Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Sarıgül: CHP'yi bölmüyoruz, olmayan bir şeyi nasıl böleceksiniz?

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
euronews_icons_loading
Mustafa Sarıgül
Mustafa Sarıgül   -   ©  Euronews
Metin boyutu Aa Aa

Siyasi yaşamı Cumhuriyet Halk Partisi Şişli İlçesi Gençlik Kolu Yönetim Kurulu üyeliği ile başladı. Partisinin farklı kademelerinde görevler üstlenen Mustafa Sarıgül, 1987'de Sosyal Demokrat Halkçı Parti'sinden (SHP) vekil seçilerek Meclis'e girdi.

Türkiye'nin onu daha yakından tanıması ise Şişli Belediye Başkanlığı'na seçilmesiyle oldu. Bu dönemde parlayan Sarıgül, 29 Ocak 2005'te, Ankara'da yapılan 13. Olağanüstü CHP Kurultayı'nda Deniz Baykal'a karşı aday oldu.

Kavgalı ve olaylı geçen kurultayda Baykal karşısında yarışı kaybeden Sarıgül, daha sonra CHP'den ihraç edildi. Sonraki siyasi yaşamı CHP-DSP arasında gidip gelse de 2010 yılında ''Türkiye'nin değişime ihtiyacı var'' diyerek Türkiye Değişim Hareketi'ni başlattı.

Ancak bu çalışma da Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasıyla durduruldu, zamana bırakıldı. Gelinen on yılın sonunda Türkiye Değişim Hareketi partileşti, Türkiye Değişim Partisi oldu. Türkiye'yi il il dolaşan Sarıgül yine aynı sözü söylüyor: ''Türkiye'nin değişime ihtiyacı var...'' Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı siyasi yaşamını ve partisini euronews'e anlattı.

Ben o türküyü bilmiyorum ama sözleri benim çok hoşuma gidiyor. Ben türküleri çok seviyorum ve benim de bildiğim türküler var. O gün gündem oldu, beğenenler oldu beğenmeyenler oldu. Ama biz Türkiye Değişim Partisi olarak diyoruz ki korkmayın bizi eleştirin.
Mustafa Sarıgül
Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı

Neşet Ertaş’ın 'Yolcu' türküsüne eşlik ettiğiniz bir video sosyal medyada gündem oldu. O türküyü ilk kez dinlemiş gibiydiniz, öyle mi?

Ben o türküyü bilmiyorum ama sözleri benim çok hoşuma gidiyor. Bir arkadaşıma sohbet ederken bir dinler misin dedi. Neşet Ertaş’ı da ben hakikaten çok seviyorum. Ben türküleri çok seviyorum ve benim de bildiğim türküler var. O gün gündem oldu, beğenenler oldu beğenmeyenler oldu. Ama biz Türkiye Değişim Partisi olarak diyoruz ki korkmayın bizi eleştirin. Gençler korkmayın eleştirilerinizi söyleyin diyoruz. Ben o gençlerin eleştirilerinden ders almak isterim her zaman. O eleştirilere önem verirsem benim önüm açılır.

İmamoğlu'nu 2014 seçimlerinde, Trabzonspor Başkanı Şener'in isteği üzerine aday yaptım

Videonuzun tweet mesajını Ekrem İmamoğlu’nun "Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var" sözleri ile paylaştınız. Nasıl buluyorsunuz İmamoğlu’nun başkanlığını?

2014 seçimlerinde, Trabzonspor Başkanı Sadri Şener benden rica etmişti. Sayın İmamoğlu belediye başkanı olsun diye. Ben de 2014 seçimlerinde kendisini Beylikdüzü ilçe belediye başkan adayı yaptım. Sonra beraber çalışmalarımız oldu, Şişli’deki yerel yönetimler modelini Beylikdüzü’nde uyguladı. Ve şu anda da İstanbul Belediye Başkanı. Ben çok başarılı olmasını arzu ederim.

1987 SHP vekilliği, sonra CHP-DSP ekseninde farklı görevlerle siyasete devam ettiniz. Ne sizi tatmin etmedi de yeni bir parti kurdunuz?

Vatandaşların yüzde 25’i mevcut partilerden memnun değilim diyor. Ben de 2010 yılında koskocaman Türkiye Değişim Hareketini durdurdum. Sayın Kılıçdaroğlu geldiğinde CHP’de değişim olunca, önünü açtım. Ama aradan geçen 10 yıllık süreçte Türkiye’de bir iktidar değişikliği olmadı.

