Son Dakika
This content is not available in your region

Koronavirüs Türkiye'deki madencilik sektörünü derinden etkiliyor

Koronavirüs Türkiye'deki madencilik sektörünü derinden etkiliyor
©
Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Çin’den başlayarak dünyanın dört bir yanını etkilemeye başlayan Koronavirüs salgınının Türkiye’de turizmin ardından bir diğer önemli etkisi de madencilik ve doğaltaş ihracatı alanlarında yaşanıyor.

Türkiye Çin’e ağırlıklı olarak krom ve borda ihraç ediyor. Türkiye’nin 2019 yılı verilerine göre dünya çapında maden ve doğal taş ihracatı yıllık 4,3 milyar dolar düzeyinde. Bunun 1,3 milyar doları Çin’e yapılıyor.

Son olarak, 16-19 Mart tarihlerinde Çin’in düzenleyeceği ve Türk ihracatçılarının da katılacağı doğaltaş fuarı, Haziran ayına ertelendi. Dolayısıyla Türk üreticilerinin satışları da aylarca ötelenmiş oldu.

Sektörel zarar 450 milyon dolara çıkabilir

euronews Türkçe’ye konuşan Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Ali Emiroğlu’na göre, 250 milyon dolar ila 450 milyon dolar arasında kayıp yaşanma riski var. Bunun büyük çoğunluğunun da doğal taş grubundan olacağını düşünüyor Emiroğlu.

Kendisi de mermer ocaklarına sahip olan Emiroğlu, “Türkiye açısından mermer ve doğal taş ihracatında Çin’e alternatif bir ülke olmadığını, çünkü mermer, doğal taş ve maden cevherleri konusundaki ticaret ve üretimi dünya çapında Çin’in kontrol ettiğini” belirtiyor.

Zira Çin’den sonra Türkiye’nin en fazla mermer ve doğal taş ihraç ettiği ülke olan Hindistan, Çin’in alımlarının ancak yüzde 15’ine karşılık geliyor.

Buna karşılık olarak, kısa dönemde krizin etkilerini hafifletmek üzere işlenmiş mermer pazarının genişletilebileceğini öneren Emiroğlu, sektörün bu virüsten önce de ticaret savaşları ve küresel durgunluk sebebiyle zaten küçüldüğünü, Çin’e ihracatın bir önceki yıla göre geçen sene yüzde 10 azaldığını da kaydediyor.

"Çin öksürse Türkiye'deki madenci grip olur"

Kendisi de Çin’e yıllardır blok mermer ihracatı yapan, Olimar Madencilik’in kurucu ortağı iş insanı Togan Akkoç ise, yaşanan durumu “Çin öksürse Türkiye’deki madenci grip olur” şeklinde ifade ediyor ve durumu şu şekilde açıklıyor:

“Çin, dünyada ağırlıklı olarak Türkiye, İran, İtalya, Mısır ve İspanya ve Yunanistan’dan blok mermer alımı yapıyor. Türkiye’nin Çin’e maden ihracatının yaklaşık yarısını tek başına mermer oluşturuyor. Yani Türkiye’nin Çin’e ihraç ettiği “petrolü” aslında mermer; zira bu mermerin yüzde 70’ini yaklaşık 1998 yılından bu yana düzenli ve artan bir ivme ile Türkiye’deki ocaklardan temin ediyor. Öte yandan Çin’in mermer ithalatı durursa dünyaya yaptığı tüm üretim durur.”

Togan Akkoç
İzmir Karaburun'da mermer ocağıTogan Akkoç

Türkiye’nin oldukça iyi kalite ve renkteki kireçtaşı, oniks, traverten ve mermer havzaları, ağırlıklı olarak Bursa, Burdur, Isparta, Muğla, Marmara adası, Afyonkarahisar, Denizli, Adıyaman, Kastamonu ve Karaman’da yer alıyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Akkoç, “Türkiye’nin her yerinde binlerce mermer ocağı faaliyet gösteriyor ve Çin gibi büyük bir alıcıyı ancak Türk mermerleri miktar, kalite ve optimum fiyat anlamında tatmin edebilir. Türkiye’deki mermer ocakları son yıllarda Çinlilerin de güçlü alımı ile birçok sektöre ve insana ekmek kapısı oldu, binlerce mühendis ve on binlerce işçi bu sayede istihdam ediliyor. Çinliler alım tarzı, ödeme avantajları ve alım miktarları ile her mermer ocağının baş tacı müşterileridir” diyor.

Akkoç, “Mermer ocakları Çinliler olmadan çok zorlanır ve çoğu durma noktasına gelir. Mermer ocakları ayrıca birçok iş makinesi ve sarf malzemesi de tüketiyor ki bu da ülke ekonomisine milyonlarca dolarlık katkı sağlıyor” diye ekliyor.

Akkoç'un aktardığına göre, ayrıca başarılı birçok ocak veya mermer madencisi, Çinlilerden kazandıkları dövizi yine mermer fabrikaları kurarak, katma değeri yüksek işlenmiş ürünler üretmek üzere ülke ekonomisine dahil ediyorlar.

Söz konusu işlenmiş ürünler de ağırlıklı olarak ABD, Kanada, Japonya, Singapur, Körfez ve AB'nin yanı sıra dünya çapında cilalı plaka, mermer fayans ve muhtelif ebatlı ürünler olarak ihraç ediliyor.

