Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Muhafazakar bir cumhurbaşkanı seçen İran, ekonomik krizden kurtulabilecek mi?

Access to the comments Yorumlar
 Anelise Borges
euronews_icons_loading
euronews Witness
euronews Witness   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

İran'da 18 Haziran 2021'de düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'nden 4 gün önce Euronews muhabiri Anelise Borges başkent Tahran'a giderek halkın nabzını tuttu.

Borges, İranlılarla konuşarak ülkedeki ekonomik ve sosyal durumla ilgili bilgi aldı.

Tahran hükümeti ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıyı dış güçlere bağlarken, halkın çıkış yoluna dair pek de umudu olmadığı görülüyor.

İran'da halk Cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında ne düşünüyor?

"2021 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasından sadece dört gün önce 14 Haziran'da İran'a indim" diyerek İran yolculuğunu anlatan Borges, "Bu bir ulusun nabzını tutmak için pek de yeterli bir süre değil, ancak bana vizemi veren Paris konsolosluğu tarihlerin "pazarlık edilemez" olduğunu söyledi. Bu yüzden, önemli bir oylama öncesinde halkın arasına karışarak İranlıların ruh hallerini gözler önüne seren kısa ancak büyüleyici bir yolculuğa çıktım" diyor.

Seçmenlerin Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani'nin yerine yeni bir cumhurbaşkanı seçmek zorunda olduğunun altını çizen euronews muhabiri, anlatımını şöyle sürdürüyor: "Radikallerin kazanması bekleniyordu. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde uygulanan sert yaptırımlar, İran ekonomisini zayıflattı ve bu durum aşırı muhafazakarların ekmeğine yağ sürdü.

İlk görüşmem, ülkenin mevcut durumu ve siyasi sistemi konusunda karamsar bir tablo çizen İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile oldu. İran'daki seçim sistemi onun 2 kez seçilmesine izin veriyor ancak Ahmedinejad'ın yeniden aday olmaması için yeni bir düzenleme yapıldı.

Ahmedinejad bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanmayacağını ve kimsenin tarafını da tutmadığını açıkladı.

Ahmedinejad, bana İran'ın her düzeyde acilen reformlara ihtiyacı olduğunu söyledi. Reform çağrısını İran'da konuştuğum hemen hemen herkes yineliyordu.

"İran'da herkes ekonomik krizden dert yanıyor: Yıllık enflasyon yüzde 39"

İran'da hayat zor ve son 10 yılda işler önemli ölçüde zorlaştı. Yetkililer, ekonomiyi felce uğrattığı için İran'ın nükleer programı üzerindeki uluslararası yaptırımları suçluyor. Ancak halk, hükümetin kötü yönetimine ve yolsuzluğa dikkat çekiyor.

Ekonomik yaptırımlar sonrası İran'ın resmi para birimi Riyal, ABD doları karşısında tarihi bir düşüş yaşadı. Fiyatlar kontrolden çıktı, bu yıl yüzde 39 enflasyon bekleniyor ve 4 milyondan fazla insanın yoksulluğa sürüklendiği tahmin ediliyor.

Tanıştığım İranlıların çoğu bıkkın olduklarını ve politikacıların karar alırken çıkarlarını göz önünde bulundurduklarına ve siyasilere güvenmediklerini söyledi. Birçoğu oy kullanmayacaklarını belirtti..

İran'da sokaklar belki de Covid-19 salgınının da etkisiyle oldukça sessizdi. Seçim kampanyasına rastlamak da oldukça nadirdi.

General Süleymani'nin ölümü ve 'Amerika'ya güvenilemez' söylemi

İran’ın ilerlediği daha radikal bir yön için ipucu isterseniz, duvarlara bakmanız yeterli. Her yerde General Kasım Süleymani’nin posterleri var.

İran’ın bu ünlü komutanı, geçen sene ocak ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle Irak’ta öldürüldü. Birçok İranlı için o bir kahraman. ABD’ye güvenilmeyeceğinin bir kanıtı.

Süleymani’nin öldürülmesi bazı seçmenlerin sandığa giderek İran’daki muhafazakar partilere oy vermesini sağladı. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 2015 nükleer anlaşmasından çekilme hamlesi, bugün 83 milyonluk ülkede hala hissedilen şok dalgaları yaşatıyor.

Trump'ın bu adımı, Washington hükümetine güvenilmeyeceği kanısını artırdı. Bu durum muhafazakar ve sağ partilerin seçim kampanyası için bulunmaz bir fırsattı.

Aralarında 40'tan fazla kadın bulunan 500'den fazla potansiyel adaydan yalnızca 7'sinin yarışa katılmasına izin verildi. Bunların çoğu muhafazakar adaylardı.

Reform yanlıları ve ılımlılar, kendilerine gerçek bir seçim hakkı tanınmamış gibi hissetti ve seçmende de kayıtsızlık hissi vardı.

Seçime katılım yüzde 48.8 ile en düşük seviyede

Seçim günü sandıklar gece 02.00'a kadar açık kaldı. Devlet memurlarına sandığa gitmemeleri durumunda ceza verileceği açıklandı. Ancak bunların hiçbirisi işe yaramadı.

Sonuçta seçmenlerin sadece yüzde 48,8'i oy kullandı ve bu kişilerin de yüzde 14.4'ü boş oy kullandı. Bu iki istatistik de İran'ın seçim tarihinin en düşük yüzdeleri olarak kayıtlara geçti.

Muhafazakar din insanı Ebrahim Reisi oyların yüzde 62'sini alarak kazanan ilan edildi. Reisi, 6 Ağustos'ta Hassan Ruhani'nin yerine geçmeye hazırlanıyor.

Reisi'ye İran'ın geleceği hakkında dış dünyaya bir mesajı olup olmadığını sordum. Kendisi, "İran'ın iç meselelerinin dış politikadan daha öncelikli" olduğunu söyledi.

Kötü bir ekonomi ve mutsuz bir halkı devralan İran'ın bir sonraki cumhurbaşkanı, ileride dev zorluklarla karşı karşıya kalacak.

Gazeteci adı • Kerem Congar