Son Dakika
This content is not available in your region

Myanmar lideri Suu Kyi Adalet Divanı'nda: Suçlamalar neler? Dava süreci nasıl işleyecek?

Myanmar lideri Aung San Suu Kyi, Myanmar'a açılan soykırım suçlamasını savunmak için Uluslararası Adalet Divanı'nda. Lahey / Hollanda
Myanmar lideri Aung San Suu Kyi, Myanmar'a açılan soykırım suçlamasını savunmak için Uluslararası Adalet Divanı'nda. Lahey / Hollanda   -  
©
AP
Metin boyutu Aa Aa

Myanmar'da Müslümanları hedef alan katliama sessiz kalmak hatta reddetmekle suçlanan Nobel Barış Ödülü sahibi Myanmar lideri Aung San Suu Kyi, Uluslararası Adalet Divanı'nda ülkesini savunuyor.

Gambiya, İslam İşbirliği Teşkilatı adına, 11 Kasım 2019'da Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) müracaat ederek "Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın soruşturulması"nı talep etmişti.

Suçlamalar neler?

Batı Afrika ülkesi, şikayetin, "Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırım ve tecavüz suçlarının Myanmar tarafından 1948 tarihli Soykırım Anlaşması’nın ihlali anlamına geldiği gerekçesiyle" açıldığını bildirdi.

Ayrıca Myanmar'ın Soykırım Anlaşmasının 3'üncü maddesindeki soykırımı cezalandırma yükümlülüklerini ihlal ettiğine dayanarak UAD'dan geçici tedbir kararı vermesini de talep etti.

Davanın ilk duruşması, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nde Birleşmiş Milletler'in en yüksek yargı mercii konumundaki Uluslararası Adalet Divanı'nda görülmeye başladı.

Dava ile ilgili duruşmalarda, Gambiya'nın tedbir kararı talepleri ve Myanmar'ın itirazları dinlenecek.

Gambiya, Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın ve vahşetin derhal durdurulmasını talep ediyor.

Gambiya'nın tedbir talepleri arasında Myanmar'ın soykırıma yönelik delilleri yok etmesinin önüne geçilmesi ve soykırımın önlenmesine yönelik aldığı tedbirlerin düzenli olarak raporlanması da bulunuyor.

Dava süreci nasıl işleyecek?

Mahkemenin şikayet konusunda nasıl karar vereceği bilinmese de esasa ilişkin kararın 1-2 yıl sürebilecek olması sebebiyle UAD'nin tedbir kararını kısa bir sürede vermesi bekleniyor.

Merkezi Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler anlaşmaları ile uluslararası anlaşmalara konu olan sorunların çözümü konusunda BM'nin en yüksek yargı organı olarak görev yapıyor.

Suu Kyi Myanmar'ı neden bizzat kendisi savunuyor?

Yapılacak duruşmalarda Myanmar'ı Aung San Suu Kyi savunacak.

Analistler, Suu Kyi'nin bir zamanlar kendisini de hapiste tutan ordunun gerçekleştirdiği katliamı savunmak için UAD'nın karşısına neden çıktığına dair şu yorumlarda bulunuyor:

2020'de yapılacak genel seçimlerde partisi Ulusal Demokrasi Ligi’ne (National League for Democracy) oy kazandırmayı amaçlıyor.

Zira NLD, 3 Kasım 2018’de yapılan ara seçimde ciddi oy kaybı yaşamıştı.

Suu Kyi, NLD’nin azalan oylarını telafi etmek ve özellikle milliyetçi seçmene hitap eden yeni partilere karşı rekabet gücünü arttırmak için UAD önüne bizzat çıkıyor.

Suu Kyi’nin Divan önüne çıkmasının bir diğer amacının şu anda olduğu gibi devlet danışmanı değil bizzat devlet başkanı olabilmek için gerekli Anayasa değişikliğine hazırlanıyor olması.

Myanmar Anayasası'nın 3'üncü Bölümünün 59'uncu Maddesi anne-babası, eşi ya da çocukları başka bir ülkenin vatandaşı olan kişilerin ülkeye başkanlık etmesini yasaklıyor.

Ölen eşi ve hayattaki iki çocuğu İngiltere vatandaşı olan Suu Kyi, bu nedenle resmi olarak Myanmar Devlet Başkanı olamıyor.

Divan önündeki davadaki olası başarısı, Suu Kyi'nin, parlamento nezdinde kazanacağı itibarla Myanmar Anayasasında istediği değişiklikleri yapabilecek desteği sağlayacak olması.

Bir başka görüş de ülkedeki en etkin güç olan askeri kanadın vetosunu aşmak ve meclisteki çoğunluğun desteğini, Divan karşısında ülkesini soykırım suçundan aklayarak elde etmek.

Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.

BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve katliamdan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.

Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.