Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Suriye'de iç savaş 10 yaşında: Şam'a karşı çözümü silahlanmada aramış bir mültecinin hikayesi

euronews_icons_loading
Suriye'de iç savaş 10 yaşında: Şam'a karşı çözümü silahlanmada aramış bir mültecinin hikayesi
©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Suriye'de 2011'de patlak veren ve 10 yıldır bitmeyen iç savaşın halkta açtığı yaraları evlerini terk etmek zorunda kalan Suriyeli mültecilerle görüşerek mercek altına alıyoruz.

Beş bölümlük serinin ikincisinde euronews muhabiri Anne Lise Borges, Şam yönetimine karşı çözümü silahlanmada aramış bir mülteci ile görüştü.

Guta'daki kimyasal bomba saldırısında ağır yaralanan Halit artık Avrupa'da bir ülkede hayatını idame ettiriyor:

“Uluslararası kamuoyundan yardım beklemeyi sürdürüyorduk... Çünkü yapabileceğimiz tek şey buydu. Ama sonra umudumuzu kaybettik ve 'tamam' dedik, artık başımızın çaresine bakma zamanı geldi".

2011'de Şam yönetimine karşı barışçıl olarak başlayan gösteriler, daha sonra protestoculara şiddetli bir müdahaleye dönüştü. Bu durum, bazı askerleri silahlı bir direniş hareketi kurmaya iterken başkaldırıda yeni bir döneme girilmesini ve Özgür Suriye Ordusu'nun temellerini attı.

Sadece 21 yaşındaki Halit o dönem aldığı 'farklı bir Suriye' için mücadele kararını şu cümlelerle özetliyor:

“Gençtim ve doktor değildim. Başka bir şey yapmayı bilmiyordum. O yüzden silah taşımayı, mücadele etmeyi ve savaşmayı seçtim. Ama söylediğim gibi silah kullanmayı bilmiyordum. Daha önce hiç gerçek bir silah görmemiştim".

euronews muhabirinin "Savaşarak doğru şeyi yaptığınızı düşündünüz mü?" sorusuna ise Halit çoğu zaman 'evet' yanıtını veriyor. Bazen "şüphe" de duyduğunun altını çizen Suriyeli mülteci, bunu kimi zaman "insanları öldürmesine" bağlıyor.

"Kırmızı çizgi aşıldı; Batı sessiz kaldı"

Suriye'de ise çatışmalar yıllar geçtikçe şiddetini artırıyordu. Şam'da ise nüfusun yoğun olduğu bölgelere varil bombaları atılmasının planları yapılıyordu.

Çatışmaların ikinci yılından itibaren bir milyondan fazla sivil göçmek, diğer iki milyonu ise evini terk etmek zorunda kaldı. Çatışmalardaki tırmanışı gören Amerika Birleşik Devletleri Suriye'ye bir mesaj gönderdi. Aşılmaması gereken 'kırmızı çizgiyi' belirleyen dönemin ABD Başkanı Barack Obama, "Esad rejimine ve bölgedeki diğer aktörlere, çok miktarda kimyasal silahın bölgeye ulaşıp ve kullanılmaya başlamasının bizim kırmızı çizgimizi oluşturduğunu çok net bir şekilde belirttik. Bu tüm hesapları ve dengeleri bozar" ifadelerini kullandı.

Fakat bu uyarıdan tam bir sene sonra Şam'ın banliyölerinden Doğu ve Batı Guta'da akıllara bile gelmeyecek bir sahne yaşandı. Sarin gazı bulunduran füzeler muhalif bölgeleri vurdu ve yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu.

Barack Obama’nın "kırmızı çizgisi" aşılmıştı.

Guta kimyasal saldırısı Batı'nın Suriye'ye doğrudan müdahale etmeye en fazla yaklaştığı olay olacak fakat Batılı ülkelerin çatışmaya girmeyeceği de görülecekti.

Guta'da Halit çok ağır yaralandı ve tıbbi tedavi için Suriye'den ayrılmayı başardı. Bugün Avrupa'da yaşayan eski muhalif savaşçı, bir 'mülteci' olarak çok zorlu günlerden geçtiğini söylüyor.

"Şiddetle hiçbir şey yapılamayacağının ve hayat ile mücadelenin ölümle mücadele kadar zor olduğunun farkına vardım" diyen Halit, "Yıkmak ve öldürmek çok kolay. Bununla birlikte güven sağlamak, mutluluğu, bilgiyi yayabilmek ve yeniden inşa etmek ise çok zor. Çok..." diyerek Suriye'nin iç savaştan önceki günlerine yeniden kavuşmasının ne kadar zor olacağını ifade ediyor.