Son Dakika
This content is not available in your region

Libya'da siyasi çözüme doğru: Türk askerleri geri çekilir mi?

Libya'da siyasi çözüme doğru: Türk askerleri geri çekilir mi?
©
Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Libya’da dokuz yıldır devam eden iç savaşa son vermek üzere Rusya ve Türkiye’nin öncülüğünde Moskova’da düzenlenen zirvede kamuoyuna açıklanacak olan ateşkes anlaşmasının taslağına dair medyaya sızan metinde, ‘Libya’ya Türk askeri gönderilmesine son verilmesi’ maddesi dikkat çekiyor.

Rusya’nın başkenti Moskova’da yapılan toplantıya, Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan yer alıyor. Rusya’nın Libya temas grubunun başkanı Lev Dengov ise, Moskova’da gerçekleşecek görüşmeleri yürütüyor.

Görüşmelerin nihai amacı; Libyalı taraflar arasında bir barış anlaşması imzalanması için belirleyici bir adım atmak. Taslak metin açıklandıktan sonra Almanya’da 19 Ocak günü bir barış konferansı gerçekleştirilmesi planlanıyor.

“Türkiye’yi Putin ve Merkel ikna etmiş olabilir”

Rusya uzmanı ve Medya Günlüğü haber sitesi yazarı Aydın Sezer’e göre, “Medyaya sızan bilgileri her ne kadar ihtiyatla karşılamak gerekse de, maddeler incelendiğinde, öteden beri Türk askerinin Libya'ya gitmesine karşı çıkan çevrelerin isteği yerine gelmiş olarak düşünebiliriz.”

euronews Türkçe’ye konuşan Sezer, “Türk askerinin gitmemesi konusu, Hafter ve destekçileri tarafından arzu edilmiş olsa dahi Türkiye'yi Putin ikna etmiştir. Putin ile birlikte Merkel'in de ikna etmiş olabileceğini düşünüyorum. Bu konuda BM ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları varken zaten sürpriz olmaz, beklenen bir gelişme olur” diyor.

Sezer, uzlaşı metninde Süheyrat anlaşmasının metninin esas alınması gerektiğine dikkat çekerek, daha önce siyasi anlaşma konusunda ciddi bir mesafe kaydedildiğini anımsatıyor.

Birleşmiş Milletler, dört yıl önce Fas’ın Süheyrat şehrinde imzalanan Libya Siyasi Anlaşması’na göre, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Başkanlık Konseyi’ni Libya’nın tek meşru temsilcisi olarak tanımıştu.

“Elbette Libya Temsilciler Meclisi ve Libya ordusuna, Süheyrat anlaşmasında yer aldığı şekliyle, görevler verilmesi gerekir, zira bir ortaklık rejimi kuruluyor. Hafter, 17 Aralık 2017’de bu anlaşmayı tanımadığını açıkladığı müzakere pozisyonuna geri dönüyor,” diye belirtiyor Sezer.

Sahada asker olmaması ne sağlar?

Libya Geçici Mutabakat Hükümeti’ne istişari destek sağlamak üzere gönderilmesine karar verilen Türk askerinin sahada olmaması ise, Sezer’e göre, taraflar arasındaki barış sürecine katkı sağlar:

“Zira, Birleşmiş Milletler gözetimi altında barışı garanti edecek mekanizmalar kurulduktan sonra zaten yabancı güçlere gerek kalmıyor” diyen Sezer, Türk askerinin varlığının en başta Mısır’ın askeri varlığını mümkün ve meşru kılacağını belirtiyor.

“Bu bile tek başına Türk askerinin neden bölgede bulunmaması gerektiğinin bir işaretidir” diye ekliyor Sezer.

Siyasi uzlaşıya varılınca ne olacak?

Türkiye’nin gönderdiği ilk askeri birliklerin geçtiğimiz hafta Libya’nın başkenti Trablus’a ulaştığı duyurulmuştu.

Oxford Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler alanında misafir öğretim üyesi ve Valdai Kulübü uzmanı olan Galip Dalay de siyasi uzlaşıya varıldıktan sonra Türk askerinin savaş sahasına gitmesinin anlamının kalmadığını, bunun da Türkiye’de hükümetin işine geleceğini belirtiyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Dalay, “Bölgeye Türk askeri gönderilmesinin toplumsal damarı da güçlü değildi” diyor.

İstanbul Ekonomi Araştırma’nın son araştırmasına göre, halkın yüzde 58’i Libya’ya asker gönderilmesine karşı. Ayrıca katılımcıların yüzde 75’i ise Türkiye’nin çatışmalarda taraf seçmemesi gerektiğini belirterek arabuluculuk yapılmasını istediğini belirtmişti.

Az sayıda teknik eleman tutulabilir

Dalay’a göre, anlaşma metni Berlin’deki zirvede tasdik edilip Birleşmiş Milletler’e taşınırsa, şu ana kadar bölgeye askeri mühimmat göndermiş olan Türkiye az sayıda teknik eleman tutmak dışında askeri bir konuşlandırma yapmaz.

“Şu an için net bir modaliteden söz edemeyiz, zira operasyonel detaylar açısından çok fazla formül var. Türkiye sürece İtalya’yı da dahil edip ortak bir gözlem noktası inşa etmeyi de tercih edebilir” diye ekliyor Dalay; zira Türkiye’nin Libya’daki askeri ve siyasi süreci tek başına şekillendirme gücü Suriye’dekinden farklı olarak daha sınırlı düzeyde olup uluslararası meşruiyetin sağlanması bu yeni sürecin meşruiyetini artıracak.

Dalay, Rusya ve Türkiye’nin öncülük ettiği bu çözüm sürecini “Libya gündemli sınırlı bir Astana sürecine” benzetiyor ve buna göre Türkiye, Rusya bağlantılı Wagner Grubu’nun paralı askerlerini Libya’da durdurmak isterken Moskova ise buna karşılık olarak Suriyeli savaşçıların Libya’da savaştırılmaması konusunda Türkiye’den destek bekliyor.

Öte yandan, Libya parlamentosu sözcüsü Aguila Saleh bugün yaptığı açıklamada Mısır’dan Libya’ya askeri müdahalede bulunmasını isteyebileceği konusunda bir uyarıda bulunmuştu. Dolayısıyla arabuluculuk çabalarıu süregiderken askeri müdahale gibi bir seçeneğin masada bulunmaması için Rusya’nın bir yandan da Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’la perde gerisinden görüşmelerini sürdürmesi bekleniyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.