Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Emine Şenyaşar'ın 'Adalet Nöbeti' ısrarı: Davamızda haklıyız, kimse bizi buradan kaldıramaz

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
euronews_icons_loading
Şenyaşar Ailesi
Şenyaşar Ailesi   -   ©  Emrullah Acar
Metin boyutu Aa Aa

Emine Şenyaşar, 2018’de Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın seçim çalışmaları sırasında çıkan kavgada, eşi esnaf Hacı Esvet ile çocukları Adil ve Celal Şenyaşar’ı kaybetti. Aynı olayda yaşamını yitirenlerden biri de milletvekilinin kardeşi Mehmet Yıldız oldu.

Olaydan 18 ay sonra hazırlanan iddianame ile başlayan yargılama neticelendi ancak anne Şenyaşar istediğini bulamadı.

Babası ve iki kardeşini silahlı kavgada yitiren Fadıl Şenyaşar, 'kasten adam öldürme, yaralama, tabanca taşıma' suçlarından 37 yıl 9 ay hapis cezası aldı. AK Partili vekilin ağabeyi Enver Yıldız'a ise “ağır tahrik ile öldürme” suçundan 18 yıl hapis cezası verildi.

Emine Şenyaşar 2 Nisan’da görülen duruşmaya ‘Adalet nöbeti’nde olduğu için katılmadı.

Ama oğluna verilen hapis cezasına "Artık bu topraklarda yaşayamayız. Evimi taşımaya gidiyorum. Bu nasıl devlet, bu nasıl adalet" diyerek tepki gösterdi.

Emine Şenyaşar’ın ‘’Gözümün önünde katledilen eşim ve çocuklarım için adalet istiyorum’’ talebi ile Şanlıurfa Adliyesi önündeki başlattığı eylemi 37. gününde.

Adalet eylemini sürdüren Şenyaşar Ailesi İlk iftarını adliye önünde açtı

Emine Şenyaşar ile adliye önünde oturan bir diğer isim de oğlu Ferit Şenyaşar. Ferit Şenyaşar’a göre iddianame ve mütalaa karşı tarafı aklamak için hazırlanmış, dolayısıyla buradan adil bir karar beklenemezdi.

"İddianameye göre bütün saldırılar bizim tarafımızdan yapılmış, onların yaptığı meşru müdafaa. Biz duruşmalarda reddi hakim talebinde bulunacaktık ancak hakim heyeti 'biz adil bir yargılama yapacağız' dedi. Biz de avukatlarımızla savunmamızı yaptık ve ortaya bu korkunç tablo çıktı. Üç insanımızı kaybettik, saldırılara ait iş yerinin güvenlik kameraları var, hastanede olay gününde görevli doktorların raporları var ama sonuçta kardeşim için hayali suçlamalarla 37 yıl 9 ay ceza verildi. Öyle ki komşumuz Ahmet Çetin ifadesinde beni vuran Fadıl Şenyaşar değil, başka biri vurdu diyor ama savcı kabul etmiyor. Benim babam oğullarının durumuna bakmak için hastaneye gidiyor ama o da annemin gözleri önünde vuruluyor. Tüm bunlara rağmen sonuç ortada.’’

Biz sadece bir oturma eylemi yapmıyoruz. Bizi göz altına almaya çalışan ve darp eden polislere karşı direndik. Kimse bizi burdan kaldıramadı, biz davamızda haklıyız

Şanlıurfa Adliyesi önündeki oturma eylemi öncesinde Adalet Bakanlığı’ndan Beştepe’ye kadar her yere başvurduklarını söyleyen Şenyaşar, son çare olarak böyle bir mücadele başlattıklarını ifade ediyor.

Şimdiye kadar dosya savcısı ile görüşme talepleri ise çeşitli gerekçelerle reddedilmiş. Savcılığa yazılı olarak verdikleri dilekçelere de herhangi bir yanıt alamıyor Şenyaşar ailesi. Ferit Şenyaşar yanıtların keyfi olarak verildiğini düşünüyor.

‘’Bu yaşadıklarımızı kime anlatsak inanmaz. Biz Allah’a sığındık artık. Gündüz buradayız ama eve gidince de yatamıyoruz. Sadece oturma eylemi yapmıyoruz. Aylarca bizi göz altına alan, darp eden polislere direndik. Ne yaptılarsa kaldıramadılar çünkü biz haklıyız. Urfa Valisi de bizi çağırdı ki kendisi olayın tanığıdır. Sabredin her şey ortaya çıkacak dedi ama sabır kalmadı artık. Annem oturma eylemine kadar psikolojik destek alıyordu durumu biraz daha iyiydi ama kardeşimle ilgili verilen karar nedeniyle bitmiş durumda. Zar zor ayakta, tek umudu tutuklu olan kardeşimin serbest bırakılması. Kardeşim üç yıla yakındır tek kişilik bir hücrede kalıyor, bu adil değildir.’’

Fadıl Şenyaşar’a verilen cezanın meşru müdafa hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirdi ve bu yargılamadan beraat çıkmalıydı. Karar hukuki ve vicdani değildir
Hidayet Enmek
Avukat

Şenyaşar ailesinin avukatlarından Hidayet Enmek ise tutuklu Fadıl Şenyaşar’a verilen cezanın meşru müdafa hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği görüşünde. Bu yargılamadan beraat çıkmalıydı diyor.

