Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Çavuşoğlu'ndan Suriye yorumu: Soçi ve Astana ortadan kalkmadı ama yara aldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu   -   ©  AA   -   Fatih Aktaş
Metin boyutu Aa Aa

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'de ateşkesin tesis edilmesi amacıyla başlatılan Soçi mutabakatı ve Astana anlaşmalarının ortadan kalkmadığını fakat yara aldığını söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, gündemdeki konuları TRT Haber televizyonunda katıldığı programda değerlendirdi.

'Esad rejiminin İdlib'e hunharca saldırdığını ve çok sayıda kişiyi yerlerinden ettiğini' belirten Çavuşoğlu, rejimin saldırganlığını durdurması için adım attıklarının altını çizdi.

Çavuşoğlu, tüm Suriye'de ateşkesin tesis edilmesi amacıyla başlatılan Soçi ve Astana süreçlerinden daha önce olumlu adımlar elde ettiklerini anımsatarak sahada saldırganlık devam ederken bu sürecin işlemesinin zor olduğunu vurguladı.

"Soçi ve Astana'nın ortadan kalktığını söyleyemeyiz ama yara aldığını söyleyebiliriz." diyen Çavuşoğlu, gerek Cenevre'de gerek Soçi ve Astana formatında toplantıların yapılabilmesi için sahada sükunetin sağlanması gerektiğini kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, Rusya ile sahada sükunetin sağlanması ve rejimin saldırılarının durdurulması için çeşitli adımlar attıklarını belirterek "Henüz tam istediğimiz noktada değiliz. Tekrar görüşmeye devam edip, ihtiyaç olursa belki liderler düzeyinde de bir toplantı olur. Ama şu anda bu konuda kesin bir şey yok." diye konuştu.

Rejimin saldırganlığının durması için masada ve sahada ne gerekiyorsa yapacaklarını söyleyen Çavuşoğlu, Rusya ile yapılan görüşmelerde karşılıklı pozisyonların belirtildiği belgelerin verildiğini kaydetti.

'Bir gece ansızın gelebiliriz ifadesi, Türkiye'nin kararlılığını gösteriyor'

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İdlib'e yönelik muhtemel harekata ilişkin kullandığı "Bir gece ansızın gelebiliriz." ifadesinin Türkiye'nin kararlılığını gösterdiğine işaret etti.

Öte yandan, İdlib'de terör örgütü PKK mevcudiyetinin pek fazla olmadığını, buna karşılık burada bazı radikal grupların bulunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bu radikal grupların, rejim ve rejim destekçileri tarafından Suriye'nin farklı bölgelerinden İdlib'e getirildiğini belirtti.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Suriye meselesine ilişkin yaklaşımında, ABD'nin tutumunun sorulması üzerine şunları kaydetti: "Amerika veya herhangi bir ülke şimdi bizim (İdlib'de) Rusya ile yaşadığımız sorundan dolayı bu yaklaşımı gösteriyorsa, bu samimiyet sorgulanır ama gerçek anlamda bir müttefik gibi bize yaklaştıklarında biz bunların ne kadar samimi olduğunu ancak söyleyebiliriz. Burada kimse fırsatçılık yapmadan, kısa vadeli politikalara odaklanmadan, Türkiye'nin önemini bilerek, Türkiye'ye yönelik uzun vadeli yaklaşım içinde olmaları gerekiyor."

'İhtiyaç olduğunda ilave bir geminin gönderilmesinde hiçbir zaman tereddüt etmeyiz'

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Fatih ve Yavuz'un ardından Doğu Akdeniz'e üçüncü sondaj gemisinin gönderilmesi çalışmalarına ilişkin, sismik araştırmaların ardından bu geminin nereye gönderileceğine Enerji Bakanlığının karar vereceğini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, "Üçüncü gemimiz geliyor. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs için söylüyorum, ihtiyaç olduğu zaman ilave bir geminin gönderilmesi konusunda hiçbir zaman Türkiye olarak tereddüt etmeyiz." diye konuştu.

'Uluslararası sistemin Libya'da çatışmaların durdurulması için birlikte hareket etmedi'

Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'in Moskova ve Berlin'de ateşkese yanaşmadığını hatırlatan Çavuşoğlu, "Bizim pozisyonumuz net. Özellikle tezkereyi meclise gönderirken de söylemiştik. Biz attığımız adımlarla burada dengeyi sağlayacağız. Bu dengeyle de Libya'da ateşkesi tesis edeceğiz." şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in attıkları adımlarla 8 Ocak'ta ateşkes çağrısı yapıldığını anımsattı.

Hafter'in ihlalleri

Bu çağrının ardından Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın bu çağrıyı desteklediğini ifade ettiğini aktaran Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Hafter'den de böyle bir çağrı bekledik, gelmedi. Ruslar, Hafter'i ikna edecekti. Biz ise Serrac'ı ikna edecektik. Moskova'da Serrac belgeyi imzaladı. Hafter imzalamadan oradan adeta kaçtı. Berlin'e gittik. Hafter, Rusya'nın bastırmasıyla 'ben de bu açıklamayı destekliyorum' dedi ancak sahada hiçbir zaman uygulamadı. İhlallere devam etti. Berlin Konferansı bizim çabalarımız sayesinde başarılı oldu."

Çavuşoğlu, Berlin Konferansı neticesinde çıkan ortak deklarasyona da Hafter'in destek vermediğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Tüm ülkeler çaba sarf etmesine rağmen Hafter, toplantı mekanına bile gelmedi. Biz tüm gelişmelerden sonra Hafter'in ihlallere devam edeceğini bekliyorduk. Nitekim ihlaller devam etti, en son Trablus limanına saldırınca da Serrac da görüşmelerden çekildiğini söyledi. Dolayısıyla herkesin ve bizim taahhütlerimiz ateşkese bağlı. Ateşkes devam etmezse siyasi sürece geçilmesi de çok zor."

Çatışmalar olurken siyasi sürece geçilmesinin beklenemeyeceğini dile getiren Çavuşoğlu, "Dünya kınıyor ama Hafter'i durdurmak için ne yapılıyor. Şu anda maalesef uluslararası sistem Libya’da çatışmaların durdurulması için birlikte hareket edemiyor, bir kararlılık da yok. Önümüzdeki süreçte tam ve bağlayıcı olarak tesis edilmesi gerektiğini Berlin'de vurguladık." dedi.

Qries