Ben Türkiye’nin gidişatından mutlu değilim. Türkiye’deki hukuk anlayışından, demokrasi, üretim ve ekonomi anlayışından memnun değilim. Türkiye’nin yeni bir enerjiye ihtiyacı olduğu kanısındayım. Yurttaşlarım da bunu söylediler. Ben çıkmadım aslında, milletim beni göreve çağırdı. Ben bu görevden kaçamam. Beni bu ülke milletvekili yaptı, gençlik kolu başkanı yaptı, ilçe başkanı yaptı. Ben bu kadar görevlerde bulundum. Uzun yıllar belediye başkanlığı yaptım. Şimdi ne yapacağım? Benim ülkeme borcum var, bu borcumu ödemek zorundayım. Benim laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne borcum var. Borcumu da cumhuriyet ilkelerini, Atatürk değerlerini ve hudut ve bayrak diyen milyonlarca vatandaşım ile iktidara taşıyacağım. Ben buna inanıyorum.

Ak Parti, CHP, Saadet ve MHP’den kopan bir parti ve hareket var. Hepsinin ortak çizgisi neredeyse sağ-sol-muhafazakar gibi tanımlamalara karşı olmaları. Sizin partiniz seçmenle hangi değerler üzerinden aidiyet kuracak?

Sağdaki partiler biz sağcı değiliz diyemezler, sol gözüken partiler biz solcu değiliz diyemezler. Biz analizimizi yaptık, o kelimeler bize ait. Şimdi bazı siyasi parti başkanları patenti bize ait olmak üzere bunu kullanıyorlar. Biz diyoruz ki sağ elimizle sol elimizi birleştirdik. Sağı da yormayalım, solu da yormayalım. Bizim merkezimiz insan. Ben insanım diyen bütün yurttaşlarımızı sevgi ve saygıyla Türkiye Değişim Partisi’ne bekliyoruz. Partimizden içeri giren hiç bir yurttaşımıza dün hangi partiye oy verdin, sağcı mısın solcu musun, laik misin anti laik misin hangi kültür veya mezheptensin diye sorularımız asla yok. Biz diyoruz ki ülkemiz için değişim istiyor musun? Gel değişimi birlikte sağlayalım. Bir ülkücü bizi tercih edebilir. Biz hudut ve bayrak birliği diyoruz, geleneklerimize bağlıyız. Alınteri ve emeği savunuyoruz. Üreticimizin, sanayicimizin ve esnafımızın da yanındayız. Bizim ana fikrimiz ülkemizin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü.

Yeni kurulan partiler keşke iktidarda olduğu zaman o lafları etselerdi de ben onların alnından öpseydim

Yeni kurulan partilere ve kendi partinize ne kadar şans veriyorsunuz?

O yeni kurulan partilere ben demokrasi adına başarılar diliyorum. Onlar keşke iktidarda olduğu zaman o lafları etselerdi de ben onların alnından öpseydim.

Biz Türkiye’nin en demokratik partisiyiz. Biz partimizi kurarken diyoruz ki, gençler gelin değişime ortak olun. Değişim kadınları gelin, değişimi siz sağlayın. Burası lidere bağlı bir parti değil, demokrasiye bağlı bir parti. Bize kadar Ankara’da kurulan bütün partiler aynı. Bütün partilerde lidere bağlılık var biz de demokrasiye bağlılık var. Biz diyoruz ki; delegelik sistemi bir sahtekarlıktır biz delegelik sistemini kaldırıyoruz. İlçe başkanlarını partiye kayıtlı üyeler seçecek. Genel başkanı partiye kayıtlı üyeler seçecek. Bugüne kadar kurulan partilerden hangisi bunu dedi. Hiç biri demedi. Ayrıca diyoruz ki genel başkanlık koltuğu zaman tüketme yeri değildir. İki genel seçim partimi iktidara taşıyamazsam ben bu görevi bırakacağım diyorum.

Siyasi yaşamınız hep sosyal demokrat çizgide. Ama diyorsunuz ki, eski başbakanlar Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel'in siyasetini örnek alıyorum. Bugün bu isimler olsa kimle yola devam ederdiniz ve neden?

Bu liderler ülkemize çok farklı hizmetler yapmışlardır. Mesela ben Süleyman Demirel’e karşı büyük mücadele verdim ama cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisiyle yakın temaslarım oldu. Özal’a karşı muhalefet milletvekiliydim. Özal’ı da zaman zaman eleştirdim ama Özal da o eleştirilere son derece açıktı. Bugün ülkede en büyük kadro yetiştiren lider Erbakan’dır. Biz geriye baktığımız zaman ahde vefaya önem veriyoruz. Görüşlerimiz farklı olabilir ama iyi yaptıkları şeyin sentezini aldık biz. Türkiye Değişim Partisi Türkiye’nin ortalaması, vicdanı, teknolojisi, sanayisi ve üretimi. O nedenle biz geçmişteki siyasi parti liderlerinin en iyi noktalarını alarak onları buluşturduk.