‘’Müvekkilimiz olay anında orada değil, saldırıyı duyunca iş yerine geliyor. Kardeşlerine yapılan saldırıyı bertaraf etmek için. Bu gerçeklik karşısında mahkemenin sadece tahrik hükümleri üzerinden hüküm kurması hatalı olur. Ortada bir saldırı var kardeşlerine yönelik, silah kullanılıyor, sert cisimlerle kardeşleri darp ediliyor. Ölüm darbeleri alıyorlar. Ve kardeşlerine yapılan saldırıyı bertaraf etmeye çalışıyor. O nedenle mahkemenin bu temelde karar vermesini umuyorduk ama mahkeme böyle karar vermedi. Yine Enver Yıldız’ın öldürme eylemini kasıtlı olarak değerlendirilmesi gerekirken, onu da tahrik olarak değerlendirip az bir ceza verdi. Bundan dolayı karar hukuki ve vicdani değil. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra istinafa gideceğiz. O karara göre yolumuzu belirleyeceğiz.’’

Olayla ilgili tek bir dosyada soruşturma başlatıldı, hastane ve iş yerinde yaşananlarla ilgili tüm deliller bir dosyada toplanıldı. Ama daha sonra Şanlıurfa Başsavcılığı, iş yeri ve hastanede gelişen olayları ikiye bölerek iddianame hazırladı.

Şanlıurfa Başsavcılığı, Şenyaşar ailesinin iş yeri ve sonrasında hastanede gelişen olayları ikiye bölerek iddianame hazırladı.

Yani iş yerindeki olayı ayrı değerlendireren savcılık, Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde davayı açtı. Ama aynı savcılık makamı hastane ile ilgili kısmı ayrı tutarak, ayrı bir soruşturma istedi. Ve bu dosyaya gizlilik kararı getirdi. Bu gizlilik kararı nedeniyle Avukat Hidayet Enmek, dosyadaki bilgilere ulaşamadıklarını söylüyor. Hastanede yaşananlarla ilgili de en ufak bir yol alınamadığını da sözlerine ekliyor:

‘’Malatya’daki dosyada gizlilik kararı yok. Ama soruşturma başlatılırken bir bütün olarak olay soruşturuldu. Tek bir dosyada bu soruşturma yürütüldü, hastane ve iş yeri olarak ayrılmadı. Tüm deliller bir dosyada toplandı. Malatya’daki dosyaya müvekkilimizin lehine olan bir çok bilgi, belge ve tanık beyanı dosyaya girmedi. Diğer dosyada bırakıldı. Bu yönüyle dosya zaten sağlıklı yürütülmüyor.’’

Yıldız ailesinin bir mensubu AKP vekili ve MYK üyesi. Haliyle bu insanlar kamu gücünü arkasına alarak bu katliamı yaptılar. Üç yıldır delillerin toplanmadığı ve faillerin bulunmadığı bu dosya sürüncemede bırakılmak isteniyor

Avukat Enmek, Yıldız ailesinin Suruç’ta kamu gücünü kullandığını ve bu ailenin kendilerini kanun ve hukukun üstünde gördüklerini söylüyor.

‘’Olayın gerçekleştiği anda sivil polisler vardı, olay yeri ile karakol mesafesi 150 metreyi geçmez. Ama olay esnasında polislerin olay yerini terk ettiğini görüntülerde tespit ettik. Yıldız ailesi kardeşleri öldürüp işini bitirince ve olay yerini terk edince polis olay yerine geri dönüyor. Bu da şunu gösteriyor, Yıldız ailesinin bir mensubu AKP vekili ve MYK üyesi. Haliyle bu insanlar kamu gücünü arkasına alarak bu katliamı yaptılar. Yetmedi hastaneyi de yakıp yıktılar. Kamu hastanesidir bu özellikle belirtiyorum. Ayrıca, o esnada dönemin valisi, kaymakamı, dönemin bakanı Eşref Fakıbaba var. Bu insanların güvenliğini sağlayan polis sayısını da siz düşünün, buna rağmen engellenemedi bu katliam. Valinin bizzat beyanıdır, ben olmasam daha kötü olacaktı diyor. Ama engelleyememiş.’’

Bu dosyanın gizlilik kararı ile korunduğunun altını çizen avukat Hidayet Enmek, üç yıldır delillerin toplanmadığı ve faillerin bulunmadığı bu dosyanın sürüncemede bırakılmak istendiği kanaatinde.

Ne olmuştu?

14 Haziran 2018’de Urfa’nın Suruç’ta Ak Parti milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın seçim çalışmaları sırasında çıkan kavgada, esnaf Hacı Esvet Şenyaşar, çocukları Adil ve Celal Şenyaşar ile milletvekilinin kardeşi Mehmet Yıldız hayatlarını kaybetmişti.

18 ay sonra Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay sonrası tutuklanan Fadıl Şenyaşar ve yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar’ın da aralarında olduğu 13 kişiye yönelik “öldürme, öldürmeye teşebbüs, yaralama, mala zarar verme, ateşli silah bulundurma” gibi suçlamalar yer aldı.

Güvenlik gerekçesiyle Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınan duruşmada, mahkeme babası Hacı Esvet, kardeşleri Celal ve Adil Şenyaşar’ı yitiren tutuklu sanıklardan Fadıl Şenyaşar'a milletvekilinin kardeşi Mehmet Şah Yıldız'ı öldürmek, Abdurrahman Yıldız, Mustafa Yıldız, Nihat Yıldız, Süleyman Yıldız, Kenan Yıldız'ı öldürmeye teşebbüs etmek ve Engin Şimşek, Ahmet Çetin'i yaralamak ve tabanca taşımak suçlamasıyla toplam 37 yıl 9 ay ceza verdi.

Davanın tutuklu olan sanığı Enver Yıldız'a ise “ağır tahrik ile öldürme” suçundan 18 yıl hapis cezası verildi.

Görüntü editörü • Mert Can Yilmaz