Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Tunus'ta yayınlanan Ramazan dizisi 'Baraa' çok eşlilik tartışmasını alevlendirdi

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Tunus'ta Al Hiwar Ettounsi TV'de yayınlanan Baraa (masumiyet) dizisinin başrol oyuncuları Fethi Haddaoui (sol), Rim Riahi
Tunus'ta Al Hiwar Ettounsi TV'de yayınlanan Baraa (masumiyet) dizisinin başrol oyuncuları Fethi Haddaoui (sol), Rim Riahi   -   ©  AFP

Kuzey Afrika ülkesi Tunus'ta yayınlanan ve çok eşliliği konu alan bir ramazan dizisi, söz konusu uygulamayı on yıllar önce yasaklayan ve kadın hakları alanında öncü olan ülkede hararetli tartışmalara yol açtı.

Arapça 'masumiyet' anlamına gelen "Baraa" dizisi, insan hakları savunucuları ve laik politikacılar tarafından geleneksel (örfi) evliliği, yani resmi olmayan (dini nikahlı) birliktelikleri ekrana getirmesi nedeniyle eleştiriliyor.

Her iki uygulama da ülkenin 1956 tarihli aile yasasına göre bir yıla kadar hapisle cezalandırılmayı öngörüyor.

Son yayınlanan bölümünde, dizinin ana karakteri Wannas, eşine ve çocuklarına, "diğer tüm kanunların üzerinde olan İslam hukukuna göre ikinci kadınla evlenme hakkına sahip olduğunu" söylüyor.

AFP
Tunus'ta çok eşliliğin işlendiği ve tepkilere neden olan Baraa dizisi.AFP

İftarın hemen sonrasında, vatandaşların en çok ekran karşısına geçtiği bir zaman diliminde yayınlanan dizi ise, sosyal medyada tartışmaları beraberinde getirdi.

Tunuslu aktris Meryem Ben Hüseyin, "Bu konuların tartışıldığını görmek hayal kırıklığı yaratıyor" diyor.

Tunus'un kurucu lideri Habib Burgiba, ülkenin 1956'da Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasından sadece beş ay sonra çıkarılan aile kanununda çok eşliliği yasakladı.

Ayrıca Burgiba, boşanma davalarının mahkemelerde sonuçlanması gerektiği, bir kocanın bir evliliğin bittiğini tek başına ilan edemeyeceği (talak) şekilde yasayı yeniden düzenledi.

Burgiba'nın halefi Zeynel Abidin bin Ali'yi deviren 2011 Yasemin Devrimi, ideolojik olarak katı laikler ve İslamcı eğilimli partiler arasında bölünmüş bir parlamenter sistem getirdi.

Bin Ali'nin halk tarafından iktidardan uzaklaştırılan partisinin üyeleri tarafından kurulan aşırı laik Hür Destourian Partisi (PDL), "Bu meseleleri tekrar masaya yatırmanın söz konusu olmadığını ve kadın onuruna hakaret olduğunu belirterek "Baraa"ya tepki gösterdi.

PDL ayrıca, 2011 devrimi sonrası ülkenin en büyük siyasi gücü olarak ortaya çıkan İslami çizgideki Nahdha'yı aile yasası kapsamındaki "suçlarda" artıştan sorumlu tutuyor ve bu partinin feshedilmesi çağrısında bulunuyor.

Kadın hakları alanındaki faaliyetleriyle bilinen Aswat Nissa (Kadınların Sesi) isimli STK, çok eşlilik ve geleneksel evliliğin "kadınlara yönelik şiddet biçimleri" olduğunu belirterek bunu tartışmanın "cezasızlık kültürünü normalleştirdiğini" savunuyor.

Örgüt, Radyo ve Televizyon yayınları düzenleyicisi kurumunu, diziyi yayından kaldırmaya çağırdı.

Euronews Türkçe'ye konuşan Tunuslu gazeteci Rabeb Aloui, "Dizinin tartışılmasına dair ülkede iki farklı görüş var; ilki, bu meselenin üzerinde konuşulmaya bile değmeyecek 'sahte sorun' olduğunu düşünenler. İkincisi, bu tartışmayı alkışlayan ve çok eşliliğin Tunus'ta hala bir gerçeklik olduğuna inananlar" dedi.

Sosyolog Muhammed Jouil, dizinin "Tunus toplumunu tam olarak yansıtmadığını" söyledi.

Toplumun genelindeki sert tepkilere karşın daha farklı bir yaklaşım sergileyen Jouil, "Çok eşlilik ve orfi (dini nikahlı) evlilik hakkında konuşmak, kadınların elde ettiği kazanımları tehdit etmiyor" değerlendirmesinde bulundu.

'İki yüzlülüğe' dikkati çeken ve birçok Tunuslunun özelde bu tür meseleleri gayet mutlu bir şekilde tartıştığını dile getiren Jouil, ancak yorumcuların konuyu siyasi kazanç için "araçsallaştırdığı" ve dizilerin yayınlandığında kamuoyu önünde tepki gösterdiklerini aktardı.

Nadia Abdelhak isimli 28 yaşındaki devlet memuru kadın, "Diziye gösterilen aşırı tepkiler, insanları İslam'la ilgili her şeyin 'gericilik' olduğunu ikna etmek için yapılıyor" sözleriyle muhafazakar kesime saldırıldığını savundu.

Sosyolog Fuad Ghorbali, konunun tabu olmakla birlikte, çok eşliliğin Tunus'ta hala bir sorun olduğunu söylüyor.

Ghorbali, "2011 devriminin ardından İslamcı hareketler büyüdükten sonra, özellikle helal seks arayan üniversite öğrencileri arasında 'dini evlilik' daha yaygın hale geldi" değerlendirmesinde bulundu.

İlaveten, "Bazı Tunuslular geleneksel evliliği destekliyor" diye konuştu.

Adalet Bakanlığı, mahkemelerin 2015-2020 yılları arasında yapılan bin 718 örfi evlilik vakasını incelediği bilgisini paylaştı.

Ayrıca 12 milyon nüfuslu ülkede Bin Ali'nin diktatörlüğünün sona ermesiyle birlikte gelen kısmi ifade özgürlüğü, söz konusu uygulamalardan yana olan insanların bu taleplerini açıkça dile getirmelerine imkan tanıyor.

Bir grup kadın 2018 yılında, çok eşliliğin ülkede yeniden yasal hale getirilmesi talebiyle protesto düzenlemişti.

Sosyolog Ghorbali, bu tür tartışmaların sanata da yansıması gerektiğini belirtiyor ve ekliyor:

"Dizilerin görevi, topluma dair olumlu imaj sunmak değil. Halk arasında tartışma konusu olabilecek bir bakış açısını veya fenomeni gösterebilirler"

Ek kaynaklar • AFP