Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Erdoğan: Türkiye'nin Katar'da askeri varlığı bütün Körfez ülkelerinin istikrarına hizmet ediyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Katar ziyareti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Katar ziyareti   -   ©  Murat Kula/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Kuveyt ve Katar'a dün günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar'da yayımlanan The Peninsula Gazetesi'ne özel mülakat verdi.

Mülakatta Türkiye-Katar ilişkileri, Türkiye'nin Doğu Akdeniz, Libya, Suriye ve terörle mücadele politikası ile bölgesel gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, Türkiye'nin askeri varlığıyla sadece Katar'ın değil, bütün Körfez bölgesinin istikrarına ve barışına hizmet ettiğini vurguladı.

Türkiye ile Katar arasındaki askeri, güvenlik ve savunma sanayii alanındaki ortak projelerin, ikili münasebetlerin omurgasını oluşturduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı "Üssümüzle ilgili menfi propaganda yayanlar kesinlikle iyi niyetli değildir. Kaos hesapları yapanlar dışında hiç kimse, Türkiye'nin ve Türk askerinin Körfez bölgesindeki mevcudiyetinden rahatsız olmamalıdır" ifadelerini kullandı.

"Türkiye - Katar ilişkilerinde kazan-kazan temelli iş birliği'nin en güzel örneklerini sunuyoruz"

Türkiye ve Katar'ın kazan-kazan temelli iş birliğinin en güzel örneklerini sunduğunu belirten Erdoğan iki ülke arasında 2014'te kurulan Yüksek Stratejik Komite mekanizması kapsamında, şimdiye kadar 50'nin üzerinde anlaşma imzalandığını hatırlattı.

Erdoğan açıklamalarında halihazırda Katar'da 500 Türk şirketinin faaliyet gösterdiğinin ve sadece Türk müteahhitlik firmalarınca üstlenilen projelerin toplam değerinin 18,5 milyar doları bulduğunun altını çizdi.

Erdoğan ayrıca 2022'de Katar'da düzenlenecek Dünya Kupası'nın başarısı için Türkiye'nin her türlü desteği vereceğini kaydederek "2022 Dünya Kupası, sadece altyapı yatırımları bakımından değil, güvenlikten organizasyona kadar çok geniş bir alanda ciddi hazırlık çalışmaları gerektiriyor. Katarlı dostlarımızın bu organizasyonun altından başarıyla kalkacaklarına eminiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan mülakatta uluslararası gelişmeler ve Türkiye'nin yürüttüğü politikalarla ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Bu konularda öne çıkan satır başları:

Dağlık Karabağ sorunu

"Azerbaycan'ın, yıllardır sonuçsuz bırakılan ve Ermenistan'ın artan saldırılarıyla katlanılamaz hale gelen bu sorunu, fiili bir mücadeleyle çözme yoluna gitmesi hem tarihin hem hukukun hem de coğrafyanın gerçeklerinin gereğidir. Bu sorunu kalıcı bir şekilde çözmek için BM kararlarının uygulanması ve uluslararası hukukun gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor".

"Ermenistan'ın son işgal teşebbüsünde aldığı ağır hezimetin ardından türlü tezviratlarla Türkiye'yi de çatışmanın içinde gösterme gayretine girmesi, yaşadığı sıkışmışlığın ve çaresizliğin ispatı olmuştur. Ermenistan'ın bu tavrı bile bölgede geniş çaplı bir çatışma alanı yaratmak istediğinin göstergesidir. Yaşanan son süreç de kimin gerçekten barıştan yana olduğunu gözler önüne sermiştir. Uluslararası toplumun bu gerçeği görerek, yıllardır uyguladığı çifte standarttan vazgeçmesi ve Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarındaki işgalini sonlandırma yönünde adım atması çağrımı yineliyorum".

Doğu Akdeniz'deki gelişmeler

"Ege ve Akdeniz meselesi Türkiye'nin asla geri adım atmayacağı bir meseledir. Türkiye'nin ve KKTC'nin yok sayıldığı, kıyılarına hapsedildiği hiçbir çözümü kabul etmediğimizi tüm platformlarda yüksek sesle dile getirdik, getirmeye devam edeceğiz. Hak ve menfaatlerimizi her zaman ve her şartta korumaya, savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz".

Türkiye'nin Suriye politikası

"Şimdiye kadar bu bölgelere 411 bin Suriyeli sığınmacı geri döndü. Türkiye, Suriye topraklarında asla kalıcı değildir. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Kriz kalıcı olarak çözüldüğünde, bizim de Suriye'deki varlığımız sona erecektir. Ancak bu aşamaya kadar, meşru müdafaa hakkımız ve Adana Mutabakatı çerçevesinde terörle ve ülkemize yönelik saldırılara karşı mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Ne İdlib'in ne de geri kalan Suriye topraklarının ülkemizin güvenliğini tehdit eden bir boyut kazanmasına müsaade etmeyeceğiz".

Libya

"Libya'da meşruiyet kazanacak, darbeciler kaybedecektir. Gelinen noktada, Türkiye'nin girişimleriyle sahada sağlanan sükunet sayesinde ortaya bir fırsat çıktı. Hem Libya hem de bölge barışını ve istikrarını koruyacak bu fırsatın heba edilmemesi gerekiyor".

İslam Dünyası

"Bugün 350 milyon kardeşimiz aşırı yoksulluk şartlarında hayatta kalma mücadelesi veriyor. İnsanlığın bugünkü gelişmişlik seviyesinin temelleri İslam coğrafyasında atılmış olmasına rağmen Müslümanların günümüzde yaşadığı sıkıntıların sebeplerini iyi düşünmeli, analiz etmeli ve çözüm yolları üretmeliyiz. Sadece oturup konuşmakla problemler çözülemeyeceğinden, haksızlıkları giderecek mekanizmalara ve iradeye ihtiyacımız olduğu açıktır".

İsrail-Filistin meselesi

"Filistinli kardeşlerimizin onay vermediği bir planı, hangi ambalajla pazarlanırsa pazarlansın bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Filistinlilerin kazanılmış haklarını yok sayan, 1967 sınırları temelinde iki devletli çözümü reddeden, işgal ve ilhak politikalarını meşrulaştıran bir planın başarı şansı da zaten yoktur. Nitekim plan açıklandığı andan itibaren ölü doğmuş bir plandır. Böylesi bir planın uygulanma ihtimalini biz görmüyoruz".

Türkiye - ABD ilişkileri

"Sayın Trump'ın göreve gelmesiyle ikili ilişkilerimizde müspet bir hava yakaladık. Hem bölgesel konularda hem de ticaretten yatırımlara kadar pek çok meselede tutumlarımız giderek daha fazla örtüşüyor. Ayrılıklardan ziyade ortak çıkarlarımıza odaklanıyoruz".

Erdoğan ayrıca NATO dahil her platformda ABD ile terörle mücadele, demokrasi, istikrarsızlık ve çatışmaların sonlandırılması gibi başlıklarda beraber çalışmaya devam edileceğini de vurguladı.