Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Netanyahu: Hiçbir aşırılığın Kudüs'teki sükuneti bozmasına izin vermeyeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

İsrail polisinin son birkaç gündür Mescid-i Aksa'da Filistinlilere yönelik saldırıları ve dünyadan gelen sert tepkilerin ardından konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Kudüs İsrail'in başkentidir ve her milletin başkentini kurup inşa etmesi gibi, biz de Kudüs'ü inşa etmeyi sürdüreceğiz." dedi.

Pazar günü "Kudüs Günü" gerekçesiyle Kudüs Belediye binasında düzenlenen özel kabine toplantısında konuşan Netanyahu, "Yasa ve düzeni kararlı ve sorumlu bir şekilde uygulayacağız." ifadesini kullandı.

Yahudiler, 1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında İsrail'in Doğu Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'nın da içinde yer aldığı Eski Kent bölgesini işgal etmesini her yıl "Kudüs günü" olarak kutluyor.

Artan gerginlik nedeniyle etkinliğin iptali gündemdeydi ancak İsrail makamları, Filistinlilerin yaşadığı semtleri de kapsayacak söz konusu yürüyüşe izin verdi.

Kabine toplantısında konuşan ve "Son günlerde Kudüs'te kışkırtıcı grupların etkisiyle şiddetli karışıklığa tanık olduk." diyen Netanyahu, "Hafta sonu savunma bakanı, kamu güvenliği bakanı, genelkurmay başkanı, polis şefi, Şin Bet (İsrail Güvenlik Ajansı) başkanı, güvenlik konseyi şefi ve diğer yetkililerle durum değerlendirmeleri yaptım. Hiçbir aşırılığın Kudüs'teki sükuneti bozmasına izin vermeyeceğiz. Yasa ve düzeni kararlı ve sorumlu bir şekilde uygulayacağız. Tüm inançlar için ibadet özgürlüğünü korumaya devam edeceğiz, ancak şiddet içerikli olumsuzluklara izin vermeyeceğiz. Aynı zamanda terör gruplarına da İsrail'in Gazze Şeridi'nden gelebilecek her türlü saldırganlığa şiddetle karşılık vereceğini söylüyorum." açıklamasında bulundu.

Netanyahu: Kudüs İsrail'İn başkentidir, Kudüs'ü inşa etmeyi sürdüreceğiz

Konuşmasının devamında "Yalnızca İsrail egemenliği altında, tüm dinlere tam ve istikrarlı bir ibadet özgürlüğü garanti edilmiştir ve biz de bunu yapmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda, Kudüs'ü her alanda geliştiriyoruz: altyapı, ulaşım, istihdam, yüksek teknoloji, bilim, akademi, miras, kültür, sanat ve daha fazlası." diyen Netanyahu, "Kudüs'te inşaat yapılmaması yönündeki baskıları da güçlü bir şekilde reddediyoruz. Maalesef bu baskılar son zamanlarda artıyor. En yakın dostlarımıza bile şunu söylüyorum: Kudüs İsrail'in başkentidir ve her milletin başkentini kurup inşa etmesi gibi, biz de Kudüs'ü inşa etmeyi ve Kudüs'ü inşa etme hakkımızı saklı tutuyoruz. Şu ana kadar yaptığımız bu ve bundan sonra yapacak olduğumuz da bu." sözleriyle ABD ve Avrupa ülkelerinden gelen Şeyh Cerrah semti tepkilerine cevap verdi.

Her yıl gerçekleştirilen "Kudüs Günü" yürüyüşü provokatif bir etkinlik olarak algılanıyor, özellikle bu yıl düzenlenmesi, tepkileri de beraberinde getiriyor.

Bu arada pazar akşamı başlayıp pazartesi günü devam edecek yürüyüş, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin, Yahudi yerleşimcilerin Kudüs'ün Arap mahallesi Şeyh Cerrah'taki evlerinden Arapları zorla çıkarma girişimleriyle mücadele eden onlarca Filistinlinin akıbetiyle ilgili vereceği kararla aynı güne denk geliyor.

İsrail Adalet Bakanlığı Sözcüsü, İsrail Başsavcısının, Yüksek Mahkeme'den Filistinlilerin Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah mahallesindeki evlerden tahliyeleri (zorla çıkarılmaları) hakkındaki duruşmayı ertelemesini istediğini söyledi. Sözcü, gerginlik nedeniyle Başsavcı Avichai Mandelblit'in mahkemeden en az iki haftalık bir erteleme istediğini dile getirdi.

"Netanyahu hükümeti kuramadığı için gerginliği arttırdı"

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te, önce ramazan ayı başında Şam Kapısı'ndaki oturma alanlarının barikatlarla kapatılması, daha sonra Şeyh Cerrah Mahallesi'ndeki bazı Filistinli ailelerin zorla evlerinden çıkarılması kararı ve son olarak da İsrail polisinin 7 Mayıs'ta Mescid-i Aksa'da yatsı namazı sırasında cemaate plastik mermi ve ses bombalarıyla saldırması nedeniyle tansiyon giderek arttı.

İsrail polisi, 7 Mayıs'ta Mescid-i Aksa'da 205, dün akşam da başta Şam Kapısı olmak üzere Doğu Kudüs'ün farklı bölgelerinde 90 kişiyi yaralamıştı.

İsrailli bazı siyaset analistler, Netanyahu'nun koalisyon hükümeti kurmakta başarısız olması nedeniyle kasıtlı olarak gerginliği arttırmayı amaçladığını ve bu yüzden Mescid-i Aksa'ya saldırı emri verdiği yorumunda bulundu.