Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Çin, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün zorla çalıştırmayla ilgili iki sözleşmesini onaylayacak

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Çin'in başkenti Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda yer alan Ulusal Halk Kongresi
Çin'in başkenti Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda yer alan Ulusal Halk Kongresi   -   ©  AP

Çin'in en üst düzey yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi (Ulusal Meclis), Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) zorla çalıştırmayla ilgili iki sözleşmesini onaylamaya hazırlanıyor.

Milletvekilleri, Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi'nin 18-20 Nisan tarihli toplantısında ILO'nun temel haklara ilişkin sekiz sözleşmesinden ikisine katılımı tartışacak.

Söz konusu adımın, Avrupa ile ilişkileri geliştirmek açısından önemli olduğu belirtiliyor.

Zira ABD'nin yanı sıra AB, milyonlarca Doğu Türkistanlıyı çalışma ve toplama kamplarında tutan Pekin yönetimini, bu kişileri kendi rızaları dışında 'köle işçi' olarak kullanmakla suçluyor.

Çin haber ajansı Şinhua, milletvekillerinin, tartışıp onaylamasının beklendiği mukavelelerin, 1930 tarihli Zorla Çalıştırma Sözleşmesi ile 1957 tarihli Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmeleri olduğunu aktardı.

Pekin'in Doğu Türkistan halkına yönelik muamelesi, son yıllarda Batı ile ilişkileri için bir engel haline geldi.

Çin'le Avrupa Birliği arasındaki ikili yatırım anlaşması, insan hakları ihlalleri nedeniyle getirilen yaptırımların ardından geçen yıl askıya alınmıştı.

AB-Çin Kapsamlı Yatırım Anlaşması (CAI) olarak da bilinen anlaşma, iki tarafın pazar erişiminde mütekabiliyet esasının gerçekleştirilmesini hedefliyordu.

Keza ABD Başkanı Joe Biden da aralık ayında, Çin'in zorla çalıştırma yoluyla üretim yaptığına dair suçlamalar nedeniyle Doğu Türkistan'da üretilen ürünlerin ABD'ye ithalatını yasaklayan yasayı onaylamıştı.

Biden'ın imzaladığı "Uygur Zorunlu Çalışmayı Önleme Yasası", şirketlerin zorla çalıştırma yapılmadığını kanıtlayamadıkça Doğu Türkistan'dan mal ithalatını yasaklıyor. Tasarı, Temsilciler Meclisinde 14 Aralık'ta, Senato'da ise 16 Aralık'ta oy birliğiyle kabul edilmişti.

ABD merkezli danışmanlık şirketi olan Horizon Advisory'nin geçen hafta yayınladığı rapora göre, BMW AG ve General Motors Co. gibi dünya devi otomobil üreticilerinin tedarikçileri vasıtasıyla Batı'nın tepki gösterdiği Çin'in tartışmalı Uygur işgücü programlarıyla bağlantıları bulunuyor.

Çin, “yüzyılın en büyük yalanı” olarak nitelendirdiği Doğu Türkistan'daki zorla çalıştırma suçlamalarını kategorik olarak reddediyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, yaptığı açıklamada, "ABD'li araştırmacıların vardığı sonuçlar, Çin'e karşı kötü niyetli karalamalardan başka bir şey değil" sözleriyle ülkesini savundu.

Bu arada Avrupa Birliği-Çin Ticaret Odası Başkanı Joerg Wuttke, konuyla ilgili Bloomberg'e verdiği demeçte, Çin ile AB arasındaki Kapsamlı Yatırım Anlaşması'nın onaylanmasının "hiçbir anlam ifade etmediğini" söyledi.

Wuttke, "AB Parlamentosunu CAI'yi onaylamaya yönlendirecek anlamlı tek şey, Çin'in Doğu Türkistan'da gerçek bir politika değişikliği olacaktır" ifadelerini kullandı.

Çin, Avrupa Birliği ile Ekim 2013'ten itibaren müzakere ettiği ve 32. görüşme turu sonrası 30 Aralık 2020'de prensipte anlaştığı CAI kapsamında ILO'nun iki sözleşmesini kabul edeceğini bildirmişti.

Öte yandan AB, geçen yıl mart ayında dört Çinli yetkili ve bir kuruluşa uygulanan yaptırımları aralık ayında yeniledi.

Çin de AB diplomatlarına, milletvekillerine ve araştırmacılara kapsamlı yaptırımlar uygulayarak Avrupa Parlamentosu'nun yatırım anlaşmasını onaylamaya yönelik olası adımını askıya almasına neden oldu.

Rusya'nın 24 Şubat'ta Ukrayna'yı işgal etmesi, iki taraf arasındaki gerilimi daha da arttırdı.

Neredeyse iki yıl aradan sonra, 1 Nisan'da gerçekleştirilen Çin-AB zirvesinde, iki taraf da anlaşmayı ilerletmek için herhangi bir girişimde bulunmadı.

İsminin açıklanmamasını isteyen bir AB yetkilisi, 'Avrupa Parlamentosu üyelerine yönelik yaptırımların olduğu bir ortamda yatırım anlaşmasının hiçbir şansının olmadığını' söyledi.