Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Euro'nun 20'inci yılında Dolar'a rakip olma hayalleri hala sürüyor

Access to the comments Yorumlar
 euronews
1 Ocak 2012'de dolaşıma giren Euro dünyada en yaygın kullanılan ikinci para birimi
1 Ocak 2012'de dolaşıma giren Euro dünyada en yaygın kullanılan ikinci para birimi   -   ©  Michael Sohn/2001 AP

Yirmi yıl önce 12 ülke Euro ortak para birimine geçtiklerinde dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac "Avrupa'nın kimliğini ve gücünü ispatladığını" belirtmişti.

Euro'nun en büyük destekçileri için yeni para birimi sadece Avrupa'nın daha fazla birlik olmasına doğru atılmış bir adım değil aynı zamanda Amerikan dolarına karşı bir meydan okumaydı.

Fakat yirmi yıl sonra Doların hala dünyadaki en güçlü para birimi olduğu bir gerçek.

Koronavirüs salgını tüm dünyayı kasıp kavurduğu, işletmelerin kapandığı dönemde yatırımcılar güvenli liman olarak gördükleri Dolara yöneldi ve Amerikan para birimi değer kazandı.

Halihazırda dünya genelinde 2,1 trilyon dolar dolaşımda bulunuyor ve merkez bankalarının döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 60'ını Dolar oluşturuyor.

Avrupa Merkez Bankası'na göre Euro'nun payı ise yüzde 20.

Yine de henüz Amerikan Doları için bir tehdit oluşturmasa da 1 Ocak 2012'de dolaşıma giren Euro, ikinci sırada saygı duyulan bir para birimi olmaya devam ediyor.

The Associated Press
Avrupa Merkez BankasıThe Associated Press

Bundesbank modeli

Ortak para biriminin kabulü o kadar da kolay olmadı. Birliğin iki lokomotifi Almanya ve Fransa karşılıklı tavizler vermek zorunda kaldı. Paris'in Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından iki Almanya'nın birleşmesine destek vermesi karşılığında Berlin de prestijli para birimi Mark'tan vazgeçti.

Euro'nun ilk yıllarında Avrupa Merkez Bankası, para birimini açık bir şekilde Alman modeli ile yöneterek istikrar ve enflasyonu kontrol altında tutmak en önemli öncelikti.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel'in direktörü Guntram Wolff'a göre Euro'yu önde gelen bir uluslararası para birimi yapmak Fransızların hayali olabilirdi fakat Alman halkının böyle bir gündemi yoktu.

Wolff'a göre Avrupa Merkez Bankası sıkı bir şekilde Alman merkez bankası Bundesbank'ın izinden giderek bu konuda nötr bir tavır takındı.

Fakat hayata geçişinin onuncu yılında Euro Bölgesi borç krizi, Euro için gerçek bir varoluşsal sınav oldu. Bu krizde Euro yaşam mücadelesi verdi.

Trump saldırısı

Donald Trump'ın başkan seçilmesinin ardından Euro'yu tekrar uluslararası bir güç aracı kullanma fikri tekrar alevlendi.

Trump'ın İran'la imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesi ile İran'da yatırım yapan Avrupalı şirketler Washington'un gazabı ile yüzleşme riskine maruz kaldı.

Bunun üzerine Avrupa Birliği, Avrupalı şirketleri ABD dolarına bağımlılıktan kurtarmak için bir mekanizma kurmaya çalıştı. Fakat bu mekanizmanın yüksek maliyeti, girişimin başarısız olmasına yol açtı.

Bu durumdan rahatsız olan AB liderleri Avrupa Komisyonu'na doların bir silah olarak kullanılmasının önüne geçmek için yollar bulması talimatı verdi.

Komisyon yıl başında bazı öneriler getirse de henüz kanuni bir taslak hazırlanabilmiş değil.

Buna göre Avrupalı şirketler İran'dan ithal ettikleri ürünün ödemesini Avrupa'da kurulmuş bir bankaya yapacak ve o bankadaki para da daha sonra İran'ın yapacağı ilaç gibi ürünlerin ithalatında kullanılabilecek. Böylece para İran'a giriş yapmayacak ve arada dolar kullanılmasına ihtiyaç olmayacaktı.

Euro tahvilleri

AFP'ye konuşan bir yetkili Trump'ın görevden ayrılması ile tartışmalar eski hararetini yitirdi. Aynı yetkili herkesin Euro'nun daha büyük bir rolü olması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu fakat bunun nasıl başarılacağı konusunda fikir ayrılıkları bulunduğunu vurguladı.

Uzmanların çoğu buradaki eksikliğin Amerikan hazine bonosu gibi ikinci dünya savaşından sonra yatırımcılar için güvenilir liman haline gelen güvenli bir varlığın olmayışı olduğunu belirtiyor.

Covid-19 sonrası düzelme için oluşturulan canlanma fonuna kaynak sağlanması için çıkarılacak Euro tahvillerine gelen büyük talep de bu görüşü destekler nitelikte.

Ama Amerikan hazine bonoların denk bir ürünün çıkarılmasına Almanya ve Hollanda gibi zengin üyeler uzun süredir karşı çıkıyor. Çünkü bu ülkeler bu enstrümanın Fransa, İspanya veya Yunanistan gibi yüksek borçlu ülkelerin faydalanması için kontrolsüzce kullanılmasından çekiniyor.

Ek kaynaklar • AFP