Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Koronavirüs salgını sonrası dünya ekonomisi nasıl olacak?

Access to the comments Yorumlar
 Efi Koutsokosta
euronews_icons_loading
Koronavirüs salgını sonrası dünya ekonomisi nasıl olacak?
©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Covid-19 krizi benzeri görülmemiş bir ekonomik daralma yarattı ve bu duruma ülke yönetimlerince yine benzeri görülmemiş bir karşılık verildi. Şimdi ise dikkatler pandemi sonrası yıllara kayıyor. İyileşme sürdürülebilir olacak mı? Yoksa bu kriz, insanlar ve dünya için dönüşüme neden olan bir olay mı olacak? Bunu konuşmak için Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz ve eski İtalya başbakanı Mario Monti ile birlikteyiz.

Efi Koutsokosta, euronews:

Profesör, Global Conversation'da bizimle birlikte olduğunuz için çok teşekkür ederim. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ekonomisinin toparlanma hızının rekor kırdığını gördük. Ancak Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'daki politika yapıcılar yeni bir "Büyük Buhran"dan kaçınmak için yeterince cesur mu yoksa risk hala sürüyor mu?

Joseph Stiglitz:

"Bu noktada önemli bir düşüşten yana endişe etmiyorum. Avrupa, ABD'den biraz daha çekingen. Başlangıçta Avrupa çok daha iyi tasarım programlarına sahipti, ancak ABD daha cesaretliydi. Ve neredeyse Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'mızın (GSYİH) yüzde yirmi beşi kadar destek sağlayan yasayı çıkardık. Avrupa ise çok daha yavaştı ve alınan yasaların gerçekten para akışını sağlaması için bir, iki yıl gerekecek".

euronews:

Yani Avrupa'nın şu anda bile daha fazla çalışması gerektiğini söylüyorsunuz?

Joseph Stiglitz:

"Bence bazı şeyleri daha hızlı ve büyük ihtimalle daha fazla yapmalı".

euronews:

Peki, ileriye baktığınızda, ekonomilerin işlemesi, halk, gerçek vatandaşlar ve reel ekonomiler için pandemi sonrası dünyada hükümetler nasıl bir ekonomi politikası izlemeli? Zira bu krizde, ekonomik modelde veya kullanılan araçlarda önemli bir farklılık veya değişiklik görmedik.

Joseph Stiglitz:

"Aslında bence ABD'de bir her şeyi yeniden ele alma görüyorsunuz. Örneğin, sanayi politikası, hem ABD'de hem de Avrupa'da hükümetlerin ilgilenmemesi gereken bir şey olarak görülüyordu. İki partili olarak, bizi daha rekabetçi kılacak, araştırmayı teşvik edecek bir sanayi politikası için büyük bir yasa tasarısını onayladık. Bir gecede büyük bir değişiklik yaşandı. İnsanlar bunun hakkında fazla konuşmadı, ancak bu politikada temel bir değişiklikti. Çocuk yoksulluğunu azaltmada elde ettiğimiz başarı büyük bir başarıdır. Trump döneminde milyarderler ve şirketler için vergi indirimi yaptık. Şimdi gerçekten yüz seksen derecelik bir değişime sahibiz ve milyarderlerimize değil, Amerikalıların çoğuna odaklanmalıyız".

euronews:

Bu yeni önceliklerin Avrupa'ya da geldiğini görüyor musunuz?

Joseph Stiglitz:

"Bence evet. Biliyorsunuz pandemi toplumumuzdaki eşitsizlikleri hem ortaya çıkardı hem de derinleştirdi, tedarik zincirlerinin dayanıklı olmadığını gösterdi. Piyasa bir kez daha yapması gerekeni yapmamıştı. Bence insanlar ekonomimizde yeni bir dengeye ihtiyacımız olduğunu gerçekten anlıyor. Son 40 yıldır hüküm süren ve bazen neo liberal ideoloji olarak adlandırılan şey toplumumuza iyi hizmet etmedi ve bunu yeniden düşünmeye ihtiyacımız var".

euronews:

Yani yakın gelecekte devletlerin daha büyük bir rolü olabileceğini görüyorsunuz?

