Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Babacan: Sayın Erdoğan tutumunu açıklamalı ve hesap vermeli

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Ali Babacan
Ali Babacan   -   ©  Anadolu
Metin boyutu Aa Aa

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi lideri Ali Babacan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Habertürk kanalında yaptığı açıklamaları ve yaşanan son gelişmeleri sert bir dille eleştirdi.

Meclis’te derhal bir soruşturma komisyonu kurulması gerektiğini söyleyen Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tutumunu açıklamaya ve hesap vermeye davet etti. DEVA Partisi lideri, Meclis’in derhal soruşturma komisyonu kurması gerektiğini belirterek, tüm siyasi partilere seslendi ve iddiaların açığa kavuşması için çalışma başlatılmasını istedi.

Babacan partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Ya atadığınız bakana sahip çıkın ya da görevden alın"

“Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Her konuda tek yetkili olmayı çok istediniz. Bu, tek ‘hesap verme’ makamında olmaktır. Ortaya çıkan bu vahim tablonun tek bir nihai sorumlusu vardır, o da sizsiniz! Derhal sizi o makama getiren milletin karşısına çıkın ve hesap verin. Ya atadığınız bakanınıza, görev verdiğiniz parti yöneticilerinize sahip çıkın ya da bu insanları görevden alıp yargının işini rahat yapmasını sağlayın.”

“Bu ülkeyi suç örgütlerinin oyun alanına çeviren, onlara her türlü ayrıcalığı tanıyıp ülkeyi korku egemenliğine hapseden yöneticileri hak etmiyoruz. Hukuku hiçe sayıp, tüm yargı mekanizmasını baskı altına alıp sonra da utanmadan, sıkılmadan, yüzü dahi kızarmadan ‘yargı gereğini yapsın’ diyerek adeta milletle dalga geçen zihniyeti hak etmiyoruz.”

"90’lara bile rahmet okutuyorsunuz"

“Her evde, her sokakta, her köşe başında bu vahim iddialar konuşuluyor fakat her konuda açıklama yapma gereği duyan sayın Cumhurbaşkanı tek bir kelime dahi etmiyor. Tek bir savcı dahi soruşturma başlatmıyor. Daha evvel ‘Ülkemizi 90’ların karanlığına son sürat götürüyorsunuz’ demiştim. Siz bugün 90’lara bile rahmet okutuyorsunuz.”

“Ortalama bir demokraside sadece bir tanesi bile hükümetleri sallamaya yetecek kadar vahim olan iddialar toplumun önüne saçılıyor. Fakat ülkeyi yönetenler ya sessiz kalmayı tercih ediyorlar ya da her zamanki gibi birtakım ezberlere sığınıp konuyu sulandırmaya çalışıyorlar. Devlet vakarıyla iddialara cevap vermek yerine, devletin bekası söyleminin arkasına sığınarak insanların aklıyla alay ediyorlar. Her başları sıkıştığında ‘dış mihraklar’ masalı anlatmanın kâr etmediğini göremeyecek kadar da milletten kopmuş durumdalar.”