Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Darbe girişimi sonrası kayyum atanan 797 şirket: Satış için hukuki süreç bekleniyor

TMSF Başkanı Muhiddin Gülal (Arşiv)
TMSF Başkanı Muhiddin Gülal (Arşiv)   -   ©  Emrah Yorulmaz/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, (TMSF) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 797 şirkete kayyum atandığını ve bunlarla ilgili hukuki sürecin tamamlanmadığını açıkladı. Uzun Grubu'nun halen 5 milyar dolar borçlu olduğu ancak yurt içinde mal varlığı kalmadığı kaydedildi.

TMSF Başkanı Muhiddin Gülal başında bulunduğu kurumun 2020 yılı faaliyetleri ve 2021 yılı hedeflerine ilişkin basın mensuplarıyla sohbet toplantısı gerçekleştirdi. TMSF'ye devrolan 26 bankanın hakim ortaklarından kamu alacağının tahsiline ilişkin süreçlerin sonuna geldikleri bilgisini veren Gülal, "Toplam tahsilatımız 23,3 milyar lira seviyesine ulaştı. Bundan sonra artık iyimser tahminle 350 milyon dolar daha tahsilat yapabiliriz diye öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Uzan'lardan hala 5 milyar dolar alacağımız var"

Gülal, Balkaner Grubu'na yönelik çalışmalar kapsamında Ataşehir'de "Ataşehir Modern" adında bir inşaat projesi yürüttüklerine dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Lansman yaparak satışa çıkacağız. 1113 konutluk, 3 bloklu bir proje. 70 ticari alan var, 1 artı 1'den, 5 artı 1'e kadar farklı büyüklükte daireler var. Oradan 1 milyar lira kamu alacağı tahsili yapabiliriz diye öngörümüz var. Onunla da meşhur Balkaner Dosyası'nı kapatmış olacağız."

Uzan Grubu'na ilişkin süreci de değerlendiren Gülal, "Bizim Uzan'lardan hala 5 milyar dolara yakın alacağımız var ama bunun tahsil kabiliyeti var mıdır, tabii yurt dışında çalışmalarımız devam ediyor, yurt içinde bir varlığının kalmadığını görüyoruz. Artık elimizdeki diğer dosyaların tahsil kabiliyeti çok zayıf." dedi.

15 Temmuz sonrası 797 şirkete kayyum atandı

TMSF Başkanı Gülal, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 'FETÖ aidiyeti ve iltisakı' tespit edilen şahıslara ait bir kısım varlıkların TMSF kayyumunda yönetimine karar verildiğini anımsatarak, bu kapsamda 797 şirket olduğunu bildirdi. Bu şirketlerin aktif olarak yüzde 64 seviyesinde büyüdüğüne ve öz kaynak büyümesinin de yüzde 60 seviyesine geldiğine dikkati çeken Gülal, "TMSF kayyumu döneminde irtifa kaybeden herhangi bir şirketimiz olmadı." diye konuştu.

Gülal, kayyumluğunu yürüttükleri şirketlere ilişkin hukuki sürecin devam ettiğini ve şu ana kadar kesinleşmiş bir davanın bulunmadığını belirterek, büyüyen ve kar eden şirketlerin mevcut hukuki altyapıyla satılma şansı olmadığını söyledi.

Şirketlerle ilgili yol haritasının çizilmesi için hukuki süreçlerin kesinleşmesi gerektiğini vurgulayan Gülal, şirketlerin satış sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Özellikle içi boşaltılmış şekilde devraldığımız şirketler var. Naksan Grubu ve Aynes gibi zarardaki şirketleri çalışır hale getirdik. Naksan ve Royal Halı'da satış süreci yaşadık ama talihli olmayınca 'İhaleyi ileri tarihte tekrarlarız.' diye öteledik. Elimizde büyük 8-10 grup var. Bu gruplar toplam aktifin yüzde 80'ine tekabül ediyor. Bizim konsantrasyonumuz bunların üzerinde. Erciyes Anadolu Holding, Yargıtay aşamasında, müsadere kararı çıktı. Koza'da da müsadere kararı çıktı ama istinaf aşamasında. Diyoruz ki 'Koza Altın, altın üretiyor, eğer hukuki süreçleri kesinleşirse bunu Türkiye Varlık Fonuna devredebiliriz, bu bir opsiyon. Erciyes Anadolu Holding'de çok ciddi bir yapılanmaya gittiler, markaları ayırdılar. Halka arz bir metot olabilir. Pırıl pırıl şirketlerimiz var, şartlar oluştuktan sonra satış da gündeme gelebilir. Her halükarda hukuki süreçlerinin kesinleşmesi lazım ki bu projeksiyonları daha sağlıklı yapalım. 2021'de Aynes Gıda, Alfemo Mobilya, Aker Tekstil, Mark Antalya AVM'nin ve Central Hospital'ın satışı düşünülüyor."

