Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Dağlık Karabağ: 5 başlıkta Azerbaycan ve Ermenistan krizi

Azerbaycan ve Ermenistan arasında Dağlık Karabağ krizi yeniden alevlendi
Azerbaycan ve Ermenistan arasında Dağlık Karabağ krizi yeniden alevlendi   -   ©  Sipan Gyulumyan/PAN Photo
Metin boyutu Aa Aa

Dünya 27 Eylül sabahı, Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenistan ve Azerbaycan güçleri arasındaki çatışma haberleriyle güne başladı.

2016'dan bu yana yaşanan en şiddetli çatışmanın patlak vermesinin ardından dünyadan sükunet ve soğukkanlılık çağrıları gelmeye devam ediyor.

Çatışmanın tarafları olan ülkeler her ne kadar ateşkes imzalamış olsalar da bu taahhüde hiçbir zaman tam anlamıyla uyulmadı.

İşte yaşanan gerginlikle ilgili bilinmesi gerekenler:

Krizin kaynağı ne?

1990'ların başında Azerbaycan ve Ermenistan, Dağlık Karabağ bölgesinde kanlı bir savaş yaşadı.

Çatışmalarda binlerce kişi öldü; yüzbinlerce insan yerinden edildi.

Savaş 1994 yılında bir ateşkesle sona ermesine rağmen o zamandan bu yana dönem dönem şiddet olayları yaşanıyor.

Avrasya siyaseti uzmanı, Birmingham Üniversitesi Fahri Araştırma Görevlisi Dr. Kevork Oskanian'a göre bu her iki taraf için de bir kimlik meselesi: "Dağlık Karabağ hem Ermenilerin hem de Azerilerin kimliğinin merkezinde yer alıyor; kimliğinizin böylesine köklü bir parçası olunca uzlaşmak çok zor. Her iki taraftaki liderlerin halklarına her türlü çözümü sunmanın çok zor olacağını bilmelerinin de nedeni bu".

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nın Rusya ve Avrasya Programı Kıdemli Üyesi Paul Stronski, krizin bölgesel etkilerine dikkat çekiyor: "Bu, Hazar enerjisinin Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya transferi önemli bir geçiş yolu. Uluslararası güvenlik açısından, bölgede bir alevlenme Gürcistan'da istikrarı bozuyor, hemen yanında İran'ın istikrarını bozuyor ve Rusya'nın Kuzey Kafkasya'sının hemen yanında istikrarı bozuyor".

Neden şimdi?

Bölgede şiddet olaylarının artmasının nedenleri hem uzun hem de kısa vadeli faktörlere bağlanabilir.

Oskanian, Azerbaycan tarafında, "İlham Aliyev 2000'li yılların ortalarından itibaren cumhurbaşkanı olduğundan bu yana toprakları Azerbaycan kontrolüne iade etme sözü verdi" diyor.

Aliyev'in ülkeyi bu doğrultuda güncel askeri teknolojiyle silahlandırdığını söyleyen Oskanian, Erivan yönetiminin statükoyu korumaya çalıştığına dikkat çekiyor: "Ermeni tarafı, Dağlık Karabağ'ın kontrolünden taviz vermeye hazır görünmüyor. Ermenistan'ın statükodan memnun olduğunu unutmamalıyız. Yapmak istediği, bölge üzerindeki kontrolünü normalleştirmek".

Stronski, Covid-19 salgınını krize katkıda bulunan bir faktör olarak görüyor çünkü "her iki ülkedeki başarısız sosyal güvenlik ağlarını ve yönetişim sorunlarını ortaya çıkardı."

Stronski'ye göre, koronavirüs krizi ve diğer olaylar müdahale edebilecek dış aktörlerin dikkatini bölgeden uzaklaştırdı.

Stronski "dünyanın dikkati dağıldı" diyor: "Avrupa 'ikinci bir Covid-19 dalgası' yaşıyor, bu nedenle müdahale etme kapasitesi daha az. Rusya'nın da kendi Covid sorunları var, Belarus ile sorunları, artan hoşnutsuzlukları var ve Trump yönetimindeki ABD'de bölgede yok".

Medeniyetler Diyaloğu Enstitüsü bilimsel araştırma başkanı Alexei Malashenko da bu gözlemi kabul ediyor ve ekliyor: "Amerika Birleşik Devletleri'nde odak noktası, seçimler ve dış politika açısından Balkanlar ve Orta Doğu".

