Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

CHP'den Seçim Kanunu’na itiraz: "Seçim kurullarında kendi insanlarını görevlendirmek istiyorlar"

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
CHP, Seçim Kanunu’nun 4 maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.
CHP, Seçim Kanunu’nun 4 maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.   -   ©  Anadolu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Seçim Kanunu’nun 4 maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

CHP, il ve ilçe seçim kurullarının oluşumları, kıdemli hakimler yerine birinci sınıf hakimler arasından kura çekimi ve üç ay içinde seçim kurullarının yeniden oluşturulması yönündeki düzenlemelerin iptalini istiyor.

"AKP önümüzdeki seçimlerin partizanca gerçekleştirilmesini tasarlıyor"

CHP İstanbul Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, Kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ediyor.

Ve seçim kurullarının yapısıyla ilgili düzenlemenin 1950’den bu yana tam 72 yıldır uygulanmakta olduğunu vurgulayarak, gelecek seçimlerin partizanca gerçekleştirilmek istendiğini dile getiriyor.

"Kanunun 5., 6. ve 12. maddeleriyle; çok partili yaşamımızın ilk yıllarından bugüne uygulanmış olan il ve ilçe seçim kurullarının başkanlarının ve üyelerinin kıdem esasına göre belirlenmesi kuralının yerine, kurul başkan ve üyelerinin birinci sınıfa ayrılmış hakimler arasından kura ile belirlenmesi ve halihazırda yaklaşık iki yıl görev süreleri bulunan kıdemli kurul başkan ve üyelerinin yerine (Anayasa’ya aykırı şekilde) kurayla belirlenecek yeni kurul başkan ve üyelerinin yerleştirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, Ocak 2022’de yürürlükteki Kanun’a göre oluşmuş olan ve iki yıl görev yapması gereken seçim kurullarının lağvedilecek olması ise Anayasa’nın amir hükümlerini açıkça ihlal etmektedir. Anlaşılmaktadır ki, son yıllarda AKP teşkilatıyla organik ya da dolaylı bağı olduğu için yargıç yapılan kişilerin birkaç ay içinde kurayla seçim kurulu başkan ve üyelerinin olmasını ve böylece önümüzdeki seçimlerin partizanca gerçekleştirilmesi tasarlamaktadır."

Kaboğlu, Kanunun 11’inci maddesi ile seçim yasaklarından parti genel başkanı olan Cumhurbaşkanı’nın muaf tutulmasını da eleştiriyor.

“Kanunun, seçim yasaklarına ilişkin maddesinde, parti genel başkanı ve aday olan yürütme yetkisini tek başına kullanan Cumhurbaşkanı’nın dahil edilmemiş olması, “tarafsız”, “eşit”, “serbest” ve “adil” seçim olanağını ortadan kaldırmaktadır. Bu durum, Devleti adeta “aday” konumuna taşımaktadır.’’

"Bu düzdenleme ile seçim kurullarında kendi insanlarını görevlendirmek istiyorlar"

CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Avukat Zeynel Emre ise AK Parti'nin seçim kurullarında kendileri ile organik bağı olan kişileri görevlendirme çabası içerisinde olduğu görüşünde.

"Anayasa Mahkemesi’nin yerleşmiş kararları vardır. Der ki; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkan yasa kamu yararına olmalıdır. Ortada halkın yararına bir etki yok, AKP ve MHP kendi menfaatlerine bir durum oluşturmanın peşinde. Seçim kurullarının 70 yıllık uygulaması var. Kıdemli hakimler uzun yıllar görev yapan ve şaibesi olmayanlardır. Hakem görevi görüyor. Şimdi AKP ve MHP’ye şunu sormak lazım: Türkiye’de hangi seçim kurulu hakimi nerde bir hile yaptı? Bir örnek gösterebiliyorlar mı buna dair, hayır. Şimdi oniki yıl görev yapan hakim gelecek il ve ilçe seçim kurulu başkanı olacak. Kura sistemi de olmaz burada. Dolayısıyla bu düzenleme ile seçim kurullarında kendi insanlarını görevlendirmek istiyorlar."

İBB seçimleri sonucunda, mazbata hakkı olana verildi. Verilmese miydi? Yerel seçimlerde hakimlerin usulsüzlük yapmamasının rahatsızlığı var.
Avukat Zeynel Emre
CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü

İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin seçim kurullarındaki hakimlerin desteği ile kazanıldığına dair olan yorumlara da tepki gösteriyor TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Avukat Zeynel Emre

"İBB seçimleri sonucunda, mazbata hakkı olana verildi. Verilmese miydi? Yerel seçimlerde hakimlerin usulsüzlük yapmamasının rahatsızlığı var. Şimdi de nasıl usulsüzlük yaparızın önünü açmaya çalışıyorlar. Karar mahkemenin vicdanıdır. Ama eğer AYM reddederse öldük bittik demiyoruz, bir oyun bile çalınmasına izin vermeyiz. Anketlerde AKP ve MHP’nin oyu yüzde 70’lerde çıksaydı bu işlerle uğraşırlar mıydı? Oy oranları otuz civarında olduğu için, nasıl kalırızın derdine düştüler. Ama seçim kanununu lehine düzenleyen hangi iktidar varsa başına bela olmuştur. Yakın tarihimiz bunu örnekleriyle dolu."