Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü nedir, krizlere nasıl müdahale ediyor?

Access to the comments Yorumlar
 Bahtiyar Kucuk
Rus askeleri Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün talebi üzerine Kazakistan'daki olaylara müdahaleye gidiyor
Rus askeleri Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün talebi üzerine Kazakistan'daki olaylara müdahaleye gidiyor   -   ©  AP/Russian Defense Ministry Press Service

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ), Kazakistan'daki protestolar sonrası bu ülkeye asker gönderilmesine karar vererek krize müdahale etti.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Rusya liderliğinde kurulan örgüte hangi ülkeler üye, KGAÖ nasıl işliyor, uluslararası krizlere nasıl müdahale ediyor?

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü yapısı

Sovyetler Birliği'nin 1991'de resmen dağılması sonrası Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Ermenistan 15 Mayıs 1992 yılında Taşkent'te Kolektif Güvenlik Anlaşmasını imzaladı. Bu metin, üyeler arasında işbirliğinin artırılması ve ortak tehlikelere karşı politika üretilmesini içeriyordu.

1994'te yürürlüğe giren anlaşmanın yasal çerçevesi ve örgütün organizasyon yapısı 1999 yılına kadar oluşturuldu. Anlaşmaya sonradan Azerbaycan (1993), Gürcistan (1993) ve Beyaz Rusya (1994) katıldı.

1999'da anlaşmanın uygulanmasına yaşanan sorunları gerekçe gösteren Özbekistan, Azerbaycan ve Gürcistan, üyeliklerini sonlandırdı.

Kurumsallaşmasını 2002'de tamamlayan örgüt, bu tarihte imzaladıkları yeni anlaşmayla 'askeri ittifaka' dönüştü.

Örgütün günümüzdeki üyeleri Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan.

Ülkelerin askeri ve siyasi güçlerini artırma amacı taşıyan örgüt Orta Asya ve Kafkaslarda aktif kurumlar arasında sayılıyor.

Ortak savunma gücü var mı?

Örgütün kurulma gerekçelerinden birinin NATO'nun özllikle Orta Asya'da ülkelerindeki nüfuzunu engellemek olduğu belirtiliyor.

Anlaşmanın dördüncü maddesi “Herhangi bir üye devletin güvenliği, istikrarı, toprak bütünlüğünü ve egemenliği tehdit eden bir silahlı saldırı durumunda, bu üye devletin talebi üzerine diğer tüm üye devletler, derhal askeri de dahil olmak üzere gerekli yardımı gönderirler ” deniliyor.

2009'da örgüt, uluslararası statüye sahip olacak "barış gücü" kurabilecekleri bir anlaşmayı imzaladı.

Örgüt, ilk ortak barışı koruma tatbikatını 2012'de gerçekleştirdi. Sonraki dönemde çoğu zaman "terörle mücadele" adı altında çeşitli ortak askeri tatbikatlar yapıldı.

Askeri birlik gönderme kararı nasıl alınıyor?

Örgütün başkanlığı her yıl dönüşümlü olarak üye ülkeler tarafından yürütülüyor. Bir ülkeye askeri güç gönderilmesi için önce dönem başkanının konuyu gündeme getirmesi gerekiyor.

KGAÖ'nün bir üyesini savunmak için askeri güç kullanması üye ülkelerin devlet başkanlarının oybirliğiyle mümkün oluyor.

KGAÖ, geçtiğimiz yıl Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan Dağlık Karabağ krizine müdahale etmedi. O dönem Ermenistan Anlaşmanın dördüncü maddesinin neden uygulanmadığı soruları gündeme geldi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, çatışmaların başında örgüte başvurmadı ancak 2021'in baharında Azerbaycan'ın sınırına bin asker göndermesi üzerine KGAÖ'den yardım istedi. Ancak bu talep geri çevrildi.

Örgütün krizlere müdahalesi

KGAÖ'nün müttefiki koruyan sözleşmesinin 2. Dünya Savaşı tarzı tam ölçekli askeri istilaların olduğu durumları kapsıyor. Bu noktada örgütün tam bir savunma eylemine girişmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor.

Örgütün tüzüğü, iki üye devlet arasında bir savaş olasılığına izin vermiyor. Ancak geçtiğimiz yıl Kırgızistan ve Tacikistan arasında sınırda yaşanan gerginlik konuyu tekrar gündeme getirdi. Örgütün genel sekreteri Stanislav Zas, her iki tarafı barış yapmaya çağırmakla yetindi.

Belarus'ta yaşanan protestolar sırasında da KGAÖ'den yardım isteme fikri gündeme geldi. Zira, anlaşma tüzüğündeki 'ülke istikrarına tehdit' ifadesinin teknik olarak Minsk yönetimi için de geçerli olabileceği ifade edildi. Ancak Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko böyle bir talepte bulunmadı.

Rusya'da 2017'de örgütün Suriye gibi bölgelere müdahale etme fikri tartışıldı. Moskova, o dönem müttefiklerinden bu ülkeye bir birlik göndermelerini istedi, ancak yalnızca Ermenistan, mayınları temizlemek için asker göndermeyi kabul etti.

Yine Ukrayna'nın doğusunda yaşanan krizle ilgili de bölgeye barış gücü gönderme konusu gündeme geldi. Ancak barış görüşmeleri çıkmaza girince bu teklif de gündemde düştü.