Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İspanya'da yapılan NATO Zirvesi'nde gündemde hangi başlıklar bulunuyor?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Finlandiya, NATO ve İsveç bayrakları
Finlandiya, NATO ve İsveç bayrakları   -   ©  AP Photo

İspanya’nın başkenti Madrid, 28-30 Haziran tarihlerinde transatlantik bağ için kritik bir dönemde gerçeklen NATO zirvesine ev sahipliği yapıyor. 

Zirveye katılan liderlerin ajandalarında dört konu ön plana çıkacak. Bunlar, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri ile alınabilecek yeni önlemler, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvuruları, NATO’nun Avrupa yapılanmasının güçlendirilmesine yönelik öneriler ve Rusya gibi Çin’in de NATO’ya hasım gösterilmesi olacak.

Zirvenin bir bölümüne Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore liderlerinin de katılması bekleniyor. Bu da ABD'nin Çin'e karşı Hint-Pasifik bölgesinde daha iddialı bir Batı varlığı stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg geçen hafta yaptığı bir konuşmada "Müttefik topraklarının her karışını, her zaman ve her türlü tehdide karşı savunabilmek için daha fazlasını yapacağız" dedi.

Her ne kadar İngiliz ve ABD'li yetkililer Baltık ülkelerinin bölgede kalıcı çok uluslu güç talebine karşı çıkmış olsa da zirvenin hızlı takviye sözü veren bir uzlaşmaya varma olasılığı yüksek görülüyor. 

Değişen jeopolitik dengeler ve Türk vetosu

Sovyet tehdidine karşı 1949'da kurulan NATO'nun, eski Sovyet cumhuriyeti ve NATO üyesi olmayan Ukrayna'yı savunmak gibi bir yükümlülüğü bulunmuyor. 

Fakat Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, tarafsız bir politika yürüten Finlandiya ve İsveç'in Kuzey Atlantik Paktı'na üye olma başvurusuna ve Ukrayna'nın resmen Avrupa Birliği'ne katılmaya aday olmasına neden oldu. 

Jeopolitik alandaki bu değişim sırasında Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya dahil olması, Rusya'nın engellemeye çalıştığı ittifakın genişlemesini beraberinde getirebilir. 

Ancak Helsinki ve Stockholm'ün Suriye'nin kuzeyindeki Kürt militanlara ve PKK gibi Türkiye tarafından terör örgütü olarak kabul edilen oluşumlara verdiği destek ve Ankara'ya uygulanan silah ambargosu üyelik sürecinin kilitlenmesinde en büyük etkenler olarak görülüyor. 

Üç ülke ve Stoltenberg arasındaki görüşmelere katılan bir Türk hükümet yetkilisi Reuters'a yaptığı açıklamada zirvede bir anlaşmaya varmanın zor olacağını, İsveç ve Finlandiya'nın öncelikle Türkiye'nin endişelerini gidermesi gerektiğini söyledi.

Yetkili, "Görüşmeler oldu ama maalesef beklediğimiz adımlar atılmıyor" dedi.

Reuters'a konuşan ABD'li düşünce kuruluşu Washington Enstitüsü'nde Türkiye finalistf Soner Çağaptay da "Bence bu meselenin Madrid zirvesinde çözülme ihtimali neredeyse sıfır" dedi.

Rusya artık 'stratejik ortak' değil

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan NATO'nun amacı parçalanmış Avrupa'yı ve Batı ittifakını Sovyetler Birliği tehdidine karşı korumaktı. 

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından NATO Rusya'yı bir düşman değil 'stratejik ortak' olarak tanımlamıştı. Fakat bu tanı artık geçerli değil. 

Şu anda Rusya NATO'nun en büyük düşmanı ve birinci önceliği konumunda. Nitekim Madrid'deki zirvede bunun etkileri hissediliyor. Zira Romanya'dan Baltık ülkelerine Rusya sınırındaki tüm ülkeler Putin'in bir sonraki hedefi olacaklarından endişe ediyor.

Öte yandan uzun yıllardır ana fonksiyonundan uzaklaştığı düşünülen NATO içerisinde de görüş ayrılıkları yok değil. 

Her ne kadar Joe Biden'ın başkan olması ile ABD ittifaka verdiği desteği yeniden artırmış olsa da 30 üyenin sadece 9'u milli gelirlerinin yüzde 2'sini savunma harcamalarına ayırma hedefine uyuyor. 

İngiltere Başbakanı Boris Johnson da üyelerde harcamaları daha da artırmalarını ve yüzde 2'nin bir tavan olarak değil bir taban olarak algılanmasını istedi.