Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Liderlerin tarihi özürleri ve geçmişin yaralarını sarma çabaları

Macron, Trudeau, Erdoğan
Macron, Trudeau, Erdoğan   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin 60. bağımsızlık yıl dönümünde burada sömürgecilik yıllarında yapılanlar için bir Belçika kralı ilk kez 'derin üzüntü' duyduğunu belirtti.

Kral Phillipe büyük büyük amcası olan Kral II. Leopold'ün 1879 ila 1907 yılları arasında gerçekleştirdiği ve milyonlarca Kongolunun katledildiği döneme ilişkin bu sözleri 'Black Lives Matter' (Siyahların Hayatları Değerlidir) protestoları sonrasında geldi. Her ne kadar bu sözler resmi bir özür anlamına gelmese de önemli bir adım olarak görüldü.

Peki sömürgecilik, katliamlar, savaşlar ve ayrımcılık konusunda pişmanlık dile getirmiş, özür dilemiş olan ve geçmişin üzerine örtmeye çalışmak yerine yaraları sarmayı tercih etmiş günümüzün diğer önemli isimleri, devlet liderleri ve siyasetçileri kimler?

Jacques Chirac - Vel 'd'Hiv' olayı

"Vel 'd'Hiv' Roundup" olarak bilinen bu olay sırasında Paris'te 13 bin Yahudi 16 ve 17 Temmuz 1942 tarihlerinde topluca tutuklandı ve Nazi konsantrasyon kamplarına gönderilmeden önce kurbanların çoğunun geçici olarak hapsedildiği Vélodrome d'Hiver hapishanesinde tutuldular. Olayın ismi buradan geliyor.

Bu toplu tutuklamayı o sırada Fransa'yı işgal etmiş olan Almanya'nın talimatlarıyla bizzat Fransız polisi ve jandarması gerçekleştirdi. 16 Temmuz 1995 tarihinde ise dönemin Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, bu olayın anma törenlerinde yaptığı konuşmada daha önce hiçbir Fransız liderin yapmadığını yaparak ülkesinin yaşanan trajedideki rolünü ve sorumluluğunu kabul etti.

Recep Tayyip Erdoğan - Ermeni meselesi

23 Nisan 2014 yılında dönemin Türkiye Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan, Birinci Dünya Savaşı yıllarında hayatını kaybeden Ermenilerin hayatta olan yakınlarına ve torunlarına anma günününden bir gün önce yaptığı açıklamada taziye dileklerini iletti ve şunları söyledi:

"20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz. Her din ve milletten milyonlarca insanın hayatını kaybettiği Birinci Dünya Savaşı esnasında, tehcir gibi gayr-ı insani sonuçlar doğuran hadiselerin yaşanmış olması, Türkler ile Ermeniler arasında duygudaşlık kurulmasına ve karşılıklı insani tutum ve davranışlar sergilenmesine engel olmamalıdır."

Bu konuşma öncesi ve sonrasında geçen yıllarda iki ülke arasında ilişkilerin normalleşmesi için girişimler olduysa da atılan adımlar yetersiz kaldı ve arzulanan noktaya ulaşılamadı. Erivan resmi bir özür ve yaşananların 'soykırım' olarak kabul edilmesi talebini sürdürüyor.

Tomislav Nikoliç - Srebrenitsa

Sırbistan Devlet Başkanı Tomislav Nikolic Nisan 2013'te Srebrenitsa'da toplu olarak katledilen 8 bin Müslüman için 'soykırım' yerine 'suç' ifadesini kullanarak özür diledi.

Bosna'dan bir televizyon kanalına verdiği mülakatta konuşan Tomislaviç'in ifadeleri şöyle: “Srebrenitsa'da işlenen suçtan dolayı Sırbistan'ın affedilmesini diz çökerek rica ediyorum”

Uluslararası toplum Srebrenitsa'da meydana gelenleri 'soykırım' olarak görse de Sırbistan bu tanımlamayı reddetmeye devam ediyor. Sırp Parlamentosu en son 2010 yılında katliamı kınayan bir tasarıyı kabul etti.

Willem-Alexander - Endonezya

Hollanda Kralı Willem-Alexander, geçtiğimiz Mart ayında ülkenin 150 yıllık eski sömürgesi olan Endonezya'nın 75. bağımsızlık yıl dönümünde gerçekleştirdiği resmi ziyarette, 1945-1949 yılları boyunca süren bağımsızlık savaşı döneminde işlenen suçlar ve katliamlar için özür diledi.

