Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Traore ailesi 'kuvvetler ayrılığına' ters diyerek Fransız adalet bakanı ile görüşmeyi reddetti

Access to the comments Yorumlar
 Hüseyin Koyuncu
Adama Traore için adalet yürüyüşü düzenlendi
Adama Traore için adalet yürüyüşü düzenlendi   -   ©  AFP

Amerikalı siyahi George Floyd'un polis şiddetiyle hayatını kaybetmesi, 2016'da Fransa'da benzer bir şekilde ölen Adama Traore'nin olayını tekrar gündeme taşıdı.

Geçen haftadan bu yana Fransa'nın başkenti Paris başta olmak üzere Lyon, Bordeaux, Marsilya gibi büyük şehirlerde Adama Traore için "adalet yürüyüşleri" düzenlenirken, ülkede artan polis şiddeti ise protesto edildi.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Adalet Bakanı Nicole Belloubet'ye Adama Traore'nin jandarma gözaltısında ölmesi vakasına yeniden soruşturma açılmasını istedi.

Bakan Belloubet, Traore ailesiyle görüşmek istedi, fakat aile, bunun adaleti sağlamayacağını, ayrıca anayasal bir prensip olan kuvvetler ayrılılığı ilkesiyle de ters düşeceğini belirterek, görüşme talebini reddetti.

Fransız yargıçlardan Macron'a tepki

Traore ailesinin avukatı Yassine Bouzrou, ailenin bu görüşmeyi kabul etmediğini belirterek, Adalet Bakanı Belloubet'den kuvvetler ayrılığı ilkesine saygı duyması çağrısında bulundu. Avukat Twitter'den yaptığı açıklamada, "yürütme gücünü elinde bulunduran bakanlığının yasal olarak bireysel davalara müdahale hakkının olmadığını" hatırlattı.

Fransız yargıçlar sendikası ise, Cumhurbaşkanı Macron'un, "Adalet Bakanından davaya doğrudan müdahale etmesini isteyerek, bir kez daha kuvvetler ayrılığı ilkesini unuttuğunu" söyleyerek tepkisini dile getirdi.

Fransız yargıçlar, polis şiddetiyle ilgili yargı sorununun, yürütmenin yargıya müdahale ile çözülemeyeceğini ileri sürdü.

Traore ailesi neden 'Adama'nın öldürüldüğünü' düşünüyor?

Adama Traore, 19 Temmuz 2016'da, kimlik kontrolü sırasında yaşanan gerilim sonrası karakola götürülmek üzere bindirildiği polis aracında hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından yapılan ilk açıklamalarda, Adama'nın rahatsızlandığı ve ilk yardım ekibine teslim edildiği belirtilmişti. Daha sonra ise Traore'nin, doktor müdahale etmeden önce, polis aracında hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştı.

Olaya karışan kolluk kuvvetleriyle ilgili herhangi bir soruşturma açılmazken, yargı sürecinden de sonuç çıkmadı.

Traore'nin ölümü sonrası çok sayıda protesto gösterileri düzenlenmiş, Traore'nin kardeşleri ve aile fertlerinden birçoğu gözaltına alınmıştı. Savcının, Traore'nin polis şiddetiyle değil, enfeksiyon nedeniyle kalp krizi geçirerek ölmüş olabileceği şeklindeki açıklaması üzerine de banliyölerde isyan başlamıştı.

Daha sonra ortaya çıkan adli tıp raporlarınına dayanarak mahkeme, jandarmaların suçsuz olduğunu söylese de, Traore'nin ailesinin yaptırdığı adli tıp raporunda maktülün nefes yetmezliği sonucu hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

Ek kaynaklar • AFP