AP/Armenian Defense Ministry
Azerbaycan ve Ermenistan askerleri Dağlık Karabağ sınırında çatışıyorAP/Armenian Defense Ministry

Her iki taraf da yurt dışından nasıl bir destek alabilir?

Buradaki ana dış oyuncular Rusya ve Türkiye olarak görünüyor.

Oskanian'a göre, Türkiye her zaman Azerbaycan'ı desteklerken, son zamanlarda diğer faaliyetlerin yanı sıra ortak tatbikatlar şeklinde bölgedeki etkinliğini yoğunlaştırdı.

Oskanian, "Her iki devlet de benzer dilleri konuşan Türk devletleridir, ancak Türkiye'de büyük bir Azerbaycan diasporası da var. Türkiye'nin Azerbaycanlı kardeşine yardım ettiği imajı, ülke içinde Erdoğan için iyi oynuyor" diyor.

Oskanian, Rusya'nın daha belirsiz bir duruşa sahip olduğunu ve geçmişte her iki tarafı da silahlandırdığını söylüyor. Ermenistan ile Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) adlı bir ittifakın parçası olsa da, bu Dağlık Karabağ'ı kapsamıyor.

Moskova'nın her iki tarafla da bağları olduğunu, ancak çatışmaya kesin bir çözüm bulmakla da ilgilenmediğini belirten Oskanian, "Dağlık Karabağ, Güney Kafkasya'da bölünmeler yaratan bir çatışma. Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan'ın üçlü işbirliği yapamamasının tek nedeni bu. Bu da Rusya'nın bölgeye böl ve yönet yaklaşımında kullandığı bir baskı noktası yaratıyor" diyor.

AP/Azerbaijan's Defense Ministry
Dağlık Karabağ sınırında Azerbaycan tarafından ateşlenen füzeAP/Azerbaijan's Defense Ministry

Krizden ne çıkar?

Chatham House'un Rusya ve Avrasya Programı'nda görevli üye Laurence Broers, "Dış güçlerin devreye girmesinin riskleri olduğunu" düşünüyor.

Broers, Türkiye'nin bölgedeki rolüne dikkat çekiyor: "Önümüzdeki günlerde Azerbaycan savaş alanında başarılı olmazsa Türkiye kendisini zor durumda bulacak; çünkü o zaman desteğinin gerçek anlamı sorgulanacak".

Uzman, Ermeni güçleriyle ilgili olarak Rusya için de aynı şeylerin geçerli olduğunu kaydediyor.

Moskova Devlet Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Avrupa-Atlantik Güvenlik Merkezi'nde baş araştırmacı Sergey Markedonov, iki tarafın çatışmayı ne kadar süre devam ettirmeye hazır olduğu ve "tırmanmanın ne kadar derinleşeceğini" izlenecek kilit bir faktör olduğunu ifade etti.

Diğer faktör ise alevlenmenin Ermenistan-Azerbaycan sınırında Nahçıvan ve Tavuş yönüne yayılıp yayılmayacağı.

Markedonov, "bir yanda Türkiye'nin diğer yanda CSTO ve özellikle Rusya arasında doğrudan bir çatışma" senaryosunun da bulunduğunu ancak tarafların bundan kaçındıklarına dikkat çekiyor.

Aziz Karimov/Copyright 2020 The Associated Press. All rights reserved.
Azerbaycan'da cenaze töreniAziz Karimov/Copyright 2020 The Associated Press. All rights reserved.

Bir anlaşma olası mı?

Broers'e göre, Dağlık Karabağ krizi için "Çok farklı çözüm öne sürüldü. Bu seçeneklerin her biri farklı şekillerde taraflar için kabul edilemez."

Bölgeyle ilgili uluslararası ilgi eksikliğine dikkat çeken Broers, "Bölgesel silahlanma yarışı ve tekrarlanan gerilimler bağlamında diplomatik bir çözümle ilerlemek zor olduğundan "diplomasinin başarılı olmamasının çok da şaşırtıcı olmadığını" söylüyor.

Malashenko, Ermenistan ile Azerbaycan arasında en azından dışişleri bakanlarının yetkisine sahip temsilcilerin katıldığı uluslararası bir konferansın bölgedeki gerginliği azaltmak için iyi bir çözüm olabileceğini düşünüyor.

Ona göre, Türkiye, Rusya, bazı Avrupa ülkeleri ile ABD bu müzakerelerde yer almalı.