Dolayısıyla, Çin'le yapılan ihracattaki kazanç, verimli bir döngü içerisinde ülke ekonomisinin farklı alanlarına katma değer getiriyor.

Şehir ekonomisine katkı

Öte yandan, her yıl Türkiye’ye gelen Çinli mermer ithalatçıları, ülkede iki hafta ila bir aylık bir süre zarfında kalıyorlar ve alacakları mermer blokları tek tek kontrol ediyorlar. Öte yandan, her gelişlerinde ülkenin farklı şehirlerinde alışveriş ve konaklama yoluyla şehir ekonomisine büyük katkı sağlıyorlar.

Örneğin, Çin'den gelen iş adamları ve ticari heyetler, düzenli olarak Afyonkarahisar'daki mermer üreticileriyle bire bir görüşerek, siparişlerini veriyorlar.

Togan Akkoç ve Çinli müşterileri

Akkoç, “Bir ocaktan alım yapan Çinli başka bir ocağın taşını beğenmeyebilir, bu yüzden genelde her mermer ocağının birçok farklı ve düzenli ithalatçısı ve alıcısı vardır. Yani herkes zevkine ve müşteri portföyünün talebine göre mermer aldığı için aşağı yukarı her mermer ocağı Çin’e blok mermer satar ve istihdam yaratır. Bu istihdamdan kamyoncular, gemi acenteleri ve limanlara dek uzanan bir fayda zinciri var. Örneğin Antalya limanı ağırlıklı olarak blok mermer ihracatı ile ayakta duruyor. Blok mermer ağır bir yük olduğu için de nakliyesinde çok sayıda konteynır kullanılıyor, bu da armatörler için harika bir fırsat” diyor.

Türkiye’ye blok mermer alıcıları ağırlıklı olarak üç bölgeden geliyor: Fujian Eyaleti’nin Xiamen şehri, Guangdong Eyaleti’nin Yunfu şehri ve Şangay ile Tianjin.

Akkoç, Türkiye'deki mermer madencilerinin Orman Genel Müdürlüğü'ne en büyük katkıda bulunan aktörlerden biri olduğuna da dikkat çekiyor:

"Birçok aktif mermer ocağı, som kaya olduğu için üzerinde tek bir ağaç ble yok ve buna rağmen bizden sanki ağaç varmış gibi yüksek bedeller alınıyor."

Uzmanlar ayrıca Çinlilerin Türkiye’den aldıkları mermerin neredeyse tamamını kendi iç piyasalarında, villa, otel, AVM, rezidans yapımında kullandıklarını da özellikle vurguluyorlar. Dolayısıyla, bunları işleyip Türkiye’ye geri sattıkları yönündeki yanlış haberlere itibar edilmemesi çağrısında bulunuyorlar.

Corona virüsü, Çin kaynaklı olup dünya ekonomisini etkileyen ilk hastalık kaynağı değil elbette. Bundan 17 yıl önce ilk olarak Çin'de rastlanan ve sonrasında birçok ülkede insanların ölümüne neden olan SARS virüsü de benzeri bir panik havası yaratmış, birkaç ay içerisinde krizin üstesinden gelinmişti.

Etkileri SARS ile kıyaslanabilir mi?

Ancak, SARS ortaya çıktığında Türkiye’nin Çin’e blok mermer ihracatı bu boyutlarda değildi. Dolayısıyla Türk mermer ihracatçısı ilk kez bu denli büyük çapta bir sınav veriyor.

Akkoç, “Türkiye’deki birçok ocak, kış aylarından ve Çin’in yeni yılından dolayı zaten tatil halinde. Ancak her yıl Mart ayında çalışmaya başlayan mermer ocakları, bir yandan da Çin mermer fuarı için hazırlık yapıyordu. Eğer bu kriz uzun sürerse kapanacak ocaklardan dolayı devletimiz de milyarlarca lira harç, gelir vergisi ve ağaçlandırma bedeli kaybedecek” diyor.

Emiroğlu da sürecin bu şekilde devam etmesi durumunda özellikle mermer ocaklarında ciddi kapanmalar olabileceğine dikkat çekiyor.

Keza mevcut yasa gereği Ocak ayı sonunda maden ocaklarının devlete ruhsat bedeli ödemesi gerekiyor.

“Söz konusu bedel bir önceki yıla göre üç katına yakın artırıldı ve onun verdiği bir yük var. Ayrıca orman bedelleri ve işletme bedelleri de çok yüksek” diye belirtiyor Emiroğlu.

Çin’e ihracatın önündeki bu engellerin ardından maden ocakları bu ruhsat bedelini Ocak ayı sonuna kadar ödeyemediğinde rakam iki katına çıkıyor, altı aya kadar da ruhsat iptal ediliyor. Bu da işletmelerin kapatılması anlamına geliyor. Dolayısıyla zincirleme bir etki yaratabilir.

Emiroğlu, sektörün talebini ilgili kamu mercilerine de ilettiğini belirterek, ruhsat bedellerinin mevcut koşullar altında ertelenmesi, taksitlendirilmesi ve düşürülmesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

Qries
Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.