Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Amerikalı diplomat BAE'de sıkışıp kalan binlerce Afgan'dan özür diledi

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Birleşik Arap Emirlikleri'ne sıkışan Afgan sığınmacılar Amerikalı yetkililerden cevap alabilmek için protesto gösterisi düzenledi
Birleşik Arap Emirlikleri'ne sıkışan Afgan sığınmacılar Amerikalı yetkililerden cevap alabilmek için protesto gösterisi düzenledi   -   ©  Rise to Peace/AP

Taliban'ın Afganistan'da kontrolü ele geçirdiği sırada ülkeden hızla tahliye edilen on binlerce kişinin üçüncü ülkelerde Amerika vizesi almak için bekleyişi aylar geçmesine rağmen sürüyor.

Bu ülkelerden biri olan Birleşik Arap Emirlikleri'nde Amerikalı üst düzey bir diplomat burada sıkışıp kalan Afganlardan özür dileyerek, bazıları için vize işlemlerini hızlandırma sözü verdi. Fakat bu bazılarının kim olduğu hala bilinmiyor.

20 yıl ülkede kaldıktan sonra ABD'nin ülkeden ayrılması sırasında yaşanan kaos ve Taliban'ın hızla ülkeyi ele geçirmesi sonucu hayatından endişe eden onbinlerce kişi bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışmıştı. Askerler dışında Washington yönetimi 20 yıllık süreçte kendisine destekte bulunan kişilere de tahliye sözü verdi. Fakat bu söz hala tutulabilmiş değil.

Böyle bir süreçte üst düzey diplomatın ziyareti sonrası gazetecilere konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı diplomatlar, ellerinden geleni yapmalarına rağmen kimin ABD vizesi alabileceği kimin alamayacağı sorusuna hala cevap veremediklerini kabul etti.

Üst düzey diplomat özür dilediklerini ve aynı zamanda anlayış beklediklerini ilettiklerini aktardı.

Diplomatlar durumun hassasiyeti ve karmaşıklığına vurgu yapsa da kimlerin ABD'ye gidebileceği konusundaki belirsizlik ve Afganistan'a dönmek zorunda kalma korkusu krizin büyümesine neden oluyor.

Ülkede sıkışıp kalan Afganlara yardım etmek için kurulan Rise to Peace isimli grubun lideri Ahmed Şah Mohibi "Sorun kimsenin neler olduğunu bilmemesi. ABD'nin yardım etmek için ahlaki sorumluluğu bulunuyor," ifadelerini kullandı.

Abu Dabi'de 12 bin civarında Afgan'ın sıkışmış durumda olduğunu belirten Mohibi, bunların 10 bininin Emirates Humanitarian City'de (İnsani yardım şehri), 2 bininin de Tasameem Workers City'de (İşçi şehri) bulunduğunu belirtti.

Her türlü sınıftan insanın bulunduğunu anlatan Mohibi aralarında gazeteciler, yargıçlar, savcılar, LGBT hakları aktivistleri, dini ve etnik azınlıklardan insanlar olduğunu belirtti.

Mohibi ayrıca 8 Amerikan vatandaşı ve 3 kalıcı oturum sahibinin de ailelerinden ayrılmak istemediği için bu yerleşkelerde yaşadığını vurguladı. Amerikalı yetkililer, Mohibi'nin aktardığı bilgilerin doğruluğuna itiraz etmedi.

Mohibi'nin en büyük sıkıntı olarak vurguladığı konu ise kendilerini "Zero Units" üyesi olarak tanımlayan 2 bin 500 eski askerin de bulunması oldu. Amerikalılar tarafından 'Zero Units' olarak tanımlanan birimler Taliban'la mücadelede görev alması için CIA tarafından kurulmuş ve yönetilmişti.

Dahası bu birimler tahliyeler sırasında da dış korumayı sağlamışlardı. Bu kişiler sorulduğunda Amerikalı diplomat, "Kimse tam kontrolden geçmeden ABD'ye giremeyecek. Daha önce nerede, kimin için çalıştıkları, ne yaptıkları veya yapmadıkları önemli değil," ifadelerini kullandı. Fakat diplomatın bahsettiği kontroller biyometrik ve sağlık taramalarını kapsıyor. Bu kişilerin önceki hizmetlerini dikkate almıyor.

Abu Dabi'den tahliye uçuşları kasım ayına kadar devam etmiş fakat sonrasında aniden durmuştu. Bu da binlerce kişi için belirsiz bir bekleyişin başlaması anlamına geliyordu.

Öte yandan Afganistan'da da on binlerce kişi tahliye edilmeyi bekliyor. Taliban ilk etapta ayrılmak isteyenlere izin verileceğini açıklamış fakat sonrasında fikir değiştirmişti.

Kampları kontrol eden Birleşik Arap Emirlikleri de uzayan süreçten rahatsız olmuş durumda. Emirliklerin aslında gayet cömert davrandığını ve ABD'ye yardım elini uzattığını belirten Mohibi fakat ABD'nin Afganları almak için müttefikine yardımcı olmadığını belirtti.

Ayrıca Humanitarian City'e geçtiğimiz aylarda iki büyük protesto başgöstermiş ve Afganlar para kazanmak için çalışmalarına müsaade edilmesini istemişti.