Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a sert eleştiriler: Aramızdaki mutabakat gereği sustum

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a sert eleştiriler: Aramızdaki mutabakat gereği sustum
©  AP   -   Burhan Ozbilici
Metin boyutu Aa Aa

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni kurulan Gelecek Partisi Genel Başkanlık görevine seçildiği kurucular kurulu toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sert eleştiriler yöneltti.

Türkiye'nin son 3,5 yıldır kötü yönetildiğini söyleyen Davutoğlu, "Bu mudur bizim idealimiz olan yeni Türkiye?" diyerek tepkisini dile getirdi.

Davutoğlu, özellikle Erdoğan'ın kendisiyle ilgili sarf ettiği, "Halkbank'ı dolandırdı" sözünden hicap duyduğunu belirtti ve son 3,5 yıl boyunca yapılan mutabakata sadık kalma adına her türlü hakarete, trol saldırılarına sabrettiğini ve ceşitli baskılara hedef olduğu görüşünü dile getirdi.

İhraç istemiyle disipline sevk edildiği AK Parti'den istifa ederek Gelecek Partisi'ni kuran Davutoğlu, toplantı sonrası düzenlediği basın toplantısında cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık arasında bir çatışma yaşanmaması için sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtti.

"Kimse bize geçmiş sözümüzü hatırlatmasın mahcup olurlar"

Davutoğlu, "Türkiye'de cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık arasında bir çatışma doğmasın diye yaptım. Cumhurbaşkanı benim kadim dostumdur bu hukuk bozulmasın diye yaptım. Aramızdaki mutabakatın gereği bunu yaptım" dedi. Davutoğlu açıklamalarının devamında, "Kimse bize geçmiş sözümüzü hatırlatmasın mahcup olurlar" ifadesini kullandı.

"Cumhurbaşkanı yine birileri tarafından yanlış bilgilendiriliyor"

Erdoğan'ın kendisiyle ilgili sarf ettiği, "Halkbank'ı dolandırdı" sözünden hicap duyduğunu söyleyen Davutoğlu, "Cumhurbaşkanı vicdanıyla baş başa kaldığından Davutoğlu’ndan her şey çıkar ama dolandırıcı çıkmaz diyebilir, eğer vicdanı kaldıysa. Bir dolandırıcılık varsa ben buradayım hukuki işlemleri başlatın en ağır cezaya razıyım. Her şeye hazırım hazır olmadığım şey iftiralara maruz kalmaktır. Neden hukuki süreç başlatılamıyor biliyor musunuz? Çünkü benim başbakanlığım döneminde Halkbank’tan Şehir Üniversitesi'ne bir gram kredi verilmedi. Ben kredi verin demedim. Anlaşılan o ki Sayın Cumhurbaşkanı yine birileri tarafından yanlış bilgilendiriliyor. Lütfen kenara çekilip muhasebe yapsın" diye konuştu.

"Bu mudur bizim idealimiz olan yeni Türkiye?"

Davutoğlu, iktidara yönelik olarak, "Orada ders veren genç yaşta akademisyenler biliyorum birbirlerine borç vererek eve gidenleri biliyorum Bu mudur bizim idealimiz olan yeni Türkiye? Sanılıyor mu ki bu acılar üzerine payidar olunur?" diye sitem etti.

3,5 yıl boyunca yapılan mutabakata sadık kalma adına her türlü hakarete, trol saldırılarına sabrettiğini söyleyen Davutoğlu, "Benim ve eşimin mesleki konferansları engellendi. Başbakanlık tasfiye edilirken benimle birlikte çalışan tüm başdanışmanlar lise mezunu memur seviyesine indirildi. Bırakın mülakat yapmayı adımızı anan basın organlarının sesi kısıldı. Eğer Türkiye daha iyi bir hale gelmiş olsaydı ben 3,5 yıl önceki mutabakatımıza uyardım. Ama Türkiye’nin geldiği noktada öncelikli sadakatımız bu ülkeye ve milletimizedir" ifadelerini kullandı.

"En yakın arkadaşım denilen kişiye dolandırıcılık suçlaması yapılan yerde vefadan bahsedilebilir mi?"

Tüm yapılanlara rağmen AK Parti’den ayrılmadığını, ihraç talebiyle disipline sevkedildiğini kaydeden Davutoğlu, "Bunu yapanlar vefada bahsedebilir mi? En yakın arkadaşım denilen kişiye dolandırıcılık suçlaması yapılan yerde vefadan bahsedilebilir mi? Devlet adamı hata yapmışsa sesimizi yükseltmek Hazreti Ömer’in adalet anlayışıdır" diye tepki gösterdi.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:

"Basın ve basın mensupları demokrasimizin en büyük gücüsünüz, basın mensuplarının neler çektiğini bakanlık ve başbakanlık dönemimden biliyorum."

"Müslüman Hristiyan Sünni Alevi Kafkas kökenli olmak üzere hepimiz bir aradayız. Bizim temel hedefimiz kurumsallaşmayı en iyi şekilde yapmak. Halkımızın beklediği iletişim yöntemini ve politikaları ortaya koymak. Allah utandırmasın."

