Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye, savunma sanayisinde Rusya'nın yörüngesine mi giriyor?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Ankara'da gösteri düzenleyen Türk savaş uçakları
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Ankara'da gösteri düzenleyen Türk savaş uçakları   -   ©  AP

ABD'den 40 adet F-16 savaş uçağı almak için başvurduğu ortaya çıkan Türkiye'nin motor teknolojileri, ikinci parti S-400 hava savunma sistemleri ve denizaltılar da dahil olmak üzere Rusya ile savunma iş birliğini artırmaya çalıştığı öne sürüldü.

Türkiye, ABD'nin kendisini F-35 savaş uçağı programından çıkarması, akabinde CAATSA yaptırımları uygulaması ve Rus yapımı silahları almaya devam etmesi halinde yeni yaptırımların geleceği uyarısının ardından 40 adet F-16 savaş uçağı almak için Washington'ın kapısını çaldı.

Batı yaptırımlarına meydan okuyan NATO üyesi Türkiye, savaş uçağı, uçak motoru teknolojileri, ikinci parti S-400 hava savunma sistemleri ve denizaltılar da dahil olmak üzere Rusya ile savunma sanayi işbirliğini ilerletme yolunda.

Defense News'e göre eylül ayı sonu itibarıyla ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle ilişkileri onaramayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bunun yerine savunma sanayi iş birliğini güçlendirmek için yönünü doğuya döndü.

CBS Televizyonu'na konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin hem Türkiye'nin satın almak istediği F-35 savaş uçaklarını teslim etmeyi hem de Patriot hava savunma sistemi satmayı reddetmesinin Ankara'ya S-400 satın almak için Rusya'ya dönmekten başka seçenek bırakmadığını dile getirmişti.

Rus sistemlerinin satın alınması, Trump yönetimi döneminde Türkiye ile NATO arasında bir anlaşmazlık noktasıydı ve bu durum ABD'nin yeni yönetimine de yansımış durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonraki dönemde kimse bizim savunma sistemleri noktasında hangi ülkeden ne kadar ne alacağımıza müdahale edemez. Bunun kararını verecek olan biziz. Türkiye, kendi savunma noktasındaki bütün kararlılığını ortaya koyacaktır. Bu kararına da kimse müdahale edemez." demişti.

Türkiye, Rus S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle Trump döneminde, ABD öncülüğündeki çok uluslu F-35 Lightning II'yi inşa eden konsorsiyumundan atılmıştı.

Washington ayrıca 2020 Aralık ayında Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamında ilk kez bir NATO müttefikine, Türkiye'ye yaptırım uygulamaya başladı.

Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Robert Menendez, CAATSA yasasını yazarken oldukça net olduklarına belirterek, yaptırımların "Rus ordusu veya istihbarat sektörleriyle önemli iş yapan herhangi bir kuruluş" için kanunla zorunlu kılındığına dikkat çekmişti.

Menendez, Twitter hesabından yaptığı açıklamanın devamında, "Türkiye'nin yapacağı her yeni satın alma, yeni yaptırımlar anlamına gelir." ifadesini kullanmıştı.

Ancak Türkiye bu karara direndi. Erdoğan, 26 Eylül'de yaptığı açıklamada Türkiye'nin, Rusya'dan ikinci parti S-400 sistemleri satın almayı düşüneceğini söyledi.

"(İkinci parti için) müzakereler ilerliyor." diyen üst düzey bir tedarik yetkilisi, Defense News'e yaptığı açıklamada, "Müzakerelerin seviyesi şu anda stratejik ve politik. Henüz teknik özelliklere, finansmana ve fiyatlandırmaya ulaşmadık." diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Soçi'de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından değerlendirme yapan Erdoğan, "S-400 konusunda bizim sürecimiz devam ediyor. Geri adım atmak gibi bir şey söz konusu değil. Bu yararlı görüşmemizde tabi ki bunları da etraflıca konuştuk ve bunları daha ileri boyutlara nasıl taşıyacağımızı görüştük. Hatta uçak motorları yapımında ne gibi adımlar atacağız, savaş uçaklarıyla ilgili ne gibi adımlar atacağız; bunları da yine etraflıca konuşma imkanımız oldu. Allah nasip ederse uçak motorları konusunda da aynı adımı atacağız. Bir diğer konu, gemi inşasında da yine beraber birçok adım atabiliriz. Denizaltılara varıncaya kadar, burada da yine Rusya ile müşterek adımlarımız inşallah olacaktır." şeklinde konuşmuştu.

Ayrıca, "G-20 Zirvesi'nde Sayın Biden’la yapacağımız görüşmenin boyutları nereye ulaşır göreceğiz." diyen ve Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması nedeniyle tazminat talep etme niyetinde olduğunu ima eden Erdoğan, Soçi dönüşü uçakta gazetecilere verdiği demeçte, "(Biden'la) Roma’da bir görüşme yapacağız. Aramızdaki askeri siyasi, ekonomik, ticari tüm ilişkileri ele alacağız. Mesela F-35 sorunu ne olacak? 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapmışız. Bu ne olacak? Bunların akıbetini görmemiz lazım. Biz elimizde bol para var da bunları etrafa saçan bir ülke değiliz. Bu paraları da kolay kolay kazanmadık, kazanmıyoruz. Ya uçaklarımızı verecekler ya da parayı verecekler." demişti.

Türkiye, Alman lisansı altında milli denizaltı projesi kapsamında 6 denizaltının ortak üretimi için bir program yürütüyor.

Erdoğan, Soçi’deki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Almanya ile Reis sınıfı denizaltı projesine değinmiş ve programın istenilen hızda ilerlemediğini söyleyerek Ankara'nın alternatiflere yönelebileceği uyarısında bulunmuştu.

Yine Defense News'e açıklama yapan Türk tedarik yetkilisi "Rusya motor teknolojisi ihtiyacımızı karşılamak için teknik bilgi kaynağı olabilir." dedi.

"Sadece bu değil." diyen aynı yetkili, "Yerli savaş uçağı programımız nihayete ermeden önce geçici bir çözüm olarak Rus jetlerini almak için yakında görüşmelere başlayabiliriz." ifadelerini kullandı.

Türkiye, son birkaç yıldır kendi milli muharip uçağı TF-X'i tasarlamak, geliştirmek ve inşa etmek için mücadele ediyor.

Ancak program, İngiltere merkezli BAE Systems'in 115 milyon dolarlık bir sözleşme kapsamındaki tasarım öncesi yardımına rağmen henüz emekleme aşamasında.

TF-X projesinin ana yüklenicisi olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), geleceğin jetinin motoruna henüz karar vermedi.

TUSAŞ, TF-X'i 2025 veya 2026'da uçurmayı umsa da endüstri kaynakları, hedefin çok iyimser olduğunu dile getiriyor.