Joseph Stiglitz:

"Evet görüyorum. Birçok yönlü bir yol. Devlet düzenlemesine sahip olacaksınız. İklim değişikliğinden ölmezsek, işçilerin çalışma yasalarının ve tekel yasalarının daha iyi korunmasına ihtiyacımız olacak. Ama aynı zamanda kamu yatırımına da ihtiyaç duyacağız. Özellikle ABD'de ve aynı zamanda Avrupa'da yatırımlarımız yetersiz ve umarım ileride bunu düzeltiriz".

euronews:

Profesör Monti, bizimle olduğunuz için teşekkürler. Tabii ki Covid-19 krizi ve pandemi sonrası canlanma ile başlamak istiyorum. Avrupa'da büyümeye geri döneceğimiz savunuluyor. Bu büyümenin herkes için ne kadar sürdürülebilir olduğunu düşünüyorsunuz?

Eski İtalya Başbakanı Mario Monti:

"Aslında, bu büyüme kısmen Avrupa'da, AB düzeyinde ve tek tek ülkeler tarafından sağlanan devasa para, mali ve vergi desteklerinden kaynaklanıyor. Bu yol sürdürülebilir olacak mı? Çok değil. Toparlanmanın sürdürülebilirliği için önemli olacak olan, AB'nin önerdiği reformların bu devasa fonlarla birlikte üye devletler tarafından hayata geçirilmesi. Bu, büyük bir zorluk çünkü normalde yapısal reformlar, Yunanistan ve İtalya'nın bildiği gibi, bir ülke felaketin eşiğindeyken yapılır, ki şu anda durum böyle değil. Hali hazırda, ülkelere reformları yapmaları için sübvansiyon veriliyor. Şimdi, bu reformların en etkin şekilde uygulanması büyümenin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır".

euronews:

Peki, pandemi sonrası dünyaya baktığımızda, insanların şu anda ekonominin resmini değiştirmesi için hükümetler ne tür ekonomik politikalar izlemeli?

Mario Monti:

"Avrupa'nın ekonomik modelini tamamen değiştirmesi gerektiğini düşünmüyorum. İçinde bazı ilkeler var. Onlara sağlam olduğunu düşündüğüm sosyal piyasa ekonomisi diyelim. Bunu ABD veya Çin ile kıyasladığımızda da görüyoruz. Sorun, sosyal piyasa ekonomilerimizi, aynı zamanda birbirleriyle çelişmeden daha sosyal ve daha iyi işleyen bir piyasa olacak şekilde nasıl oluşturacağımız. Ancak, pandemi patlak verdiğinde AB'nin yaptığı, ana AB politika araçlarını, devlet yardımı kurallarını, rekabet kurallarını, mali kuralları, istikrar anlaşmasını, Avrupa Merkez Bankası'nın para politikasını yürütme şeklini kesinlikle askıya almaktı. Şimdi, bunların hepsinin bir yıl içinde yeniden uygulamaya sokulması gerekecek çünkü Avrupa bir tür kurallar olmadan yaşayamaz".

euronews:

Son olarak, burada devletin daha büyük bir rolü olacağını düşünüyor musunuz?

Mario Monti:

"Bence, bir yandan, Reagan Thatcher'ın zayıf devlet dönemine kadar uzanan trend, muhtemelen sona erdi.

Öte yandan, devletlerimiz tekrar ve sonsuza kadar büyük açıklar veremeyecek. Bu nedenle, kamu politikası için daha büyük bir role sahip olmak önemli. Ama bu hükümet ve devlet için mali açıdan daha az külfetli yöntemler aracılığıyla kanalize edilir".

Gazeteci adı • Yalcin Ademoglu