Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Fransa'daki 'İslamcı Ayrımcılıkla Mücadele' yasa tasarısı ne içeriyor?

Fransa'da başörtülü kadınlar
Fransa'da başörtülü kadınlar   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Fransa'da laiklik ilkesini güçlendirme ve "İslamcı ayrılıkçılıkla mücadele" yasa tasarısı çarşamba günü bakanlar kurulu tarafından onaylandı. Yasa tasarısı, 2021'de parlamentonun oyuna sunulacak.

Resmi olarak "Cumhuriyetçi ilkeleri güçlendirme" tasarısı olarak adlandırılan yasa, ülkede İslami radikalizmle mücadele için araçlar sağlamayı amaçlıyor. Ancak söz konusu tasarı, ülkede yaşayan Müslüman toplumu fişleme potansiyeli nedeniyle eleştiriliyor.

Bugün içeriği konusunda daha detaylı bilgilere ulaştığımız tasarı hakkında, Başbakan Jean Castex , "Bu yasa dinlere karşı bir yasa değil, özellikle Müslüman dinine karşı bir yasa değil. Dini fanatizm ile mücadele ve kurtuluş yasasıdır" dedi.

Uzun zamandır tartışılan bu yasa tasarısı hangi düzenlemeleri içeriyor ve hangi kontekste Fransa'da gündeme geldi?

Yasa tasarı hangi kontekste hazırlandı?

Ekim ayında Fransız öğretmen Samuel Paty'nin başının kesilerek öldürülmesi sonrasında, "İslamcı ayrımcılıkla mücadele" yasası yoğun bir şekilde gündeme otursa da, yasanın hazırlıkları bir kaç yıl öncesine dayanıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2017'de Elysee Sarayı'ndaki ilk günlerinde, ülkede laiklik ilkesinin İslam dini ile ilişkisini yeniden organize edecek bir yasa projesinden bahsetmişti.

İfade özgürlüğü üzerine bir ders sırasında Hz. Muhammed'in karikatürlerini gösterdiği için Samuel Paty'nin öldürülmesinden sonra yapılan bir törende konuşan Macron, " İslam, bugün tüm dünyada kriz içinde olan bir din, bunu sadece ülkemizde görmüyoruz" diyerek "Fransa'da İslam'ı dış etkilerden kurtarmaya" ihtiyaç olduğunu söylemişti.

Macron'un laiklik ülkesini güçlendirmek ve ayrımcılıkla mücadele etmek için çizdiği planın ana hatlarında, imamların yurtdışında eğitim almasına, ev eğitiminin azaltması ve din işlerinin finansmanının yurt dışından yapılmasına son veren bir sistem geliştirmek istediğini ifade etmişti.

Macron'un konuşmasının ardından, Türkiye de içinde olmak üzere birçok ülkede Fransız ürünlerini için boykot çağrıları yapıldı. Müslümanlar, Fransız bayrağı ile Macron'un resimlerinin ateşe verildiği protestolar da düzenledi.

Yasa tasarısı hangi düzenlemeleri içeriyor?

Radikal fikirleri okuldan uzaklaştırmak

Tasarı, 3 yaşından itibaren tüm çocukların, çocuğun veya ailesinin durumuyla ilgili belirli sebepler dışında, evde eğitim almamasını öngörüyor. Ailelerin çocuklarına evden eğitim vermek için yetkili kurumlardan izin alması gerekecek.

Yasa metni ayrıca kontrat dışı okullarda "sapma" tespit edilmesi durumunda idari kapatma seçeneğini sunuyor. Bunların yanı sıra okul çağındaki her çocuğa bir ulusal okul numarası atanması planlanıyor. Böylece kontrat dışı veya evden eğitim alan öğrencilerin de bir numarası olacak ve devlet tarafından takibi kolaylaştırılacak.

Macron konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, bir dini değil, her şeyden önce Cumhuriyet değerlerini aşılamalı ve inananları değil bütün vatandaşları eğitmelidir" ifadesini kullanmıştı.

Bu düzenlemeler ile dini eğitimin diğer eğitimlerden önde olduğu düşünülen özel okulların önüne geçilmesi hedefleniyor.