AFP
Willem-Alexander ve Joko WidodoAFP

Bu Hollanda'nın yaşananlara ilişkin ilk özrü değildi ancak resmi bir devlet ziyareti sırasında olması bakımından bir ilk oldu. Alexander Endonezya Devlet Lideri Joko Widodo'ya şunları söyledi:

"Hükümetin bu konuda hali hazırda yapmış olduğu deklerasyona ek olarak, ben de Hollandalılarca o dönem uygulanan şiddet nedeniyle derin üzüntü ve özürlerimi size arz ederim. Hayatlarını yitirenlerin yakınlarına ve bugünkü varislerine yaşattığımız acının ve üzüntünün tamamen farkındayız."

Emmanuel Macron - Cezayir

Bugünkü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2017 yılında henüz adayken Cezayir'i ziyaret etmeden önce bir televizyon kanalın verdiği röportajda Fransa'nın tarihindeki sömürgeciliğine değinerek Cezayir'den özür dilenmesi gerektiğini söyledi.

AFP
Emmanuel Macron - Cezayir ziyaretiAFP

Macron daha sonra Cezayir ziyaretinde Echorouk News adlı yerel televizyon kanalına verdiği röportajda sömürgeciliğin Fransa tarihinin bir parçası olduğunu ifade ederek, "Sömürgecilik insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Barbarlık olarak tanımladığım sömürgeciliği her zaman kınadım" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı olduktan sonra gerçekleştirdiği Fildişi Sahili ziyaretinde ise Macron, sömürgeciliğin "büyük bir hata" olduğunu söyleyerek tarihte bir sayfayı kapatma çağrısında bulundu.

François Hollande - Cezayir

Macron’dan bir önceki Cumhurbaşkanı olan François Hollande da 2008 yılında henüz Sosyalist Parti Genel Sekreteriyken Cezayir'deki sömürgecilik ile ilgili yaptığı resmi açıklamada "Biz hiçbir olumlu yanı olmayan ve olmamış sömürgeciliği kınıyoruz." ifadelerini kullandı.

2012'dee CUmhurbaşkanı olduğunda da Cezayirin 132 yıl süren sömürüsünü "Son derece haksız ve acımasız bir sistem" olarak tanımladı ve "Sömürünün Cezayir halkına verdiği acının farkındayım." dedi ancak herhangi bir resmi özür açıklaması olmadı.

Justin Trudeau - LGBTQ ve yerliler

Kanada Başbakanı Justrin Trudeau önce 15 Aralık 2015 tarihinde Ottawa'da gerçekleşen bir seromonide Kanada'nın Aborjin yerlilerinden özür diledi. 19. Yüzyıldan 1970'lere kadar uygulanan her tür ayrımcılık ve tacizler nedeniyle gelen bu özür öncesi ülkede yaşananların aktarıldığı bir rapor yayınlanmıştı.

Yerlilere yapılan uygulamalar 'kültürel soykırım' olarak kabul edildi ve toplamda 150 binden fazla Ameridyen, Metis ve Inuit yerliye 2 milyar Kanada doları tazminat ödendi.

Trudeau daha sonra 2019 yılında bu sefer de 1940lar, 50ler ve 60larda yaşanan verem krizi sırasında yerlilere yapılan ayrımcılıklar nedeniyle özür diledi.

LGBT konuşmasından
Justin TrudeauLGBT konuşmasından

Bunun yanı sıra Trueau Kasım 2018'de Kanada'nın 1939 yılında geri çevirdiği yüzlerce Yahudi nedeniyle de af diledi.

Trudeau'nun en çok ses getiren özrü ise Kasım 2017'de parlamentoda yaptığı duygusal bir konuşma ile LGBT toplumundan dilediği özür oldu. Göz yaşları içerisinde yaptığı konuşmada Trudeau yaşanan ayrımcılıklar, baskılar ve haksızlıklar için "Hatalıydık, üzgünüz ve bir daha asla böyle şeylerin olmasına izin vermeyeceğiz" dedi ve tüm partilerce dakikalarca ayakta alkışlandı.

Kanada aynı şekilde geçmişte maddi manevi kayıplar yaşamış olan LGBT'lere de çeşitli tazminatlar ödedi.

François Mitterrand ve Helmut Kohl'ün el ele tutuşması

Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği Birinci Dünya Savaşı'nın 22 Eylül 1984'te büyük çatışmaların yaşandığı Verdun'da düzenlenen anma törenleri sırasında Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand ve Alman Şansölye Helmut Kohl yaşamını yitiren tüm askerler için el ele tutuşarak saygı duruşunda bulundular.

Meşhul asker anıtı önünde ve ülkelerinin marşları eşliğinde verdikleri bu görüntü tarihe geçti. Planlanmamış şekilde gerçekleşen bu hareket Franko-Alman dostluğunun ve duyulan pişmanlığın güçlü bir sembolü olarak kaydedildi.

1984
François Mitterand ve Helmut Kohl1984