Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Danıştay, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı için Cumhurbaşkanlığı’ndan savunma istedi

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmasına tepkiler
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmasına tepkiler   -   ©  Emrah Gurel/Copyright 2021 The Associated Press. All rights reserved.
Metin boyutu Aa Aa

Danıştay 10. Daire’sinin, 10 Nisan 2011 yılında Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin imzasına açılan İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından feshedilmesi kararının iptali istemiyle açılan davada, Cumhurbaşkanlığı’ndan savunma istediği bildirildi.

Türkiye’nin hazırlanmasına öncülük ettiği sözleşmeden sonra çıkma kararı Türkiye’de sivil toplum örgütleri başta olmak üzere Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından da tepkiyle karşılanmıştı.

Ankara gazetecisi adlı internet haber sitesinde Alican Uludağ tarafından yazılan haberde, Danıştay 10. Dairesi, sözleşmenin neden iptal edildiğini hem usulü hem de esas yönünden gerekçelerini sordu. Cumhurbaşkanlığı’nın göndereceği savunmanın ardından Danıştay 10. Daire, önce yürütmeyi durdurma, ardından ise iptal talebini karara bağlayacak.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımladığı kararla, 2011’de Türkiye’nin taraf olduğu Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Türkiye Cumhuriyeti Bakımından Feshedilmesine hükmetmişti.

Erdoğan, bunu Cumhurbaşkanına uluslararası sözleşmeleri onaylama yetkisi veren 9 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesine dayandırmıştı.

Erdoğan’ın fesih kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle çok sayıda kişi ve kurum, Danıştay‘a başvurdu. Bunlar arasında ana muhalefetteki CHP, barolar ve kadın örgütleri bulunuyor.

Avrupa Konseyi, sözleşmenin 10. yıl dönümü kutluyor

Bu arada sözleşmenin yürürlüğe girmesinin 10. yıl dönümü Avrupa Konseyi’nde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, sözleşmenin yürürlüğe girmesi dolayısıyla yaptığı açıklamada, “altın standartlar” içerdiği belirtilen sözleşmenin "Avrupa’da bir çok kadının hayatta kalmasını sağladığını" bildirdi.