Biz CHP'yi bölmüyoruz. Olan bir şey bölünür. Olmayan bir şeyin neyini böleceksiniz ki?

2019 yerel seçimlerinde, seçmen sizin oyları böldüğünüze dair yorumlar yaptı. Şimdi Türkiye Değişim Partisi girişiminiz ile aynı şeyi yaptığınızı düşünenler var. CHP’yi bölüyor musunuz?

Olan bir şey bölünür. Olmayan bir şeyin neyini böleceksiniz ki? Türkiye’de beş kişiden bir tanesi CHP’ye oy veriyor. Biz beşin beşine talibiz, beşin birine değil. Biz Ankara’ya kimsenin sofrasına oturmaya değil, büyük bir demokrasi sofrası kurmaya gidiyoruz. Oyları bölmeye değil, aksine bütünleştirmeye ve ev sahibi olmaya gidiyoruz. Biz Ankara’ya iktidarın mührünü almaya gidiyoruz. Biz milyonlara hitap ediyoruz. Ne kıyı ne de bölge partisi olacağız, bütün milletimizi bir sevgi etrafında buluşturacağız.

Şişli'yi kaybedince üzüldünüz mü?

Ben kaybetmedim, aksine ben çok kazandım. Ben ittifaklara karşı mücadele verdim. Ve bu mücadelede aslında ben birinci oldum. Şişli benim için önemlidir, ben şu anda yokum ama her mahallede benim eserlerim var. Şuna bakmanızı isterim; Sarıgül’den sonra gelenler kalıcı bir tek eser yaptılar mı bugüne kadar? Şişli bir emanettir, o emanet tekrar geri alınacak. Çünkü Şişli’nin şu anda ışıkları sönmüş vaziyette. Ben üzülüyorum, keşke gelen arkadaşlar başarılı olsa da bize ihtiyaç olsa. Eskiden Türkiye’nin gündeminde bir Şişl, bir Nişantaşı vardı. Şimdi Şişli’nin adı da yok, tadı da yok. Ama ben söz veriyorum Türkiye’min ışıklarını yakacağım Şişli’de parlayacak.

Hep denir ki Kılıçdaroğlu, kendisine rakip olabilecek bütün isimleri kritik seçimlerde aday yapıp saf dışı bırakıyor, sizin büyükşehir belediye başkanlığınızı da böyle okumak mümkün mü?

CHP içinden bazı isimler bize destek vermediler. Onları da biliyorum. Ama ben milletimin desteğini aldım, ittifak olmadan İstanbul’da yüzde 41’e yakın oy aldım. CHP tarihinin en yüksek oyudur. Ne dört büyük parti var arkamda, ne bir etnik köken var ne bölgesel parti var. Yüzde 41 oy aldım, bütün İstanbullulara teşekkür ederim, Sayın Kılıçdaroğlu’na da.

Biz asla CHP içinden çıkmadık. Biz partimizi kuruyorduk ve biz 514 tane miting yaptık. Ama o dönemde Sayın Baykal bir kasetle gidip, Kılıçdaroğlu gelince ve o bir rüzgar alınca önünü kesmek istemedik

Muharrem İnce ile sizin farkınız ne? Seçmen nasıl bir fark görecek? Nasıl ayırt etsin sizi, öyle ya da böyle zemin CHP’den.

Biz CHP içinden çıkmadık. Biz yıllar önce TDH’yi kurduk, örgütlendik. Biz partimizi kuruyorduk ve biz 514 tane miting yaptık. Ama o dönemde Sayın Baykal bir kasetle gidip, Kılıçdaroğlu gelince ve o bir rüzgar alınca önünü kesmek istemedik. Önce devlet ve demokrasi dedik, partimizi bir süre askıya aldık. Bekledik iktidar olur diye olmayınca milletimiz bizi göreve çağırdı. Biz asla CHP’nin içinden çıkmadık. Doğrudur CHP-DSP kökenliyiz ama biz milletimizin tamamını kucaklıyoruz. Seçmen demokrasi olarak bakmalı ve demeli ki; Türkiye’nin en demokratik partisi TDP. Bir partide demokrasi yoksa hiçbir şey olmaz. Türkiye’nin ekonomiden çok küresel demokrasiye ihtiyacı var.

Siyasetin gündemi ittifak, erken seçim... Siz nerede yer alırsınız? AK Parti-MHP bloku mu, İyi Parti-CHP Bloku mu, ya da Cem Uzan'ın dediği gibi alternatif üçüncü bir blok mu?