"Türkiye’nin getirildiği yer, nepotizmin, her türlü yolsuzluk, şatafatın yaygın olduğu yer"

"Üç buçuk yıl hayatı düşünce üretmekle geçen bir insana üniversiteler kapandı. Bırakın mülakat yapmayı adımızı anan basın örgütleri tehdit edildi. Bütün bunları sineye çekip siyasi hayata geri dönmez cumhurbaşkanına herhangi bir şey söylemek sözünü ettiğim şeyi takip ederdim ama 3,5 yıl sonra Türkiye’nin getirildiği yer, nepotizmin, her türlü yolsuzluk, şatafatın yaygın olduğu, millet ekonomik krizden ıstırap çekerken bunu görmeyen bir anlayışın yerleştiği yerde olmaz. Her gün kapıma insanlar gelip size oy vermiştik neden bıraktınız ülke neden bu halde diye sorduklarında benim sözüm olmadı. Eğer bu kötü gidişatla ilgili yaptığım manifesto sonrasında oturup konuşma imkânı olsaydı yine susabilirdik. 3.5 yılda ayrı ayrı 5 tane rapor sundum. Bunların gereği yapılsaydı yine sesimiz çıkmazdı. Biz ayrılmadık o bizi ayırdı. Milletimiz bunu görmeli. Biz ihraç talebiyle sevk edildik. Tarihte ilk defa. Bunu yapanlar vefadan bahsedebilirler mi? Bir akademisyene amfileri kapatanlar cefadan bahsedebilir mi? En önemlisi en yakın arkadaşım dediği arkadaşına dolandırıcılık suçlaması yapılmasından sonra hâlâ vefadan bahsedilmesi mümkün mü? Ben hayatta hiçbir zaman hayatta verdiğim sözden geri dönmedim. "

"Şahsi olarak hiçbir yerde cumhurbaşkanı ve ailesine laf söylenmesine müsaade etmem ama. Devlet bazında hakikatleri söyleriz. Kimse bize geçmiş sözümüzü hatırlatmasın mahcup olurlar."

"Böyle bir anayasa değişikliğine gitmeyin diye elimden gelen çabayı gösterdim"

"Böyle bir anayasa değişikliğine gitmeyin diye elimden gelen çabayı gösterdim. Bunların belgeleri var gerekirse bunları da açıklarım."

"(Akşener'in isterlerse milletvekili veririz açıklamasına ilişkin) Sayın Akşener bir zaruret halinden bahsetmiş. O bir geçmişteki bir uygulamaya atıfta bulunuyor. Ben siyasette doğal seyir içinde olmayan hiçbir şeye başvurmadım. İhtiyaç da olmayacağını düşünüyorum. Milletimiz bize ne takdir ederse başımızın üzerinde yeri var. Biz herhangi bir şekilde zorlukla karşılaşırsak herkesle demokratik ittifak yaparız her kesimle. Ak Parti’nin doğru gördüğümüz her hareketi destekleriz. Ak Parti bizi ihraç ederek köprü attı biz köprü kuracağız."

"Bahçeli'nin dış ajanlıkla suçlaması hoş olmuyor"

"(Bahçeli'ye) Allah ona sağlık sıhhat versin, dış ajanlıkla suçlaması hoş olmuyor. Dış ajanların oyuncağı dili Soğuk Savaş döneminde kalmış bir tabir, Allah sağlık versin."

"Akbillerini bile bu öğretmenler dolduramıyor ama bu üniversitede eğitim devam ediyor. İlgili bakanlar Halkbank rahat yataklarında oranın öğretim üyeleri verecekleri dersi düşünerek maaş almadan ders veriyorlar. Yüreğimi yakan bir tablo anlattı üniversiteden bir hoca. Çalışanlar birbirleriyle yardımlaşarak eve ekmek götürmeye çalışıyor. Reva mıdır bu? Son olarak simit sarayı bağlamında da yanlış karadan rücu edildiğini söyledi, bundan haberi olmuyor da üniversitenin borcundan haberdar oluyorsa burada bir çelişki var demektir. Şu imtihan dönemi bitsin diye öğrencilere hiç yansıtmadılar, çok teşekkür ediyorum. Bir öğrencimiz ben bu hocaları görerek geldim diyor. Bu öğrencinin haykırışını duymayanlar 28 Şubat’tan bahsedebilirler mi? Yağmur altında adliyeye yürüdüler ama basın görmüyor. Bütün öğretim üyelerine ve öğrencilere teşekkür ediyorum. Onlar zor bu dönemde kendi okullarına nasıl sahip çıkıldığını gösterdiler."

"Allah'ın huzurunda hesap veremezler"

"Bir çözüm üretmiyorlar bana gelen bazı bilgilere göre var olan mevzuat yeterli olmadığı için bir yasa değişikliğiyle vakfa da dönük bir işlem yapılacağına dair bilgiler veriliyor. Bunu yaparlarsa milletin tarihin ve Allah'ın huzurunda hesap veremezler. Buradan sesleniyorum; bu süreçte kim böyle bir şeye tevessül ederse ve bu tür gayri hukuki işlemler içinde olursa kendi vicdanları onları son nefeslerine kadar takip edecek. "