Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Stoltenberg: İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya üyelik ihtimalinin azaldığını görüyorum

Access to the comments Yorumlar
 euronews
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg   -   ©  AFP

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İsveç ile Finlandiya'nın NATO üyeliğini Türkiye ile müzakere ettiği Pazartesi günü yaptığı açıklamada üyelik umutlarının gittikçe azaldığını açıkladı.

Stoltenberg, gelecek hafta Madrid'de gerçekleşecek NATO zirvesi öncesi Brüksel'de Türk, Fin ve İsveçli yetkililerle adaylık düğümünün çözümü için masaya oturacak. 

Öte yandan Stockholm Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Paul Levin gibi uzmanlar ise bir anlaşmaya varılması ihtimalinin hala mümkün olduğunu belirtiyor fakat bunun için her iki tarafın da uzlaşma konusunda "gerçek bir isteklilik göstermesi" gerektiğinin altını çiziyor. 

Türkiye'nin geçen ayki sürpriz vetosundan önce Stockholm ve Helsinki'nin yanı sıra NATO liderliği de, Madrid zirvesinde ittifaka katılım sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleşmesini umuyordu.

Geçen hafta, "Sorunları Madrid'den önce çözmezsek, durumun donması gibi bir risk söz konusu. Bunun ne kadar süreceğini bilmiyoruz ama belirli bir süre alacağı kesin" açıklamasında bulunan Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, anlaşmazlıkların giderilmemesi durumunda düğümün zirveye kadar çözülmeme riskinin bulunduğunu kabul etmişti.

"Türkiye iki ülkeden de somut adımlar bekliyor"

Geçen çarşamba Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki başkentten "somut adımlar" beklediğini dile getirmişti. Ankara, başta İsveç olmak üzere iki ülkeyi terörist olarak kabul ettiği PKK ve YPG gibi örgütleri desteklemekle suçluyor. 

Kasım 2019'da Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine askeri harekat başlatmasının ardından iki kuzey ülkesinin silah ambargosunu kaldırması, İsveç'in terör yasasını sertleştirmesi ve Türkiye'nin terörist olarak gördüğü bazı kişilerin sınır dışı edilmesi de Ankara'nın diğer şartları.

İsveç 1980'in başlarında PKK'yı terör örgütü olarak kabul eden ilk ülkeler arasında bulunuyor. Ama çok sayıdaki diğer batılı ülke gibi IŞİD ile mücadelesinden dolayı (Türkiye'nin Suriye'de PKK'nın kolu olarak gördüğü) YPG'ye destek veriyor. 

Şimdiden bazı adımlar atan Stockholm ise NATO'ya üyeliğinin Türkiye'ye silah ihracatı konusundaki pozisyonunun değişmesini sağlayabileceğinin altını çizdi. 

"İsveç'in Kakabaveh düğümü"

Son yıllarda terör yasasını katılaştıran İsveç ise 1 Temmuz'dan itibaren yasada yeni bir sıkılaştırmaya daha gidecek. 

Fakat Levin'e göre İsveç'te bulunan 100 bine yakın Kürt ve mecliste kilit bir pozisyonda olan Kürt asıllı İsveç milletvekili Emine Kakabaveh nedeniyle Kürt meselesinde İsveç diğer ülkelerden ayrışıyor. Bu sebeple de Profesör levin, "Türkiye İsveç'e yoğunlaşmakta haklı olabilir" ifadelerini kullanıyor. 

Uppsala Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Li Bennich-Björkman da İsveç'in Kürt sorununa bakışı ile Türkiye'nin İsveç'ten talepleri arasında "gerçek bir çatışma" olduğunun altını çiziyor.

İsveç Parlamentosunun çok hassas bi dengeye sahip olduğunu ifade eden profesör, Kakabaveh'in oyunun Başbakan Andersson'un azınlık hükümeti için "hayati öneme" sahip olduğunu vurguluyor.

American Enterprise Institute'ta İsveç savunma konuları uzmanı olan Elisabeth Braw da "Şu anda İsveç siyasetinde Kakabaveh'den daha güçlü kimse yok" diyerek İsveç'in bulunduğu ikilemi özetliyor. 

Geçen Kasım'da Andersson'un seçilmesi için anlaşılmasını sağlayan İran doğumlu Kürt asıllı kadın milletvekili, geçen çarşamba ise hükümetin bütçe teklifini desteklememe tehdidinde bulunarak Türkiye'ye silah ihracatına ambargo uygulanacağına dair net bir söz verilmesini talep etmişti.

Bağımsız milletvekilinin bir parlamento grubunda bulunmaması, parlamentonun 11 Eylül'de gerçekleşecek seçimlere kadar tatile girecek olması ve Kakabaveh'in büyük olasılıkla yeniden seçilememesi ihtimali nedeniyle rolünün azalması bekleniyor. Fakat uzmanlar bu durumu "üç aylık zaman kaybı" olarak nitelendiriyor.

Ek kaynaklar • AFP