İnternet üzerinden ifşa ve nefret söylemi suçu

Bu düzenleme yeni bir suç yaratmayı planlıyor. Bir kişinin hayatını tehlikeye atmak amacıyla, kimliği belirlenebileceği şekilde özel, aile veya profesyonel yaşamı hakkında bilgi yaymaya 3 yıl hapis, 45 bin euro para cezası öngörülüyor.

Kasım ayı ortalarında yayınlanan bir ön metne göre, "mağdurun kamu otoritesine sahip olması veya bir kamu hizmeti görevinde bulunması" halinde ceza ağırlaştırılacak.

Camilere yurt dışından gelen fonlar denetlenecek

Macron ayrıca ibadethane projelerinde yabancı fonlamaların daha sık kontrol edilmesini amaçlıyor: “Paranın nereden, kime ve niçin geldiğini bilmemiz gerekiyor.”

Fransa'daki camilerin çoğunluğu 1901 yasası tarafından öngörülen dernek rejimine bağlı. 10 bin euroyu aşan yabancı maddi destekler kaynak beyanına tabi olacak. Ayrıca, dernek yurtdışından avantaj veya kaynak sağladığında kanuni denetçi tarafından yıllık hesapları denetlenecek.

Kişilerin ırkları, etnik kökenleri, dini inançları, cinsel yönelimleri veya cinsiyetleri nedeniyle hedef alan ibadet yerleri geçici olarak kapatılacak.

Dernekler daha kolay feshedilecek

Devletten maddi destek alan dernekler artık cumhuriyet ilkelerine ve değerlerine saygı gösterme taahhüdüne tabi olacak.

Derneklerin bu sözleşmeyi ihlal ettikleri tespit edilirse, aldıkları parayı geri vermek zorunda kalacaklar.

Cinsiyet eşitliğinden sorumlu devlet bakanı Marlene Schiappa, söz konusu tedbirin "Cumhuriyet düşmanlarına bir euro kamu parası verilmemesini" sağlama amaçlı olduğunu söyledi.

Ayrıca bir derneğin feshedilme gerekçeleri de genişletildi. Bir derneğin üyeleri tarafından işlenen ve bu derneğin faaliyetleriyle doğrudan bağlantılı eylemleri isnat etmek mümkün olacak.

Kadın haklarının güçlendirilmesi

Bekaret sertifikaları yasaklandı

Yasanın büyük bir kısmı, başta kadınlar olmak üzere, insanların "haysiyetine" zarar veren her türlü davranışı engellemeyi de hedefliyor.

Sağlık çalışanlarının, zorla evlilikler genelde bir ön koşul olan "bekaret sertifikaları" vermeleri yasaklandı.

STK'lar artık bir kadının zorla evlendirildiğine dair güçlü şüpheleri varsa doğrudan yerel yetkililerle iletişime geçebilir. Zoraki evliliklerle mücadele konusunda nüfus dairesi görevlisi, evlilik kararının özgür biçimde alınmadığı şüphesi olduğunda müstakbel eşlerle ayrı ayrı görüşme sağlayabilecek ve şüpheler doğrultusunda savcılığa başvurulacak.

Çok eşlilere oturum izni yok

Fransa’da çok eşli şekilde yaşayan yabancılara oturum izni verilmeyecek. Çok eşli kişilerin de oturum izni iptal edilebilecek.

Bakan Schiappa, söz konusu yasanın, birden çok sevgiliye sahip olan kişileri (poliamori) kapsamadığını, sadece çok eşli evlilikleri ilgilendirdiğini ifade etti.

Özel kurumlarda laiklik ilkesi güçlendirilecek

Devleti temsil eden, bir devlet hizmeti sunan sözleşmeli özel şirketler de dahil olmak üzere herhangi bir kişi veya kuruluşlar "laiklik ilkelerine ve kamu hizmetinin tarafsızlığını" sağlamak zorunda olacak.

Mesela halka açık yüzme havuzların artık dini gerekçelerle kadınlar ve erkekler için ayrı sürelere sahip olmaları yasaklanacak .

Kamu hizmeti yapan görevlilere yönelik tehdit, şiddet veya sindirme suçlarına ceza verilecek.