Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Analiz | 'Rusya-NATO krizi Türkiye'nin denge politikasını test ediyor'

Access to the comments Yorumlar
 euronews
ABD'den Ukrayna'ya gönderilen mühimmat
ABD'den Ukrayna'ya gönderilen mühimmat   -   ©  Mauricio Campino/AP

Eski Avrupa Komisyonu Türkiye delegasyonu başkanı Fransız diplomat Marc Pierini, dünyanın önde gelen düşünce kuruluşlarından Carnegie'de kalem aldığı analizde, 'Rusya ile NATO arasındaki krizin Türkiye'nin denge politikasını test ettiğini' yazdı.

Türkiye'nin savunma sanayi alanında önemli ilerleme kaydettiği ve ürettiği silahların bir kısmını 'etki amaçlı' sattığını kaydeden Pierini, bu politikanın anlaşılabilir olduğunu ancak çalkantılı dönemlerde yönetilmesinin zor olduğunu savundu.

Analizde, Ukrayna krizinin ilerlemesi durumunda 2016'dan beri Rusya ile stratejik ilişki geliştiren NATO üyesi Türkiye'nin vereceği kararların Washington, Brüksel ve Moskova tarafından dikkatli şekilde takip edileceği kaydedildi.

Yazar iddiasına gerekçe olarak üç madde sıraladı; ilk olarak Türkiye'nin Ukrayna'ya sattığı SİHA'lar gösterildi. Bu silah satışının Rusya'nın tepkisini çektiği ve Moskova'nın SİHA'ların bulunduğu havaalanlarını vurabileceği öne sürüldü.

İkinci madde olarak Batı'nın Moskova'yı hedef alacak geniş yaptırımlarında Türkiye'nin alacağı pozisyon değerlendirildi.

Ankara'nın yaptırımlara kısmen veya tamamen katılmasının Washington ve Moskova'nın gözünde önemli siyasi zarar yaratacağı ifade edildi.

Yazar üçüncü olarak ABD ve NATO'nun Karadeniz'de istihbarat ve caydırıcılık eylemlerini artırmasının zorunlu olduğunu ve buna üye ülke olarak Türkiye'nin katılımı sorusunun gündeme geleceğini belirtti.

Ankara'nın zorluklarını sıralayan Pierini şu ifadeleri kullandı:

"Moskova'nın seçenekleri bulunuyor. Ukrayna tarafından kullanılan Türk yapımı askeri teçhizata karşı eylem; Türkiye'ye yönelik ekonomik yaptırımlar (Rusya'nın turizm ve tarım ithalatı geçmiş krizlerde durdurulmuştu) Suriye'nin kuzeyinde Türk birliklerine ve Türkiye sınırına yakın ülke içinde yerinden edilmiş Suriyelilere karşı sert bir duruş."

Ankara'nın yetmiş yıllık NATO üyeliği ve Moskova ile kurduğu yeni stratejik bağlantılar arasında denge kurmak için siyasi bir seçim yaptığı belirtilirken, olası NATO aktivitelerine katılacak Türkiye'nin yaptığı arabuluculuk teklifinin de tehlikede olduğu öne sürüldü.

"Rusya, Türkiye'yi başarılı şekilde kullandı"

Analizde Rusya'nın askeri-diplomatik stratejisinin devrede olduğu hatırlatıldı. Yazar, "NATO tarafından düşmanca bir kuşatma algısı taşıyan Rusya, 2019-21'de Ankara'yı Birliğe karşı başarılı şekilde kullandı. Moskova S-400 füzeleri satarak, Türkiye'ye ABD yapımı Patriot savunma sistemi ve 100 F-35 savaş uçağı satılmasını engelledi ve yaptırımlar uygulandı" dedi.

Pierini, Rusya'nın Ankara ile füzeler üzerinden kurduğu ilişkinin sürmesini isteyeceğini ve Moskova'nın 'Türkiye'yi mümkün olan her yerde Batı karşıtı bir yörüngeye sokmak için iki ülkenin potansiyel rakip olduğu Libya ve Mali gibi alanlarda bile iş birliğini tercih edebileceğini' kaydetti.

"NATO üyelerinin gözünde, Türkiye'nin hala S-400 füze krizini çözmesi gerekiyor. Washington'da ise Ankara, aradaki sorunları gidermek için Ukrayna konusunda sadık bir müttefik rolü oynadığı görülüyor" diyen Pierini analizin sonunda şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, artan askeri yetenekleri, hem Batı hem de Rusya ile olan siyasi ilişkisini ve arabuluculuk yeteneklerini övmek için muhtemelen Ukrayna-Rusya krizini kullanacak. Potansiyel yerel faydaları anlamak kolay, ancak uluslararası riskler çok büyük"