Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

AB ülkeleri Türkiye'ye yaptırım konusunda bölünmüş durumda; uzmanlar ne diyor?

Eric Maurice ve Loes Debuysere
Eric Maurice ve Loes Debuysere   -   ©  Euronews
Metin boyutu Aa Aa

AB Dışişleri Bakanları Konseyi (FAC), pazartesi günü, Brüksel'de Türkiye'nin de masaya yatırıldığı toplantıda bir araya geldi. AB ülkeleri, Türkiye'nin Libya'daki rolü ve Kıbrıs açıklarındaki doğal gaz arama faaliyetleri ile ilgili yaptırım konusunda bölünmüş durumda. Yunanistan ve Kıbrıs yaptırım talep ederken Almanya ile İtalya uzlaşı yolundan ilerlenmesini istiyor.

Ankara Ayasofya'yı camiye çevirme kararı alırken Türkiye'ye yönelik yaptırımların gündeme getirildiği bu toplantı ne anlama geliyor?

Euronews Türkçe'nin sorularını cevaplayan CEPS düşünce kuruluşunda araştırmacı olan Loes Debuysere Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin 'stratejik partnerlik' düzeyinden artık daha çok 'stratejik rakip' konumuna geçtiğini ifade etti.

Robert Schuman Enstitüsü Brüksel Direktörü Eric Maurice ise Avrupa Birliği'nin, önemli bir partner olan Türkiye ile diyalog kapılarını açık tutmaya çalışarak denge arayışında olduğunu söyledi.

'Stratejik partnerlikten stratejik rakip konumuna geçildi'

Brüksel merkezli CEPS düşünce kuruluşunda araştırmacı olan Loes Debuysere, "Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri 'stratejik partner' düzeyinden artık daha çok 'stratejik rakip' konumuna geçti. Son yıllarda taraflar arasında neredeyse bütün konularda anlaşmazlık var (göç, S-400, cezaevinde bulunan gazeteciler, sivil toplum örgütleri, Suriye'de Kürtlere karşı atılan adımlar, AB üyelik müzakereleri vs." dedi.

'AB ülkeleri Türkiye'ye yaptırımlar konusunda bölünmüş durumda'

Avrupa Birliği Dışişleri Konseyi'nde Türkiye ile ilgili ön plana çıkan en önemli konuların Libya ve Kıbrıs açıklarındaki doğal gaz arama faaliyetleri olduğunu belirten Debuysere, "Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye ile neler yapılacağı konusunda bölünmüş durumda. Yunanistan ve Kıbrıs Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını istiyor. Son haftalarda Fransa ile Türkiye arasında ilişkiler iyice gerildi. Ancak birçok Türk vatandaşın yaşadığı Almanya ve İtalya'nın ise 'uzlaşma' yolunu seçtiği görülüyor." ifadelerini kullandı.

Avrupa Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell toplantının hemen ardından düzenlenen basın toplantısında 'bizler tansiyonun düşürülmesinden yanayız, Türkiye'ye diyalog çağrısı yapıyoruz." ifadelerini kullandı. Borrell, ağustos ayında Türkiye'ye yönelik alınabilecek önlem listesi açıklanacağını da söyledi. Henüz belirlenmeyen yaptırımların Türkiye'nin, AB ülkelerinin haklarını ihlal etmesi halinde hayata geçirilebileceği belirtildi.

Debuysere: Erdoğan'ın ne zaman ne yapacağı belli değil

Debuysere, "Türkiye'ye ne tür yaptırımların uygulanabileceği ve mutlak çoğunluğun gerekip gerekmeyeceği henüz bilinmiyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin 'uluslararası kuralları ihlal ettiğini' ifade eden Robert Schuman Enstitüsü Brüksel Direktörü Eric Maurice, Avrupa Birliği'nin "zaman zaman bölgede sert rüzgarlar estiren ve ne yapacağı hiç belli olmayan" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile diyalog kapılarını açık tutmaya çalıştığını ifade etti.

Debuysere, "Avrupa Birliği'nin tutumu şu ana kadar Erdoğan'ın geri adım atmasını sağlamadı. Avrupa Birliği daha etkili olmak istiyorsa Türkiye'ye yönelik daha keskin kararlar almak durumunda kalacak." dedi.

'Türkiye Erdoğan'dan ibaret değil; yaptımlar halkı etkilememeli'

Debuysere, "Erdoğan Türkiye anlamına gelmiyor. Rejime karşı atılacak bütün adımlar toplumu etkilememeli zira çoğunluğu Avrupa Birliği hayaliyle yaşıyor. Uygulanabilecek yaptırımlar özellikle Covid-19 döneminde Türk halkını olumsuz etkilememeli" dedi.

Erdoğan'ın birkaç ay önce sınırları göçmenlere açarak Avrupa'da büyük krize neden olduğunu hatırlatan Robert Schuman Enstitüsü Brüksel Direktörü Eric Maurice, bunun yanı sıra Libya'ya müdahalede bulunuldu, Kıbrıs açıklarında doğal gaz arama faaliyetleri sürdürülüyor ve son olarak Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesine karar verildiğini söyledi.

Ayasofya'nın camiye dönüştürülme kararının değerlendiren Maurice, "Bu, Yunanistan'a ve Avrupa Birliği'ne 'kafa tutmak' anlamına geliyor. Bundan sonra ilişkilerin gidişatı Erdoğan'ın tutumuna bağlı olacak." ifadelerini kullandı. Maurice ayrıca Fransa'da sık sık "Türkiye'nin Suriyeleşmesinden' söz ediyor." dedi.