Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İzmir'den sonra Diyarbakır Barosu da Sedat Peker'in iddiaları konusunda suç duyurusunda bulundu

Access to the comments Yorumlar
 Kerem Congar
İzmir Barosu'ndan sonra Diyarbakır Barosu da Sedat Peker'in videolarında geçen isimler ve 90'lı yıllarda yaşanan faili meçhul olaylara ilişkin suç duyurusunda bulundu.
İzmir Barosu'ndan sonra Diyarbakır Barosu da Sedat Peker'in videolarında geçen isimler ve 90'lı yıllarda yaşanan faili meçhul olaylara ilişkin suç duyurusunda bulundu.   -   ©  Anadolu Ajansı-Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu, Sedat Peker'in sosyal medya platformlarında paylaştığı ifşa videolarındaki iddialar sonrası 90'lı yıllarda başta Diyarbakır olmak üzere Türkiye'nin çeşitli kentlerinde yaşanan cinayetlere ilişkin şüphelilerin tespiti ile haklarında etkin soruşturma yürütülmesi talebiyle suç duyurusunda bulundu.

İzmir Barosu da daha önce benzer nedenler gerekçesiyle Peker'in videolarında ismi geçen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar ile eski Başbakan Binali Yıldırım'ın oğlu Erkam Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

İzmir Barosu ayrıca söz konusu ifşa videoları sonrası Sedat Peker'in kendisi hakkında da suç duyurusunda bulundu.

Diyarbakır Barosu yaptığı yazılı açıklamada 90'lı yıllarda Türkiye'nin özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere, çeşitli kentlerinde hukuk dışı alıkoyma, faili meçhul ve faili belli olan cinayet ve olayların önemli bir kısmının cezasızlıkla sonuçlandığının altını çizdi.

Peker, pazar günü yayımladığı 7'nci videosunda gazeteci Uğur Mumcu, Kutlu Adalı, Kürt iş insanları Savaş Buldan, Behçet Cantürk, Hüseyin Baybaşin, Hacı Karay, Fevzi Aslan ve yeğeni Şahin Aslan suikastlerinde Mehmet Ağar'ın parmağı olduğunu öne sürmüştü.

'Jitem davaları iyi araştırılmadı, takipsizlikle sonuçlandı'

Baro açıklamasında, ''Sedat Peker isimli şahsın beyanlarında belirttiği üzere, Mehmet Ağar, Korkut Eken ve diğer ilgili şüpheli şahıslar tarafından, devlet içerisinde örgütlenen yapı veya oluşum içerisinde siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturmaktadır'' ifadeleri yer aldı.

Baro ayrıca Ankara Jitem Davası, Kulp Davası, Kızıltepe Jitem, Dargeçit Jitem ve Musa Anter Cinayeti ile birleştirilen Jitem Ana Davası ile ilgili etkili soruşturmalar yapılmadığını ve bu dosyaların takipsizlikle sonuçlandığını belirtti.

Diyarbakır Barosu, Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunda şu taleplerde bulundu:

  • Sedat Peker isimli şahsın beyanları gözetilerek soruşturma başlatılması,
  • Derdest faili meçhul soruşturma dosyalarında, konuşma içerikleri ve Mehmet Ağar, Korkut Eken başta olmak üzere ilgili şahısların şüpheli sıfatıyla beyanlarının alınması,
  • Takipsizlik kararı verilen faili meçhul soruşturma dosyalarının 5271 sayılı yasanın 172/2. Maddesi gereğince Sedat Peker isimli şahsın bilgi ve görgüye dayalı beyanı gözetilerek, yeterli şüphenin mevcudiyeti ile yeniden soruşturmaların başlatılması,
  • Konuşma içeriği gözetilerek, ilgili Milli Güvenlik Kurulu kararının temini,
  • Soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülerek, ilgili şüphelilerinin cezalandırılması amacıyla ivedi bir şekilde yargısal faaliyetlerin yürütülmesi.

Mehmet Ağar, Tansu Çiller'in katıldığı ve MGK toplantısında sunum yaptı

Diyarbakır Barosu'nun suç duyurusunda dönemin Başbakanı Tansu Çiller katıldığı Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) Mehmet Ağar'ın sunum yaptığı ve "devletlerin kendi gelecekleri için bu tip eylemlerde bulunabileceği" belirtilerek alınan kararın gereğinin yerine getirildiği ifadeleri de dikkati çekti.

Baro, Peker'in videolarında adı geçen tüm kişilerle alakalı uyuşturucu ticareti, cinayet, tecavüz, gasp, yasa dışı faaliyetlerde bulunmak üzere çete kurma ve benzeri iddiaların soruşturulması istendi.