Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Rus petrolüne ithalat ambargosu uygulanması ne anlama geliyor?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Batı'nın Rus petrolüne yasak getireceği yönündeki açıklamalar, petfol fiyatlarını küresel çapta yükseltti
Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Batı'nın Rus petrolüne yasak getireceği yönündeki açıklamalar, petfol fiyatlarını küresel çapta yükseltti   -   ©  AP

Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin Rus petrolüne ambargo kararı, fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı daha da artırdı. Asya piyasalarında açılışta Brent tipi ham petrol yüzde 18 artarak varil başına 140 dolara yükseldi.

Bu, Ukrayna işgalinden bu yana enerji piyasalarını alt üst eden ve dünyayı büyük bir enflasyon şokuna hazırlayan fiyat artışındaki gelişmelerin son halkası.

Petrol fiyatları, Ukrayna savaşı nedeniyle 2008'den bu yana en yüksek seviyelerine çıkarken Washington, Venezuela ve İran gibi alternatif üreticilerle çözüm arayışına girdi.

Dünyanın önde gelen şirketlerinden analistler, Rus petrolüne yönelik olası ambargonun etkileriyle ilgili şöyle değerlendirmede bulunuyor:

S&P Global

S&P Global bünyesinde faaliyet gösteren IHS Markit Direktörü Yardımcısı Victor Shum, "En büyük belirsizliklerden biri, Rusya ile Batı arasındaki ekonomik savaşın tırmanmasının petrol ve gaz akışını etkileyip etkilemeyeceği ya da nasıl etkileyeceğidir." dedi.

Ayrıca Shum, "NATO üyeleri halihazırda Rusya'nın ihraç ettiği günlük 7,5 milyon varil ham petrol ve rafine ürünlerin yarısından fazlasını satın alıyor. Stoklar ABD'de zaten düşük. Keza Avrupa ve Asya'da rekor düşük seviyelerde. Bu savaşın çok boyutlu olması beklenmedik kargaşaya ve sonuçlara yol açacaktır." şeklinde konuştu.

ANZ Banking Group

Australia & New Zealand Banking Group Ltd'den kıdemli emtia stratejisti Daniel Hynes, "Hem boru hattıyla gönderilen ham petrol hem de deniz yoluyla taşınan kargolar olmak üzere günde yaklaşık 5 milyon varil petrol arzı yeni yaptırımlardan etkilenebilir." değerlendirmesinde bulundu.

"Potansiyel olarak bu yaptırımların olası etkisini zaten hissediyoruz ve bu nedenle bu tepki biraz sarsıntı olarak görülebilir." diyen Hynes, bunun tüm enerji kompleksinde gerçekleştiğinin göz önüne alınması halinde, Avrupa'nın çok fazla seçeneğinin olmadığını ve petrol, gaz ve diğer yakıtlar için kısa vadede muhtemelen çok daha fazla ödeme yapacağını dile getirdi.

JTD Energy Services

"Jeopolitik gerilimler, belirsizlik ve endişenin artışıyla bu yükselişin zirvesini doğru bir şekilde ölçmek oldukça zor olacaktır.” diyen Singapur merkezli JTD Energy Services kurucusu John Driscoll, “2008-2009 mali krizi sırasında, Temmuz 2008'de talep imhası varil başına 150 dolar civarında başladı." şeklinde konuştu. Driscoll, "Ancak, bu artış arz odaklı ve biz sorunu çözmeden fiyatları bu seviyenin de üzerine çıkarabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Vanda Insights

Singapur merkezli Vanda Insights'ın kurucusu Vandana Hari, Rus petrol ithalatına yönelik ambargonun enerji piyasalarını dünyanın en kötü kaosuna itebileceğini söyledi. “Hiçbir şey tam olarak fiyatlandırılmaz çünkü bu savaşta tüm bahisler kapalı” benzetmesinde bulunan Hari, "ABD buna devam etse bile Avrupa Birliği'nin Rusya'dan petrol ithalatını yasaklamayı kabul ettiğini görmek zor, çünkü Moskova misilleme yaparsa Avrupa'da 'ışıklar söner." ifadelerini kullandı.

Citigroup

Citigroup Inc. analistleri, bankanın emtialar için üç aylık görünümünde, Rus ham petrol ve mazotu ihracatının şimdiden durdurulduğunu belirtiyor. Dünyanın en büyük şirketlerinden olan Citigroup analistleri, konuya üç aşamada yaklaşıyor; İlk ve temel olgu, Rus üretiminde günde 500 bin varillik bir düşüş ve ambargoyu uygulayanların 60 milyon varil rezerv kullanması. İkincisi, fiyatlardaki sürekli artış halinde 2022 yılı sonuna kadar Rusya'nın üretiminin günlük 2 milyon varil düşmesi ve ABD ile diğer ülkelerde 120 milyon rezerv kullanılması. Citi'nin üçüncü aşama analizinde, Moskova'nın ham petrolünü sadece Çin'e göndermesi.

Bloomberg'in haberine göre, Rusya-Ukrayna krizi aynı zamanda boru hatlarına ve limanlara zarar verilmesi, daha yüksek tanker oranları, ihracat anlaşmazlıkları ve siber saldırılar da dahil olmak üzere birden fazla kesinti riskinin yüksek olasılık olduğu anlamına da geliyor.