Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Arap yelkenlilerinden lüks çöl kamplarına: Katar'ın günümüze taşınan gelenekleri

 euronews
euronews_icons_loading
Q365
Q365   -   ©  euronews

Katar, çölde kış kamplarından klasik Arap yelkenlileri ile açılmaya kadar günümüzün modern kültüründe hala görülebilen zengin bir geleneksel mirasa sahip. Peki bu gelenekler, hem turistler hem de yeni nesil için nasıl modernize ediliyor?

Çölde 'lüks' kamp çadırları

Her kış, binlerce Katarlı, hafta sonları çöle kaçmak için şehri terk ediyor. Hükümetin belirlediği dönem ve yerlerde halk çölde çadırlarını kuruyor.

Jassim Almohammed için bu asırlık gelenek, Katar'ın Bedevi geçmişiyle bağlantı kurma fırsatı sunuyor.

“Tarihte geriye gidersek atalarımızın bu dönemlerde çadırlarda yaşadığını görürüz" diyen Almohammed, "Her hafta sonu buraya geliyoruz" diyor.

Kamp alanlarında çadır yerleri, voleybol sahaları ve tabii ki tam işlevli mutfaklar bulunuyor. Bunun "temel becerileri tazelemek" için bir "şans" olduğu kanısında olan Abdulrahman Almulla, "Başımızın çaresine bakmayı öğreniyoruz. Ayrıca hobilerimizi gerçekleştiriyoruz. Yemek pişirme konusunda ilerleme kaydediyoruz" diyor.

Beş yıldızlı hizmet

Ancak çadırlarda biraz daha konfor arayanlar için Regency Camp Sealine, çölün ortasında beş yıldızlı hizmet sunuyor.

“İlk başta burası normal bir Katar kampıydı. Daha sonra misafirlerin taleplerini karşılamak için büyüdü ve müşteriler için daha sofistike hizmetler sundu" diyen Kamp Müdürü Zemri Dauti, "Geleneksel Arap konukseverliğini modern konukseverlikle harmanlamaya çalıştık. Her tür misafire hitap edebiliyoruz. Burada, kamp içinde farklı türde eğlence etkinlikleri, DJ geceleri, kadınlara özel geceler düzenliyoruz” diyor.

Geleneksel çömlek sanatını modernize etmek

Katar'da modern hayata adapte edilen diğer gelenek ise çömlekçilik. Ünlü çanak ve çömlek atölyesi Ceramic Cube'un kurucusu Hamit el Kahtani, gelenek ve kültürün ayrılmaz bir parçası olan Arap çanak çömlek ve seramiklerine yeni bir soluk getiriyor.

“Ceramic Cube aslında bir rüyaydı ve sonunda gerçek oldu" diyen Kahtani hayallerini şöyle özetliyor: "Katar'da, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi ülkelerinde veya Avrupa'da olsun, topluluğumuzda bulunabilecek tüm yaratıcı insanları kullanarak, seri seramik üretiminden oluşan tüm karbon ayak izini ortadan kaldırmak. Onların yerine bir ruha sahip ve el yapımı eşyalar koymak".

Arap yelkenlileri: Dhows

19. yüzyılda, denizden inci çıkarmak Katar'ın en revaçta iş alanlarından biriydi. 1940'lara kadar, inci ticareti ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturdu. Nüfusun neredeyse yarısı istihdam edildi.

Eski inci avcısı ve satıcısı İbrahim Abdullah, incilerin nasıl ayrılacağını, sıralanacağını ve fiyatlandırılacağını şöyle anlatıyor: “İnci toplayıcı incileri irili ufaklı diye ayırır, sağlam olup olmadıklarını kontrol eder. Sonra terazi ve tartıya koyup tartar. İnci ne kadar büyükse değeri de o kadar yüksek olur".

İnciler için dalış yapanlar, yelkenli ahşap teknelerinde aylarca okyanusta kalırdı.

AFP
Arap yelkenlisiAFP

Günümüzde tekneler, geçmişe dönmek ve Basra Körfezi'nde yelken açmanın keyfini çıkarmak isteyen turistler ve halk tarafından kiralanıyor.

İnci dalışı ülkede artık birincil bir gelir kaynağı değil. Ancak okyanus, balıkçılık ve Arap yelkenlileri Katar kültüründe hala özel bir yere sahip.