi tutmadı. Ama olsun, diyor damat. Tutmadı, önümüzdeki ay bir program daha açıklarım. O tutmadı ondan sonraki ay bir program daha açıklarım diyor. Diyorlar ki damada güvenin, nesine güveneceğiz? Bari söylediği bir cümle, verdiği bir rakam tutsaydı. Bir rakam dahi tutmuş değil. Doğruyu söylediniz de biz mi güvenmedik?"

"Şam yönetimi ile görüşeceksiniz"

Dış politikada bir tıkanıklık yaşandığına işaret eden CHP lideri, Suriye meselesi için Beşşar Esad yönetimi ile görüşülmesi gerektiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, Suriye meselesi ile ilgili şunları söyledi:

"Geldik tıkandık dış politikada. Yanlış bir dış politika, Türkiye'yi bütün alanlarda hareket edemez bir noktaya getirdi. Suriye'de söyledik, yine söylüyoruz, bir daha söylüyorum. Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor isen, Suriye'de iç savaş bir an önce bitsin istiyorsan Şam yönetimiyle konuşacaksın. Şam yönetimiyle bir araya geleceksin. Terörü mü bitireceksin, Şam yönetimiyle konuşacaksın. 'Hayır ben konuşmam', e ne olacak? 'Ben bildiğimizi okurum' Sen bildiğini zaten okumuyorsun ki. Sana birileri dikte ediyor, sen o dikte edilenleri hayata geçiriyorsun. Tamamen egemen güçlerin istediği ölçüde bir dış politika oluşturuluyor. Erdoğan Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlığını yapmaya devam ediyor."

"Suriye'ye neden ve hangi gerekçe ile silah gönderiyorsun?"

Kocaeli'de intihar ederek hayatına son veren 9 yaşındaki Suriyeli çocuğa da değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "Vail isimli 9 yaşındaki bir çocuk neden intihar eder? Acaba bunu, bu dış politikayı bu ülkenin başına bela eden kişi acaba düşünüyor mu? Bu dış politika böyle olmasaydı Vail Türkiye'ye gelmeyecekti. Ailesi orada kalacak ve bu çocuk da intihar etmeyecekti. Bizim Suriyelilere kızma hakkımız yok, Suriyelileri buraya getirenlere kızacağız. Suriyeliler başımıza bela edenlere kızacağız biz. Suriye'ye neden, hangi gerekçe ile silah gönderiyorsun? Neden insanları birbirine kırdırıyorsun? Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlığı dolayısıyla. Türkiye üzerinden neden silah gönderildi? Türkiye üzerinden neden teröristler gönderildi? İdlib'de terörist kaynıyor. 70 bin terörist olduğu söyleniyor. Söz verdiler teröristlerin elinden silahı alacağız. Alamıyorlar. Terörist seni mi dinleyecek?" ifadelerini kullandı.