Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Avrupa Merkez Bankası faiz oranlarını 50 baz puan artırdı

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Avrupa Merkez Bankası (Arşiv)
Avrupa Merkez Bankası (Arşiv)   -   ©  Michael Probst/Copyright 2022 The Associated Press. All rights reserved

Avrupa Merkez Bankası (AMB), artan enflasyon nedeniyle 11 yıl sonra ilk defa 50 baz puanlık faiz artırımına gitti. 

Haziran ayında faiz artırımı sinyali veren AMB'den yapılan açıklamada, Yönetim Konseyi'nin, bugünkü toplantısında faiz oranlarını 50 baz puan yükseltme kararı aldığı, politika faizini yüzde 0,50'ye, mevduat faizini yüzde 0'a ve marjinal fonlama faizini de yüzde 0,75'e yükselttiği bildirildi.

Piyasada AMB'nin faiz oranlarında 25 baz puanlık bir değişlik yapması bekleniyordu. Bankanın 50 baz puanlık yükseltme kararı, enflasyondaki artışa ilişkin endişelerin büyüme kaygılarının önüne geçtiğini teyit etti. AMB en son 13 Nisan 2011 tarihinde faiz oranında 25 baz puan artışa gitmişti. Banka sonraki 8 toplantıda faiz indirimi gerçekleştirmişti.

Sekiz yıllık negatif faiz uygulamasını da sona erdiren AMB, bu artırım ile Eylül ayındaki toplantıda da faizlerin artırılacağının sinyallerini vermiş oldu.

AMB haftalardır piyasaları 25 baz puanlık bir artış beklemeye yönlendirmişti. Ancak göstergelerin enflasyon görünümünün daha da kötüleştiğine işaret etmesi nedeniyle artışın 50 baz puana sabitlendiği ifade edildi. 

AMB ayrıca, 19 ülkeden oluşan Euro Bölgesi'nin daha borçlu ülkelerine ekstra yardım sağlamayı kabul ederek, borçlanma maliyetlerindeki artışı sınırlamak ve finansal parçalanmayı sınırlamak amacıyla 'Transmisyon Koruma Aracı' adı verilen yeni bir tahvil alım programını onayladı.

AMB Fed'in gerisinde kaldı

Avrupa Merkez Bankası'nin aldığı artış kararı, geçen ay faizleri 75 baz puan artıran ve Temmuz ayında da benzer bir artışa gitmesi beklenen ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere küresel rakiplerinin gerisinde kalmasına neden oluyor.

Ancak Euro Bölgesi'nin Ukrayna'daki savaşa daha fazla maruz kalması, Rusya'dan gelen doğal gazın kesilmesi tehdidi resesyon riski oluşturuyor. Bu nedenle de politika yapıcılar büyüme ve enflasyon arasında dengeleme ikilemiyle karşı karşıya kalıyor. 

Tartışmalı bir konu olan kriz döneminde borçlanma maliyetlerini yükseltmek, işletme ve hanelerin altında oldukları kredi yükünü arttırabilir.

Başta Fed olmak üzere bazı merkez bankaları, yeni bir "enflasyon rejiminin" başlama riskinin çok yüksek olması nedeniyle enflasyonu kontrol altına almak için büyümeyi düşürmeye istekli olduklarını açıkça belirttiler.

Ve eğer bir resesyon yaklaşıyorsa, ECB'nin sıkılaştırma döngüsünün daha erken tamamlanması için faiz artışlarını öne çekmesi gerekiyor.