Biz hiçbir bloku asla kabul etmiyoruz. Ben Fırat’ın çıktığı yerden geliyorum. Benim önüme beton duvar da çekseniz aşar geçeriz, taşar geçeriz. Birinci turda ittifak diyen partiler kendi oylarını gizleyenler. Kendi gerçek oylarının görünmesini istemeyenler. Bakın Fransa’da Macron çıktı geldi tek başına iktidar oldu. Öyle bir çalışma yapacağız ve belki ilk turda TDP’nin çıkaracağı aday rekor yapacak. Biz birinci turda neden ittifak diyelim, kendimize güvenmiyor muyuz? Kendisine güvenen partiler birinci turda kendi adaylarını çıkarır zaten ikinci turda da iki aday kalıyor. Onun için biz birinci turda hiçbir ittifakta yer almayacağız. Bize verilen oylar çok değerlidir, vicdandır.

Bir tartışma daha var, mevcut cumhurbaşkanlığı sistemi mi parlamenter sistem mi?

Kesinlikle demokratik parlamenter sistemi savunuyoruz. Ben de yurttaşlarım takdir ederse ülkenin başbakanı olmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı makamının da bir vicdan makamı ve sığınma limanı olduğunu düşünüyorum. Siyasi makam olmasını doğru bulmuyor ve bu konunun tekrar gözden geçirilmesini umuyoruz. Oy versin vermesin her yurttaş cumhurbaşkanına gidebilmeli, bir Süleyman Demirel öyleydi mesela.

Seçim öncesi Ankara’dan çok arkadaşımızla görüşüyoruz, temaslarımız yok desek yanlış olur. Ama biz milletvekili transferini çok doğru bulmuyoruz

Seçimden önce partinize geçmeyi planlayan belediye başkanları ya da vekiller var mı?

Seçim öncesi Ankara’dan çok arkadaşımızla da görüşüyoruz, temaslarımız yok desek yanlış olur. Ama biz özellikle milletvekili transferini çok doğru bulmuyoruz. O partinin seçmeninden ona göre oy almış, vekil olmuş o nedenle başka partiye geçmesini çok da etik bulmuyoruz açıkçası. Görüşmelerimiz dostluk çerçevesinde ama şu anda parti meclisi ya da kurucularımızdan tarafından alınan bir karar yok. Böyle bir konu olursa bunu detaylıca görüşürüz. Ama ben daha önce vekillik yaptım çok fazla etik bulmuyorum. Bir insanın siyasi partisi ile bağı kopuyorsa o zaman istifa etmeli, iki sene hiçbir partiye girmeden çalışmalı. Biz siyasetin yapılış şeklini değiştirmek istiyoruz. Düşünce transferini siyasette yapamazsınız.

Sarıgül, gençlerin mutlu olmasına çare olacak. Sarıgül, demokrasiye, özgürlüklere çare olacak. Ben Türkiye’nin bütünlüğüne çare olacağım

İlk seçimde yüzde kaç almayı hedefliyorsunuz? Memleketin en ücra köşelerindeki dağa taşa yazılan ‘Çare Sarıgül’ sloganı meşhurdur. Yeni dönemde Sarıgül nelere çare olacak?

Ben ilk seçimde çok oy hedefliyorum. Ama o takdir milletimizin. Ve inanıyorum ki yurttaşlarımızın TDP’ye çok fazla ilgileri olacak. Ben Diyarbakır, Ordu, Balıkesir, Mersin, Afyon’da gördüm. Tahminlerimizin ötesinde oy alacağımızı gördük. Esnafımızın, gençlerimizin son derece mutsuz olduğunu gördük. Beyin göçü var, gençlerimizin büyük bir bölümü Türkiye’den umudunu kesmiş durumda. Orta direk kaybolmak üzere. TDP’nin öne çıkanları var, tarımı, turizmi, teknolojiyi, sanayiyi, yatırımı, sağlığı ve ulaşımı öne çıkaracağız. Sarıgül, gençlerin mutlu olmasına çare olacak. Sarıgül, demokrasiye, özgürlüklere, Türkiye’nin bütünlüğüne çare olacağım. Türkiye’nin en büyük ekonomisi barış ekonomisidir, Türkiye’nin dağında ve taşında barışı sağlayacağım. Evrensel hukuk kurallarına çare olacağım. Türkiye’nin en büyük sorunu adalet ve hukuktur. Ben yurttaşlarıma diyorum ki; mutlu olacaksınız.

Görüntü editörü • Mert Can Yilmaz