"Talip çıkarsa Koza Altın'ın satışı da mümkün"

Koza Altın'ın Türkiye Varlık Fonuna devrine ilişkin soru üzerine Gülal, "Öyle bir ihtimal var. Sonuçta Varlık Fonu, Türk Madencilik AŞ diye bir firma kurdu. Varlık Fonunun elindeki şirketlere baktığımızda oraya mobilyayı koyamazsın ama Koza altın üretiyor ve stratejik de bir firma. Koza Altın ülkede üretilen altının üçte birini üretiyordu. Projeksiyon olarak söylüyorum, hukuki süreci kesinleşince Varlık Fonuna devredebiliriz. Bu bir ihtimal ama geldi birisi, yerli ya da yabancı 'Talibiz' derse satışı da mümkün olabilir. Bütün bu işlemlerin olması için hukuki süreçlerin tamamlanması lazım ve halihazırda tamamlanmış dosyamız yok." diye konuştu.

Gülal, satışa en hazırlıklı grubun markalarıyla pazar lideri olan Erciyes Anadolu Holding olduğuna işaret ederek, "Halka arz edebilir miyiz, evet edebiliriz. Her markanın fabrikasını ayırdık, marka marka satabiliriz. Bunların hepsi gündemde." ifadelerini kullandı.

Mülkiyet reformuyla ilgili yapılan çalışmaların TMSF kayyumunda yöneten şirketlerle ilgisi olmadığını vurgulayan Gülal, şöyle devam etti:

"Bu şirketlerin hukuk reformuyla iade edilmesi söz konusu değil. Bunu çok net olarak ifade edeyim. Şu an hukuki süreçler kesinleşmediği için mülkiyet hakkı hala eski sahiplerinde. Bundan bir dönüş olma ihtimali terörle mücadele noktasında çok mümkün değil."

"Hazineye devrolacaklar"

Gülal, hukuki süreçte büyük grupların tamamında müsadere kararı verildiğine dikkati çekerek, "Erciyes Anadolu Holding'de, Koza'da, Aydınlı'da bu karar verildi. Müsadere kararı onandığı andan itibaren bu mülkiyet sorunu ortadan kalkacak. Bu hisseler Hazineye devrolacak ve mülkiyet eski sahiplerinde değil, devletimizde olacak. O zaman Hazinemiz ile oturur konuşuruz. Şu anda Hazineye devredilmiş varlık olmadığı için sonuna kadar biz buna vaziyet edeceğiz. Artık Hazine adına belki bu işleri yapacağız." değerlendirmesinde bulundu.

TMSF kayyumunda yönetilen inşaat şirketlerinden Fi Yapı konusunun "çözümsüz" olduğunu belirten Gülal, şirketin kasasında para olmadığını söyledi.

Gülal, şunları kaydetti:

"Ne devlet ne TMSF geri alamayacağı bir kuruşu buraya koyar. Fi Yapı'nın Dikili'de bir tane adası var. Satalım diye planlıyoruz, ihale yapalım. Dönemsel olarak şartlar uygun değil, biraz daha beklemek lazım. Adanın satışıyla en azından mağduriyetlerin bir kısmını gideririz diye düşünüyoruz. Ada için 50 milyon avro değerleme yapıldı. Bu da inşaatların tamamlanmasına yetmiyor, çok daha fazla nakde ihtiyaç var."

Ek kaynaklar • AA