Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Araştırma | Takıntılı şekilde haberleri takip etmek sağlığınız için çok kötü olabilir

Access to the comments Yorumlar
 Sertaç Aktan
Baş ağrısı çeken bir kişi
Baş ağrısı çeken bir kişi   -   ©  AFP

Yeni bir araştırmaya göre, sürekli en son haberleri takip etmek sağlığınız için çok kötü olabilir. 

Texas Tech Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, haberleri takıntılı bir şekilde takip eden insanların, kaygı ve stres dahil olmak üzere hem fiziksel hem de zihinsel sağlık sorunlarından muzdarip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu buldu.

Bulgulara göre, sürekli olarak en son manşetleri kontrol edenler, daha az sıklıkta bu haberlere bakanlara kıyasla “önemli ölçüde daha fazla fiziksel rahatsızlık” yaşıyorlar. 

Buna göre insanlar hızlı bir okumadan sonra haberden çıkıp günlük hayata dönmek yerine sürekli daha fazla güncellemeyi kontrol ettiği bir kısır döngüye giriyor. 

Bu durum ayrıca pandemi, savaş ve iklim değişikliği gibi küresel olaylar hakkında insanların savunmasız, güçsüz ve sıkıntılı hissetmelerine neden olabiliyor. Bu da kronik stres ile sonuçlanabiliyor.

6 kişiden 1'inde ciddi derecede sorunlu haber bağımlılığı var

Çalışmayı yürüten araştırmacılar, deneylerinde katılımcıların yüzde 16,5'inin “ciddi derecede sorunlu” haber tüketimi belirtileri gösterdiğini buldu. 

Bu, kendilerini haber hikayelerine o kadar kaptırdıkları anlamına geliyor ki; güncel olaylar düşüncelerine hükmediyor, aile ve arkadaşlarla geçirilen zamanı bozuyor, okula veya işe odaklanmayı zorlaştırıyor ve huzursuzluğa ve uykusuzluğa neden oluyor.

Araştırmanı başında bulunan Bryan McLaughlin şunları söylüyor:

"İnsanların haberleri takip etmelerini ve dünyadan haberdar olmalarını istesek de, haberlerle daha sağlıklı bir ilişkiye sahip olmaları önemli. Çoğu durumda, bağımlılık için tedavi, davranışı ılımlı şekle çevirmeye değil, sorunlu davranışı tamamen kesmeye odaklanır. Haber bağımlılığını düzeltmeyi zor kılan da işte bu ayarı tutturabilmek."

Araştırma için ekip, 1100 Amerikalı yetişkinin katıldığı sanal bir anketten elde edilen verilere baktı. Katılımcılara “Haberlere o kadar dalmışım ki etrafımdaki dünyayı unutuyorum”, “zihnim sık sık haberlerle ilgili düşüncelerle meşgul oluyor”, “Çevremde olup biten başka şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum” gibi ifadelere ne ölçüde katıldıkları soruldu. 

Katılımcılara ayrıca yorgunluk, fiziksel ağrı, zayıf konsantrasyon ve bağırsak sorunları gibi fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra stres ve kaygı duygularını ne sıklıkta yaşadıkları da soruldu.

Şiddetli düzeyde sorunlu haber tüketimine sahip olanların neredeyse dörtte üçü (yüzde 73.6), “oldukça fazla” veya “çok fazla” zihinsel rahatsızlık yaşadığını belirti. 

Çalışma ayrıca, haber bağımlılarının beşte üçünden fazlasının (yüzde 61) fiziksel rahatsızlık yaşadığını ortaya koydu. 

24 saatlik haber döngüsü sorunu körüklüyor mu?

McLaughlin "Sorunlu haber tüketimi durumunda, araştırmalar, bireyler durumun zihinsel sağlıkları üzerinde olumsuz etkileri olduğunu algılarlarsa bu bağımlılığı durdurmaya veya en azından önemli ölçüde azaltmaya karar verebileceklerini de gösteriyor" diyor.

Araştırmacılar, insanların haberlerle daha sağlıklı bir ilişki geliştirmelerine yardımcı olmak için medya okuryazarlığı kampanyalarının gerekli olduğunu söylüyor. 

Ayrıca “haber endüstrisinin sorunu nasıl körüklediği” hakkında daha fazla araştırma yapılması gerektiğini de ekliyorlar.

McLaughlin, “Teknolojik gelişmeler ve 24 saatlik haber döngüsü ile birleşen ekonomik baskılar, gazetecileri haber tüketicilerinin dikkatini çekecek şekilde hikayeler ve başlıklar seçmeye teşvik etti. Ancak, belirli insan türleri için, haber değeri taşıyan hikayeleri karakterize eden çatışma ve drama, sadece onların dikkatini çekmekle kalmaz, aynı zamanda haberlerle uyumsuz bir ilişkiye de yol açabilir. Dolayısıyla çalışmamızın sonuçları, haber medyasının karşı karşıya kaldığı ticari baskıların sadece sağlıklı bir demokrasiyi sürdürme hedefine değil, bireylerin sağlığına da zarar verebileceğini vurgulamaktadır.” diyor.